Uber - Taksi gerilimi: Can güvenliği tehlikesi yaşıyoruz
Cihazınızda ses/video gösterim programı bulunamadı

Uber-Taksi gerilimi: Can güvenliği tehlikesi yaşıyoruz

Haber-Video: Selin Girit

"Çok korktum. 43 yaşındayım ben, hayatımda hiç bu kadar korkmamıştım."

İrfan Er 15 yıl taksi şoförlüğü yapmış, son 1,5 yıldır da Mercedes Vito aracıyla akıllı telefon uygulaması Uber üzerinden taşımacılık hizmeti veriyor.

10 Mart akşamı Harbiye'den beş kadın yolcu almış Florya istikametine giderlerken bir taksi şoförünün yolunu kestiğini anlatıyor.

"Sol tarafımdan bir korna sesi duydum. Uzun uzun bir korna sesiydi. Yavaşladım, belki tanıdıktır diye. Baktım tanımıyorum.

"Bize ağır hakaretlerde bulunarak, hırsızsınız gibi sözlerle küfür etmeye başladı. Ben camı kaldırdım. Tacizlerine daha da şiddetli devam etti.

"Arabayı önümüze kırarak durdurmak istedi. Dört sefer tekrarladı bunu. En son kırmızı ışıkta durmak zorunda kaldım. Benim durmamla onun arabayı önüme kırması bir oldu.

"Ben arabayı kilitledim. Hanımefendi müşterilerim zaten polisi aramışlardı. Arka bagajını açıp bıçağını alarak geldi.

Image caption Uber şoförü İrfan Er taciz ve saldırılara uğradıklarını söylüyor.

"Şoför camına vurarak küfür ederek, aç camı erkeksen, delikanlıysan in diyerek ağır tahriklerde bulundu. Daha sonra geldi sol ön lastiğime bıçağı vurdu, patlatamadı. İkinci seferinde bıçağı bastırarak lastiğimi yardı.

"Ben kaçarken aracımın sağ tarafını vurdum. Vurarak kaçmak zorunda kaldım. Artık biz kendi canımızdan geçtik, beş tane hanımefendi var, onların can güvenliğini sağlamakla yükümlüyüz. Lastiği değiştirdim, karakola şikayette bulundum.

"Küfürlere zaten alıştık. Ama artık her gün araçlarımıza yumruklar, taşlar, sopalar, şoför arkadaşlara saldırılar... Can güvenliği tehlikesi yaşıyoruz biz."

Gerginlik mahkemeye taşındı

Akıllı telefon uygulaması Uber üzerinden hizmet veren şoförler ile taksi şoförleri arasındaki gerginlik son günlerde giderek tırmandı.

Birkaç taksi şoförünün müşteri gibi Uber üzerinden bir araç çağırıp izbe bir yerde aracın sürücüsünü dövdükleri iddia edildi, Küçükçekmece'de bir Uber minibüsüne ateş açıldı, Uber araçlarına şişeli, bıçaklı saldırılar söz konusu oldu.

Gerginlik mahkeme koridorlarına da taşındı. Bu hafta Uber'e haksız rekabet gerekçesiyle dava açan ve uygulamaya Türkiye'de erişimin engellenmesini talep eden İstanbul Taksiciler Esnaf Odası, 200'e yakın üyesiyle İstanbul Adalet Sarayı önünde toplandı.

"Küresel hırsız Uber" yazılı pankartlar ve Türk bayrakları eşliğinde adliye kapısında protesto gösterisi yapılırken, adliyeye çıkan yolda taksi şoförleri konvoy oluşturdu, kornalarına basarak tepkilerini ortaya koydu. İçlerinden bazıları gelip geçen Uber aracı olduğunu tahmin ettikleri minibüslere pet şişeler fırlattı.

Uber'e açtıkları davanın ertelenmesinin ardından İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu'nun şu açıklaması da dikkat çekiciydi:

"İstanbul Taksicileri olarak emeğimizi ve ekmeğimizi kesinlikle kimseye yedirtmeyiz. Korsan değiliz, hırsız değiliz. Ekmeğimizin peşindeyiz. Avrupa ülkelerinde taksicilerin eylem yaptığı, sağı solu yakıp yıktığı gibi eylem yapmak istemiyoruz. Eğer meclisimiz bu konuda çalışmazsa, adalet farklı bir karar verirse taksi esnafının sabrı taşar. Taksi esnafı ekmeği için her şeyi yapar."

'Algı operasyonu'

28 yaşındaki taksi şoförü Cihan Aracı, meslektaşlarının Uber araçlarına saldırdığı yönündeki haberlere itibar etmediğini söylüyor. Aracı, bu haberlerin "bir algı operasyonu" olduğunu düşünüyor:

"Hiçbir taksici hiçbir şekilde bir cana kastetmez. Hiçbir taksici bununla uğraşmaz. Uğraşacak vakti yok. Taksicinin Uber'i çağırıp dövme meselesi falan yok yani. Onların hepsi Uber'in algı operasyonu."

