İbrahim Kalın: Hakan Atilla davası da karar da skandal

Hakan Atilla Telif hakkı Reuters

İran'a yönelik yaptırımlarının yasa dışı yollardan delinmesiyle ilgili olarak New York'ta görülen davada jürinin, Mehmet Hakan Atilla'yı yargılandığı 6 suçlamadan 5'inde suçlu bulunmasına Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da tepki gösterdi. Tepki karar ile ilgili olarak "skandal davanın skandal kararı" dedi.

"Davanın Türkiye'nin iç işlerine müdahaleye, Türkiye'nin iç siyasetini karıştırmaya dönük bir kumpas olduğu çok açık" diyen Kalın, yaşananların "hukuk adına utanç verici bir senaryo" olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlediği basın toplantısında konuşan Kalın, sözlerine şöyle devam etti:

"ABD yönetiminin FETÖ'nün ABD hukuk sistemini kurduğu bir takım bağlantılar üzerinden istismar etmesine daha ne kadar müsaade edeceğini açıkçası biz de merak ediyoruz.

"Mahkemenin seyrine, sözde delillere ve sözde tanıklara baktığınız zaman düşmesi gereken bir hukuk davası söz konusu.

"Tanık olarak çıkarılan kişi 'buradan çıkmak için yalan söylemek zorundayım' diyor.İkinci tanık bir eski FETÖ'cü polis mensubu, Türkiye'den FBI'ın yardımıyla geldiğini itiraf ediyor.

"Bu davaya bakan hakim FETÖ'cü bir kurum tarafından Türkiye'ye getiriliyor, konuşmalar yaptırılıyor ve 300 bin TL harcanıyor gelişiyle gidişiyle ilgili.

"Hukuk tarihi açısından da, hukuk normları açısından da utanç verici bir siyasi operasyon olduğunu bir kez daha ifade etmemiz gerekiyor."

Dışişleri Bakanlığı: Haksız ve talihsiz bir gelişme

Karara Dışişleri Bakanlığı da tepki gösterdi.

Perşembe sabahı davaya ilişkin bir açıklama yayınlayan bakanlık, kararı "haksız ve talihsiz bir gelişme" olarak değerlendirdi.

Mahkemenin "sahte ve siyasi istismara müsait sözde delillere dayanarak" yargılama yaptığını belirten Dışişleri Bakanlığı, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'nin iç meselelerinin gerçek dışı kurgular temelinde tartışıldığı bir süreçte, daha önce örneğine rastlanmamış bir şekilde Türkiye'nin içişlerine müdahil edilmiştir.

"Bu arada ABD tarafından maddi ve lojistik destek sağlanmak suretiyle bazı FETÖ mensuplarının yargı sürecini etkileyecek gerçek dışı iddialarda bulunmalarına ve sahte deliller sunmalarına fırsat verilmesi mahkeme sürecinin ciddiyetini ve inanılırlığını yok etmiştir.

"Bu haliyle bir hukuk ayıbına dönüşen kararın düzeltilmesi en büyük temennimizdir."



Telif hakkı Getty Images

Bekir Bozdağ: Siyasi kumpas davası FETÖ ve ABD yargısı işbirliğinin kanıtı

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ise davanın "siyasi bir kumpas davası" olduğunu söyledi.

Davada hukuk, mahkeme ve muhakemenin siyasi bir yarar için "göstere göstere" kullanıldığını belirten Bozdağ "Bu davada karar, soruşturmadan önce verilmiş; soruşturma/yargılama süreci, verilmiş kararın ilanı için sadece zorunlu usulün tamamlanmasıdır" ifadelerini kullandı.

Twitter üzerinden açıklama yapan Bozdağ, kararın sürpriz olmadığını söyledi ve ekledi:

"Jürinin Mehmet Hakan Atilla'yı suçlu bulması ve bilahare mahkemenin vereceği karar, Türkiye açısından hukuki bir değer ifade etmez.

"Zarrab Davası; Türkiye'de ve ABD'de FETÖ ve CIA/FBI/ABD yargısı işbirliğinin de somut ispatıdır.

"Türkiye, FETÖ dahil hiç bir terör örgütüne boyun eğmediği gibi terör örgütlerinin yularını elinde tutan güçlere de boyun eğmemiştir. Bundan sonra da boyun eğmeyecektir."

Halkbank: Süreç henüz bitmedi

Halkbank, da konuyla ilgili yaptığı açıklamada "verilen karar hakkında temyiz dahil tüm yasal yollara müracaat edilmesi imkan dahilinde olup dava ile ilgili hukuki süreç henüz sonuçlanmamıştır" dedi.

Bankanın internet sitesi üzerinden yapılan açıklamada "henüz hukuki süreci tamamlanmayan davayla ilgili olarak Bankamızın güven ve itibarını sarsıcı nitelikte açıklama veya haber yapılmasının Bankacılık Kanununun "İtibarın Korunması" başlıklı madde hükümlerine aykırılık teşkil edeceğini hatırlatmak isteriz" ifadeleri yer aldı.

Banka açıklamasına şöyle devam etti:

"Bankamız, tüm iş ve işlemlerinde ulusal ve uluslararası düzenlemelere her zaman hassas bir şekilde uymakta olup uyum politikasını uluslararası standartlarda daha da geliştirmek için yoğun bir çaba harcamaktadır.

"Bankamız tarafından, bankacılık hizmetleri sunulurken mevcut düzenlemeler ve diğer tüm bankalarca bilinen ve izlenen dış ticaret uygulamaları dışında herhangi bir mekanizma, yöntem veya sistem kullanılmamaktadır. Yapılan dış ticaret işlemleri ve para transferleri açık, şeffaf ve ilgili otoritelerce izlenebilir durumdadır.

"Bankamız, işlemlerindeki şeffaflık ve uluslararası düzenlemelere uyum politikasını bundan sonra da kararlı bir şekilde devam ettirecektir. "