Büyükada'da gözaltına alınan aktivistlere 'silahlı terör örgütü üyeliği' suçlaması

Büyükada'da gözaltına alınan insan hakları savunucuları
Image caption Soldan sağa üst sıra: İlknur Üstün, İdil Eser, Özlem Dalkıran. Soldan sağa alt sıra: Nejat Taştan, Nalan Erkem, Günal Kurşun.

İstanbul'da, insan hakları savunucularının korunması programı kapsamında toplantılar yapmak için Büyükada'da bir araya gelen farklı insan hakları örgütlerinin temsilcileri dün sabah kaldıkları otelde topluca gözaltına alındı. Gözaltına alınan 10 aktivist 5 ayrı karakola götürüldü.

BBC Türkçe'ye bilgi veren İnsan Hakları Derneği'nden (İHD) adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, avukatların karakollara giderek aktivistlerle görüşmeye başladığını söyledi.

İHD yetkilisi, avukatların aktardıkları bilgilere göre insan hakları savunucularının "silahlı terör örgütü üyeliğiyle" suçlandığını belirtti.

Londra merkezli insan hakları kuruluşu Amnesty International (Uluslararası Af Örgütü) için soruşturmayı takip eden Avukat Benan Molu da gözaltına alınan insan hakları savunucularının "silahlı terör örgütüne üyelikle" suçlandığını aktardı.

Benan Molu, bu kişilerin aileleriyle iletişim kurma haklarının 24 saat boyunca kullandırılmadığını da söyledi.

Yaşananların Türkiye'de insan hakları açısından endişe verici olduğunu belirten Molu, gözaltı süresi 7 güne uzatıldığını ve dosyada gizlilik kararı olduğu için başka bir bilgi edinemediklerini belirtti.

'Sürreel bir süreç'

Avukat Selin Nakıpoğlu da iki ayrı karakola giderek gözaltında bulunan dört kadın aktivistle de görüştüğünü ve yaşadıklarının "sürreel" olduğunu anlattı:

"Büyükada Askor Otel'de toplantı yaparken odaya aniden çevik kuvvet, özel tim ve sivil giyimli polislerin girdiğini, 'Ellerinizi kaldırın' diyerek hiçbir şeye dokunmalarına izin verilmediğini, tüm elektronik aletlerinin şifreleri alınarak ve parmakları bastırılarak açıldığını anlattılar.

"Elektronik cihazların hafızalarının imajı alınmadan bu işlemler yapıldığı için sonradan içine veri koymuş olabilirler, bu hukuka aykırı ve itiraz edeceğiz. E-postlarına da girdiklerini söylediler.

"Gözaltına alındıktan sonra tutuldukları binalarda üşüdüklerini anlattılar.

"Bir diğer şikayetleri de ilaçlarını alamamaları. Hepsinin günlük alması gereken ilaçları var ve bunlar Büyükada'da. Reçetesiz olanları biz eczaneden alıp verdik ama reçetelileri Büyükada'dan gelirken almalarına polis tarafından izin verilmemiş."

Aktivistlerin hangi örgüte üyelikle suçlandıkları konusunda da bilgi edinilemedi.

İnsan hakları derneklerine göre gözaltına alınanlar kişiler;

  • Nalan Erkem (Helsinki Yurttaşlar Derneği)
  • İlknur Üstün (Kadın Koalisyonu)
  • İdil Eser (Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi)
  • Veli Acu (İnsan Hakları Gündemi Derneği)
  • Günal Kurşun (İnsan Hakları Gündemi Derneği)
  • Nejat Taştan (Eşit Haklar İçin İzleme Derneği)
  • Özlem Dalkıran (Helsinki Yurttaşlar Derneği)
  • Şeyhmus Özbekli (HAK İnisiyatifi)
  • İsveç vatandaşı insan hakları eğitmeni Ali Gharavi
  • Almanya vatandaşı insan hakları eğitmeni Peter Steudtner.

Konsolosluklar devrede

Öte yandan Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, üyelerine henüz bir suçlama getirilmediğini açıkladı. Avukat Selin Nakıpoğlu ise tutanakları gördüğünü ve gözaltındaki herkese aynı suçlamanın yöneltildiğini söyledi.

Helsinki Yurttaşlar Derneği (HYD) ise Özlem Dalkıran ve Nalan Erken'in Kartal Aslantepe Karakolu'na, Veli Acu ve Günan Kurşun'un Kartal Topselvi Karakolu'na, Necat Taştan ve Şeyhmus Özbekli'nin Pendik Esenyalı Karakolu'na, İdil Eser ve İlknur Üstün'ün ise Maltepe'deki Cumhuriyet Polis Merkezi'ne götürüldüğünü duyurdu.

HYD'ye göre, gözaltındaki otel sahibi serbest bırakıldı.

BBC Türkçe'ye bilgi veren HYD temsilcisi, iki yabancı eğitmenin ise Büyükada'daki karakolda tutulduğunu, İsveç Konsolosluğu'nun Ali Gharavi ile görüşme izni aldığını ancak henüz görüşmediğini, Almanya Konsolosluğu'nun da Peter Steudtner ile görüşme izni almaya çalıştığını kaydetti.

HYD temsilcisi, bu kişilerin neden farklı karakollara dağıtıldığını ve neden 12 saatten uzun bir süre boyunca nerede olduklarının açıklanmadığını öğrenemediklerini belirtti.

Af Örgütü: Müthiş bir rahatsızlık ve öfke duyuyoruz

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Direktörü İdil Eser'in de aralarında bulunduğu Türkiye'nin önde gelen insan hakları savunucularının; bariz bir şekilde sebepsizce gözaltına alınmış olmaları nedeniyle müthiş bir rahatsızlık ve öfke duyuyoruz.

"Rutin bir eğitime katılan İdil Eser ile diğer insan hakları savunucularının kimse ile görüştürülmeden gözaltında tutulmaları, abes bir suiistimaldir ve ülkede insan hakları aktivistlerinin karşı karşıya bulunduğu riskli durumu göstermektedir."

Gözaltılarla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik'e, Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn'la düzenlediği ortak basın toplantısı sırasında gözaltılar sorulmuş; Çelik, konuyla ilgili bir bilgisi olmadığını, Adalet Bakanlığı'ndan bilgi notu istediğini söylemişti.

ABD Dışişleri Bakanlığı: Kaygılıyız

Bu arada Amerikan Dışişleri Bakanlığı "Uluslararası Af Örgütü ve diğer saygın kuruluşlardan insan hakları savunucularının gözaltına alınmasından derinden kaygılıyız" açıklaması yaptı.

Açıklamada "Diğer önde gelen insan hakları savunucuları, akademisyenler, gazeteciler ve aktivistlerin gözaltına alınmasında olduğu gibi Tük anayasası ve Türkiye'nin kendi uluslararası taahütleriyle uyumlu bir şekilde, hukuki süreçlere ve kişisel haklara saygı gösterilmesinin öneminin altını çiziyoruz" ifadeleri de yer aldı.

İlgili Konular

İlgili haberler