Aracı buna karşın bazı taksi şoförlerinin de hataları olduğunu kabul ediyor. "Ama müşterimiz kurunun yanında yaşı da yakıyor," diyor:

"Yaklaşık 20 bin taksi var İstanbul'da. Bunun belki 2 bini sorunludur. Gelen müşteriye gecenin 2'sinde nereye gideceksin, diye soruyorlar. 10 liralık müşteri götürsen ne olur, 100 liralık müşteri götürsen ne olur? İstanbul'un müşterisi bitmez ki.

"Taksi şoförlerinin de kendilerine çekidüzen vermesi lazım. İçimizde çok pis arabalar da var. Temizlik şart bence, birincisi. İkincisi, ne olursa olsun müşterimizle güzel bir dille konuşulması gerek.

Image caption Cihan Aracı, "Hiçbir taksici hiçbir şekilde bir cana kastetmez" diyor.

"Biz de kendi aramızda konuşuyoruz, biz de kendimizi düzeltmeye çalışıyoruz. İçimizdeki o kötü kesimi de her gün şikayet ediyoruz yakaladığımızda. Ama müşterimiz de taksiye sahip çıksın."

30 yıllık taksi şoförü Zafer Çeliker de taksicilerin de tutum ve davranışlarında itinalı olması gerektiği kanaatinde. Çeliker, İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu'nun açıklamasının ise "talihsiz" olduğunu düşünüyor:

"Biz kesinlikle Uber'in illegal olduğunu biliyoruz. Bu yüzden taksici arkadaşlar bazen sinirlerine hakim olamıyorlar. Ama sayın başkanın biz gerekeni yaparız şeklindeki açıklaması bana göre talihsiz. Ateşe körükle gitmek demek bu. Daha olgun davranılabilir. İnsanları hiç değilse sakinleştirebiliriz.

"Uber'i asla tasvip etmiyorum. Ama taksici arkadaşların Uber'le alakası olmayan araçlara şişe atması, küfür etmesi, ben bunları da tasvip etmiyorum.

"Tabii madalyonun ikinci yüzü var: Kaliteli taşımacılık. Taksi şoförlerinin üzerinde bu kadar maddi ağırlık varken nasıl kaliteli taşımacılık yapsınlar?"

Taksi plakasının maliyeti 1.6 milyon

İstanbul'da 17 bin 395 taksi taşımacılık alanında hizmeti veriyor. Şoför sayısının ise 40 binin üzerinde olduğu belirtiliyor.

Bir taksi plakasının maliyeti 1,6 milyon lira civarında. Yasal olarak bir kişi sadece tek plaka satın alabiliyor. Ancak taksi şoförleri bunun çoğu zaman göz ardı edildiğini, çok sayıda plaka sahibi kişilerin de bulunduğunu söylüyor.

Günde 12 saat taksi kullanan bir şoförün cebine giren aylık ortalama miktar 2 bin 500 lira dolaylarında. Çoğu zaman kendi sigortalarını da ceplerinden ödüyorlar.

Taksicilerin en büyük sorunlarının başında da plaka sahibi, araç sahibi ve şoför arasındaki kira ve yevmiye ilişkileri geliyor.

İrfan Er, bu nedenlerle taksi şoförlüğünü bırakıp Uber'de hizmet vermeye başladığını söylüyor:

"Aracın anahtarını aldığın an 200 lira borcun var mal sahibine. O parayı gün sonunda ödemen lazım. İster iş yap, ister yapma.

"Bu 200 lirayı toplamak için 100-130 lira da mazot yakıyorum, ediyor 330 lira. 40-50 lira da yemem, içmem, sigaram, çayım oluyor. Etti 400 lira. Ben ancak 400 lirayı topladıktan sonra evime para götürebiliyordum.

"Araç sahibiysen her yıl plaka kiralaman gerekiyor. 8 bin lira civarı hava parası veriyorsun. Plakanın kirasını iki gün geciktirsen yüzde 10-12 faiz. Yok, çeviremedik. Kilitlendik kaldık. Şimdi kendi işimizi yapıyoruz. Tefeciden kurtulduk, galeriden kurtulduk. Faizlerden kurtulduk."

Taksi şoförleri ise Uber'in Türkiye'de vergi mükellefiyeti olmadığına dikkat çekiyor, Uber şoförlerinin haksız kazanç sağladığını söylüyorlar.

