Diyarbakırlıların referandum tercihini güvenlik belirleyecek
Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

Diyarbakır'da acılar taze, referandum tercihleri net

Haber: Selin Girit

Video: Özgür Arslan

"Biri sizin hayatınızı karartsa, sizi sakat bıraksa, millete muhtaç etse sizin oyunuz nasıl olur? Tabii ki oyum 'Hayır'dır."

Orhan Tokar 30 yaşında. Bundan 2 yıl önce bir patlamayla tüm hayatının allak bullak olduğunu anlatıyor. Genel seçimlere 2 gün kala, 5 Haziran 2015'te Diyarbakır'da yapılan HDP mitingine katılan on binlerce kişinin arasındaymış.

HDP mitingi IŞİD tarafından hedef alınmış, patlamada 5 kişi ölmüş, 400'den fazla kişi yaralanmıştı.

"Birinci patlama oldu. Maytap patlar gibi bir ses çıktı. İkincisinde bir baktım ki yerdeyim. Her taraf kan revan içinde," diye anlatıyor o anı.

Tokar'ın sol bacağına şarapnel parçaları saplanmış. O günden bu güne, toplam 15 kez ameliyat olmuş. Hala topallayarak yürüyor.

Ayağının bileğinde bir şişlik var. "Burası tamamen boştu," diyor ve ekliyor:

"Bacağımdan etlerimi alıp buraya koydular."

Diyarbakır'da AKP'nin hedefi kararsızlar

HDP, Diyarbakır'da yüksek 'Hayır' bekliyor

Diyarbakır'da 'Evet' ve 'Hayır' oylarının dışındaki sesler

Telif hakkı Özgür Arslan
Image caption 5 Haziran 2015'te Diyarbakır'daki HDP mitinginde yaralanan Orhan Tokar "Biri sizin hayatınızı karartsa, sizi sakat bıraksa, millete muhtaç etse sizin oyunuz nasıl olur?" diye soruyor.

Pantolonunun paçalarını sıyırdığında o meşum günün açtığı yara gözler önüne seriliyor. "Hayatım karardı," diyor Orhan Tokar:

"Önceden ben çalışıyordum. Kimseye muhtaç değildim. Şu an babama muhtacım. Babam çalışmasa ben açım. Ben de açım, çocuklarım da aç. Şu an babam tek çalışıyor, 10 kişiye bakıyor. Yine de çok şükür. Canımız sağ."

Diyarbakır'da bugün patlamanın meydana geldiği İstasyon Meydanı'nda hem "Evet" hem de Kürtçe "Hayır" posterleri var.

Ama Orhan Tokar'ın kararı net:

"Güneydoğuda yaşanan bir zulümdür. Ne kadar da baskı uygulasalar, millet Güneydoğu'da yine 'Hayır' kullanacak. Neden biliyor musun? Binlerce insan evsiz kaldı, yurtsuz kaldı, öldü. Kendini bilen insanın 'Hayır' oyu kullanması lazım."

Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü Türkiye'deki militanlarına, referandumda "tüm sandıklarda saldırılar düzenleme" çağrısı yapmıştı.

Orhan Tokar, bu tehdidin de kendisini korkutmadığını söylüyor.

"IŞİD istediği kadar hedef alsın ben yine de gidip oyumu kullanacağım. Çünkü oy benim namusumdur. Nasıl Kürt milleti kendi namusundan, şerefinden vazgeçmiyorsa ben de o şekilde vazgeçmiyorum. IŞİD istediği kadar bombalasın, ben gidip oyumu kullanacağım."

2015'te Haziran'dan Kasım'a AKP oyları artmıştı

Diyarbakır'da HDP, 1 Kasım 2015'te yüzde 73 oy almıştı. Bu oran hayli yüksek olmasına karşın yalnızca 5 ay önceki genel seçimlerde, HDP'nin oy oranı 7 puan daha fazlaydı.

Bu oyların büyük bölümü AKP'ye gitmiş, istikrar vadeden iktidar partisi oy oranını 1 Kasım seçimlerinde yüzde 21'e çıkarmıştı.

Ancak Diyarbakır'da Sur başta olmak üzere birçok bölgesinde çatışmalar ve sokağa çıkma yasakları yaşandı. Yüzlerce kişi evlerinden ayrılmak zorunda kaldı, kimileri çatışmalarda hayatını kaybetti.

İhsan Seviktek, Sur'da esnaflık yapıyormuş. Çatışmalarda sadece işinden evinden olmamış. Kardeşi Mesut Seviktek, Aralık 2015'te Sur'da güvenlik güçleriyle çatışırken öldürülmüş.

Telif hakkı Özgür Arslan
Image caption İhsan Seviktek: Bu ülkenin barışa ihtiyacı vardır. Bu ülkenin tek adama ihtiyacı yoktur

Bölgede yaşamanın bir bedeli olduğunu belirten İhsan Seviktek, "2009'da KCK operasyonlarında ben yakalandım. 3 yıl yattım. Benden hemen sonra kardeşim yakalandı. O da üç yıl yattı. Sonra ikimiz de beraat ettik." diyor:

"Bir ay geçmeden kardeşim yine gözaltına alınmak istendi. Kardeşim de ondan sonra yol seçti kendine. Bizden ayrıldı gitti. Dağa çıktı."

