Mısır alana espri bedava
Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

"Bir mısır alana, bir espri bedava!"

Haber: Hatice Kamer

Diyarbakır'da bahar gibi geçen kış mevsiminde sokaklar ve caddeler kalabalık.

Güneşli havayı fırsat bilenler, çocuklarıyla çarşı, pazar gezmelerinde.

Güzel havalarda hep yapıldığı gibi, lokantalardan kaldırımlara taşan masalarda bekleyen müşterilere, duman üstünde tüten mangallarda pişen ciğerler servis ediliyor. Şiş kebap ve ciğere davet eden seslere seyyar satıcıların sesi karışıyor.

Gazi Caddesi ile Balıkçılarbaşı'nın kesiştiği kavşakta, haşlanmış mısır satan küçük tezgahtan yükselen ses ise diğerlerinden oldukça farklı.

Duyanların gülümsemesine neden olan bu tezgahta ilginç bir promosyon uygulanıyor.

Kadir Tün adındaki genç mısır satıcısı, yoldan geçenleri tezgahına davet etmenin oldukça ilginç ve dikkat çekici bir yolunu bulmuş.

"Bir mısır alana, bir espri bedava!"

"Gel abê sen de gel, sanki moralin bozuktur. Heci abe sen de gel. Taze mısır, sür mısır; altı kaynar, üstü oynar. Buyrun!"

Sesi duyan gülerek geçiyor.

"Yine gülüyorsunuz abe bedavadan" diyerek hayırlar diliyor gelen geçene.

Espriler, her zaman herkesi güldürmese de, bir mısıra bir espri sözü insanların dikkatini çekiyor.

"Buyrun efendim, memura, işçiye çiftçiye yüzde elli indirim" diyerek mısıra davet ediyor.

Biraz sonra bir genç espriye geliyor. Kadir, mısır servisini yaptıktan sonra esprisini yapıyor.

"Boş tüp, dolu tüpe ne der, seni de yakacaklar bir gün..."

Tezgahının üstüne sosyal medya adresini de yazan genç, binlerce takipçisinin olduğunu söylüyor.

Biz tanımasak da Diyarbakır'da sosyal medyadan on binlerce takipçisi varmış. Sayısı yüz yetmiş bini bulan medya hesabı çalınınca yenisini açmış. Hesabından kendi oynadığı kısa videoları paylaşıyor.

En büyük hayali de komedi sanatçısı olmak

"Her bir videoma yüz bin görüntülenme geliyor" diyor.

Çocukken okullar arası yapılan bir tiyatro yarışmasına katılmış, sonra da hep oyuncu olmak istemiş. En büyük hayali de komedi sanatçısı olmak.

Son zamanlarda uyuşturucuya karşı kısa videolar hazırladığını anlatıyor.

Tezgahta bedava espri düşüncesinin nasıl geliştiğini şöyle anlatıyor:

"Evimiz Sur'daydı. Hasırlı Mahallesi'nde, orası yıkılınca TOKİ'lere geçtik. Sur olaylarında insanların morali çok bozuktu. Bunlara nasıl bir faydam olabilir diye düşündüm. İnsanları güldürmek için komiklikler yaptım, tepki göstermediler. Tepki görseydim soğurdum, yapamazdım. Tüm çarşı şimdi beni tanıyor ve esprilerime geliyorlar artık."

"İnsanlar beni her yerde anlatıyor. Mesela arkadaşlarını alıp geliyorlar. Ben de çok mutlu oluyorum. 'Bak, Kadir Abi' diye birbirlerine gösteriyorlar. Fotoğraf çekip sarılıyorlar. İnsan kendini farklı hissediyor."

Biraz sonra bir grup çocuk geliyor, Kadir'i tanıdıkları belli.

Çocuklardan biri videolarından birinde oynamış. Grubun en küçüğü videonun kaç kişi tarafından beğenildiğini soruyor. Hepsi hem Kadir'e hem de sosyal medyaya oldukça aşina görünüyor.

Kadir Tün, insanları güldürmenin kolay olmadığını söylüyor.

"Tabi ki kolay değil, insanların gününe, saatine göre hareket edersin. Mesela bir arkadaşım çok moralsiz, halsiz. O gün espri yapamam, belki ailevi bir sıkıntısı vardır. Ama bakıyorum, keyfi yerindedir, ben de espriyi o sırada patlatıyorum."

Kadir Tün, hayatın boyunca mısır satmak istemediğini ekliyor; "Elimden bir tutan olursa en büyük hayalim iyi bir tiyatro, iyi bir komedyen olmak" diyor.

Kadir'i tezgahında mısır eşliğinde sunduğu "bedava" esprileri ve müşterileri ile baş başa bırakıyoruz.

İlgili Konular