Cihan Aracı, "Uber araçlarının turizm belgesi var. Turizm belgesiyle otelden ya da havalimanından müşteri alır gelirsin. Buna biz hiç bir şey demiyoruz. Ama Uber gelip bizim önümüzden müşteri alamaz. Gelip yoldan, alışveriş merkezlerinden müşteri alamaz. Bunu sadece ve sadece ticari taksi alır. Bence Uber yasaklanmalı," diye konuşuyor.

Zafer Çeliker de Uber uygulaması Türkiye'de kullanılmaya başladığından beri maddi zarara uğradıklarını belirtiyor.

Çeliker, "Eskiden 2-3 sefer Bursa'ya giderdim, müşteri götürürdüm. Şimdi bunlar bizim için hayal oldu," diyor.

Uber'in vergi mükellefiyeti yok

Akıllı telefon uygulaması üzerinden taşımacılık hizmeti veren Uber, ABD merkezli bir şirket. 80 ülkede 650'den fazla şehirde faaliyet gösteriyor. Dünyada 2 milyondan fazla sürücü ortağı var ve günde yaklaşık 10 milyon yolculuk gerçekleştiriyor.

Firmanın Türkiye'de faaliyete başladığı tarih ise Haziran 2014. Sadece İstanbul'da ve yaz aylarında Bodrum ve Çeşme'de hizmet veriyor. Uber'in Türkiye'de 5 bin sürücü ortağı bulunuyor. Bunların 2 bini ise sarı taksi.

Yani cep telefonunuzdan Uber uygulaması üzerinden bir araç çağırdığınızda, lüks araç tabir edilen Uber XL araçlarından mı yoksa sarı taksi mi istediği müşterinin tercihine bırakılıyor. Ödemeler isteğe bağlı olarak kredi kartı üzerinden de yapılabiliyor.

Türkiye'de Uber telefon uygulamasının 1,5 milyonu aşkın kez indirildiği, aylık yolculuk sayısının da son bir yılda 4,3 kat arttığı belirtiliyor.

Uber'in Türkiye'de vergi mükellefiyeti bulunmuyor. Uber uygulamasına bağlı çalışan araçlar, bir turizm acentesine bağlı olarak D2 yetki belgesiyle faaliyet gösteriyor.

D2 yetki belgesi, "Önceden gruplandırılmış yolcuları bir hareket noktasından alıp aynı hareket noktasına götürmek ve/veya getirmek suretiyle mekik sefer düzenleyerek taşıma yapacaklara" veriliyor.

Uber şoförlerinin ya da araçlarının vergi ödemedikleri yönündeki eleştirilere ise yolcunun talep etmesi halinde kendisine fatura sunulabildiği, böylece de vergilendirme yapıldığı yanıtı veriliyor.

Uber'le yapılan her seyahat tutarının yüzde 20'si firmaya gidiyor. Şoförün cebine ise günde 150-200 lira kadar bir miktar kalıyor.

'Korsan yolcu taşımacılığı'

Geçtiğimiz günlerde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Uber hakkında bir rapor hazırladı ve araç çağırma uygulamasının taksicilere verdiği zararın önüne geçilebilmesi için yasal düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.

Raporda, "Bu şirketler yasal zeminde ya tamamen engellenmeli ya da ağırlaştırılmış şartlar çerçevesinde meşruiyete kavuşturulmalıdır," denildi.

Uber uygulamasını kullanan araçlar ve bu araçlardaki yolculara "korsan yolcu taşımacılığı" yapıldığı gerekçesiyle cezai işlem de uygulanıyor.

Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Sivil Trafik Amirliği'nin verilerine göre yalnızca bu yıl içerisinde çoğunluğu Uber şoförü olan 2 bin 214 sürücüye bu gerekçeyle 3 bin 6'şar lira para cezası kesildi. Toplam 2 bin 321 yolcu da 344'er lira cezayla karşılaştı.

Ancak İstanbul, Uber-taksi geriliminin yaşandığı tek şehir değil. Aksine, Uber'in faaliyete geçtiği bir çok kentte taksi şoförlerinin protestoları söz konusu olmuş, konu çoğu zaman mahkemelere taşınmıştı.

Örneğin Fransa'da Ocak 2014'te taksi şoförleri haksız rekabet gerekçesiyle Charles de Gaulle havaalanı yakınlarında bir Uber şoförüne saldırmıştı. Brezilya ve Kosta Rika'da da taksi şoförlerinin Uber sürücülerine saldırıları söz konusu olmuştu.

Haziran 2014'te yüzlerce taksi Uber'i protesto etmek için Avrupa'nın belli başlı başkentlerinde trafiği kilitlemişti.

İngiltere'nin başkenti Londra'nın meşhur siyah taksileri de benzeri bir protesto eylemi gerçekleştirmiş, dönemin belediye başkanı Boris Johnson "Taksi şoförlerinin şikayetlerini anladığını ancak Uber'i yasaklamanın zor olacağını" söylemişti.