İhsan Seviktek, 23 Aralık'ta vurulan kardeşinin cenazesini 35 gün boyunca teslim alamamış, bu nedenle yakınlarıyla açlık grevine gitmiş:

"Ben kardeşimin cenazesine baktığımda doğrusu tanınmıyordu. 35 günden bahsediyoruz. Kardeşimin vücudunda kaybolmayan bazı nişaneler vardı, kardeşimi oradan teşhis ettim.

"Doğrusu insan insanlığından utanıyor. Bu gençlerin bu kirli savaşta ölmelerini hiçbir anne-baba istemez. Hiçbir insanın ölmesini hiçbir insan istemez. Ne gerillanın, ne sivilin, ne askerin, ne polisin."

İhsan Seviktek, her şeye rağmen barışa ihtiyaç olduğunu söylüyor. Barışın ise referandumda 'Hayır' demekten geçtiğini düşünüyor:

"Bu ülkenin barışa ihtiyacı vardır. Bu ülkenin tek adama ihtiyacı yoktur. Bu ülkenin tekçiliğe ihtiyacı yoktur. Bu ülkenin rengarenk toplumları, rengarenk insanları vardır. Yerel ya da genel seçimi yaşamıyoruz. İnsanların kaderini göreceğiz. Onun için çok net söylüyoruz, 'Hayır' diyoruz."

'Lider için 'Evet' kullanıyorum'

Diyarbakır'ın bir başka noktasında Tanışık Köyü'nde de halk barış istiyor. Ancak buradaki köylüler barışın "Evet" diyerek geleceğini düşünüyorlar.

Bu köyde 12 Mayıs 2016'da PKK'lılara ait 15 ton bomba yüklü bir kamyon infilak etmiş, olayda 16 kişi yaşamını yitirmişti.

Olayın görgü tanıklarından Hacı Çelebi Yaman, kuzeni, amcası, iki kardeşi, kendi ailesinden toplam 10 kişiyi bu saldırıda kaybetmiş.

"O günü unutamam ben. Yaşadığım sürece unutamam. Benden sonra çocuklarım da yaşasa ben onlara da anlatırım, unutamam ki ben o günü," diyor. Geceleri hala patlama anına dair kabuslar gördüğünü anlatıyor.

"Tarifi çok zordur. Eğer iki saniyelik geç patlatılsaydı ailemden hiç kimse kalmazdı. Hiç kimse. Ben dahil olmak üzere hiç kimse kalmazdı. İki saniyelik arayla bizim hayatımız kurtuldu."

Telif hakkı Özgür Arslan
Image caption HAcı Çelebi Yaman "Ben lider için 'Evet' kullanıyorum, ülkem için 'Evet' kullanıyorum" diyor.

Patlamada ölenlerin tümü yeni yapılmış bir mezarlıkta toprağa verilmiş. Mezarlığın tüm masraflarını devlet karşılamış.

Olayın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım köyü ziyaret de etmişler.

Hacı Çelebi Yaman, devlete ve hükümete minnettar olduklarını söylüyor. Referandumda tercihini "Evet" olarak kullanacağını belirtiyor.

"Ben tek bir şey için 'Evet' kullanıyorum. Ben lider için 'Evet' kullanıyorum, ülkem için 'Evet' kullanıyorum, bayrağım için 'Evet' kullanıyorum.

"Liderim diğer liderler gibi akşam bir kelime sabah bir kelime kullanmıyor. Söylediği her sözün arkasında duruyor. Benim gözümde sadece Türkiye'nin lideri değildir. Benim gözümde dünyanın lideridir."

'PKK her şeyimizi aldı'

Aynur Yaman da köydeki aynı patlamada eşi Mehmet Salih Yaman'ı kaybetmiş.

Şimdi 7 çocuğuyla tek göz bir evde yaşıyor.

"Benim eşim daha 38 yaşındaydı. Daha hayatına yeni başlamıştı. Çocuklarından hiçbirinden hayır görmedi. Küçücük bebeğini bile beşikte bıraktılar" diyor.

Aynur Yaman, PKK'ya tepkisini sert bir şekilde dile getiriyor:

"Bütün hayallerimizi, çocuklarımızın babasını, her şeyimizi alıp gittiler. Biz onlardan ne destek istiyoruz, ne bir şey. Hiçbir şey istemiyoruz. Gözlerini bile görmek istemiyoruz. Hiçbir zaman karşımıza çıkmasınlar. Maddi manevi hiçbir şey istemiyoruz onlardan."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tanışık Köyü'ne geldiğinde kendisine eşi Emine Erdoğan da eşlik etmiş. Aynur Yaman, Emine Erdoğan'ın onları umreye gönderdiğini anlatıyor:

"Bize birazcık sabır geldi. İyi geldi bize. Ancak insanın acısı kendindedir."

Telif hakkı Özgür Arslan
Image caption Aynur Yaman: Bizi bugüne kadar destekleyen, maddi manevi yanımızda olan kişilere vereceğiz.

Referandumdaki tercihini sorunca ise Aynur Yaman şöyle diyor:

"Tahmin etmek zor olmasa gerek. Çünkü bizi bugüne kadar destekleyen, maddi manevi yanımızda olan kişilere vereceğiz."

Diyarbakır'da birçok kişinin bir yakını ya da bir ahbabı ya son dönemde hayatını kaybetmiş, ya gözaltına alınmış veya tutuklanmış, ya da evlerini terk etmek zorunda kalmış durumda.

Buradaki halkın referandumda ne diyeceklerini yaşadıkları olaylar, güvenlik sorunu ve çözümü kimde gördükleri belirleyecek gibi duruyor.

İlgili Konular