Buna karşın geçtiğimiz yıl Londra Ulaşım Dairesi, Uber'in lisansını yenilemeyeceğini duyurmuştu. Konu halen yargı aşamasında.

Danimarka ve Finlandiya'da Uber uygulaması için sürücülük yapmak mümkün değil. İtalya'da da bu yönde mahkeme kararları mevcut.

Avrupa Adalet Divanı'nın Aralık 2017'de aldığı bir karara göre de Uber bir taşımacılık şirketi olarak faaliyet gösterdiği için AB ülkelerindeki ulaşımla ilgili regülasyonlara tabi olmak durumunda.

Uber 'güvenli ve temiz'

Uber-taksi geriliminde müşteri ise sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlara bakıldığında çoğunlukla Uber'in yasaklanmasına karşı çıkıyor.

Yolcuların Uber'e rağbet göstermesinin nedenleri arasında birinci sırada güvenlik geliyor. Zira Uber üzerinden çağırdığınız aracın plakasının bir kısmını, şoförün ismini, resmini ve cep telefonu numarasını görmeniz mümkün oluyor.

Ayrıca müşteriler Uber XL araçlarının genellikle taksilere oranla çok daha temiz, şoförlerin de kendilerine karşı daha itinalı olduğunu düşünüyor.

Image caption Nilay Şimşek taksi şoförünün üstüne yürüdüğünü söylüyor.

Dijital pazarlama uzmanı Nilay Şimşek, bundan birkaç ay önce bir taksi yolculuğu sırasında başına gelenlerden sonra asla yoldan taksi çevirmediğini, Uber uygulaması üzerinden taksi ya da lüks araç çağırdığını anlatıyor:

"Geçtiğimiz aylarda bir taksiye binmek istedim. Kısa mesafeydi. Şoför o yola giremeyeceğini söyledi. Ben de tamam, plakanızı alıp sizi şikayet edeceğim dedim ve taksiden indim.

"Şoför beyefendi de hemen arkamdan sinirli bir şekilde taksiden indi. Üzerime yürüdü. Ben tek başımaydım. Akşam 9 buçuk, 10 gibiydi. Çekindim, korktum. Diğer taksi şoförleri müdahale ettiler adama.

"Tek başına bir kadın, sokakta, bir adam üzerine yürüyor. Tabii ki çaresiz hissettim. Eğer orada başka insanlar olmasaydı büyük ihtimal ben orada darp edilecektim. O adam da hiçbir ceza almadan hayatına devam edecekti.

"Telefon uygulaması üzerinden araç çağırdığımda kendimi daha güvenli hissediyorum çünkü kayıtlı bir şoför oluyor. Normal taksi kullanırken bile mutlaka Uber üzerinden çağırıyorum.

"Uber'in kullanım nedeni taksicinin dolandırmayacağını bilmek, yolu uzatmayacağını bilmek, güvende olacağını bilmek. Taksiciler önce kendi içlerindeki bu sorunları çözerlerse aplikasyona zaten gerek kalmadan insanlar onların araçlarına binecekler."

Taksi şoförü Zafer Çeliker, taksicilerin bir eğitimden geçmesi gerektiğini, müşteriye kimi zaman kaba davranıldığını kabul ediyor. "Ancak bunun önüne geçilmesi zor," diyor.

Çeliker, "Faturanın tümünü de taksiciye kesmeyelim, müşterinin de çok kabahati oluyor," diye sözlerini sürdürüyor:

"Trafik olduğunu göre göre ben buraya gireceğim, diyor. Tamam sıkıntı yok diyorsun. Giriyorsun yola. Sonra hiçbir kurtuluşunuz yokken trafikten, ben burada ineyim diyor. E beni niye soktun madem buraya? Madem yürüyecektin beni niye soktun? İnsan bazen sinirlerine hakim olamıyor."

Uber şoförü İrfan Er'in temennisi ise bu gerginliğin bir an önce son bulması:

"Bizim taksicilerle problemimiz yok. Gerçekten efendi düzgün insanlar var taksiciler içerisinde. Ancak bir de taksimetreye uymayan, korsan çalışan, 10 liralık yere turistten 100 lira alan, dolar üzerinden para alan, havaalanında bomba patladığı zaman kişi başı 100 liraya Bakırköy'e götüren insanlar da var. Bizim sıkıntı yaşadıklarımız onlar.

"Taksi şoförleriyle Uber şoförleri arasındaki bu gerginlik, bizi hedef göstermeler devam ederse büyük ihtimalle biz öleceğiz. Biz de bu ülkenin evladıyız. Taksiciler evlat da biz üvey evlat değiliz."