Barzani: Bağımsızlık Kürtlerin hakkı

Son seçim ile ilgili olarak BBC'ye bir röportaj veren Irak Kürdistan özerk yönetiminin lideri Mesud Barzani, 'Kürtlerin de bağımsızlığa hakkı olduğunu' söyledi.

Image caption Mesud Barzani, Irak Kürdistan özerk yönetiminin liderliğine yeniden seçildi

Cumartesi günü Kürdistan Bölgesel yönetiminin başkanı ve bölgesel parlamento üyelerinin saptandığı seçimde Mesud Barzani bölgesel yönetimin başkanlığına yeniden seçildi.

Kürdistan Yurtseverler Birliği ve Kürdistan Demokratik Partisi ittifakı parlamento seçiminde oyların yüzde 60'ını aldı.

Başkanlık seçiminde ise oyların yüzde 70'i Mesud Barzani'ye gitti. Bu seçimin önemli bir sonucu, muhalefetin de ilk kez olarak güçlü bir oy desteğini arkasına almış olması.

Özellikle de Değişim Hareketi'nin. Bu seçimler ayrıca, parlamentonun 111 sandalyesinin yanı sıra bölge başkanının ilk kez halkın oyuyla belirlenmesi açısından da önem taşıyor.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani, BBC'ye Irak'ta seçim sonrası başlayacak yeni dönemi değerlendirdi.

BBC: Acaba Bağdat ile ilişkileriniz şu an itibariyle nasıl?

Mesud Barzani: Arada görüş ayrılıkları var. Bir dizi konu hakkında farklı düşünüyoruz Bağdat ile. Bunlara Anayasa'nın çeşitli maddelerinin nasıl yorumlanacağı da dahil. Ama daha da önemlisi, iktidarın doğasının nasıl hayata geçirileceği.

Ancak elbette ortada bu ayrılıklarımızı gidermemizi sağlayacak bir anayasa da mevcut. Elbette şimdi bir dizi sorun üzerinde Bağdat ile anayasa çerçevesinde bir anlaşmaya varmaya çalışacağız. Bizden beklenen ve bizim de yapmak istediğimiz şey bu.

BBC: Ama şu anda Bağdat yönetimi ile Kürtlerin diyaloğu yok gibi. Başbakan Nuri el Maliki ile en son ne zaman görüştünüz mesela?

Mesud Barzani: En son buluşup konuşmamızın üzerinden yaklaşık bir yıl geçti. Ama tabii iki tarafın temsilcileri ve delegeleri görüşmeye devam ediyor. İlişkilerimiz ve diyaloğumuz kesilmiş değil.

Ama elbette çok ciddi bir takım görüş ayrılıklarımız da var. Özellikle de iktidarın nasıl hayata geçirileceği üzerindeki anayasal taahhüt konusunda. Yani bizler demokratik mi otokratik mi olacağız? Peşmergeler konusu, petrol ve doğalgaz konusu. Ayrıca ordunun yeniden yapılandırılması konusu da var.

'Federal Irak'a bağlıyız'

BBC: Peki Kerkük meselesi ne olacak? O konuda bir uzlaşma olacak mı? Bir taviz sözkonusu mu?

Mesud Barzani: Ne tavizi? Herşeyden önce anayasada Kerkük ve diğer tartışmalı yerler konusunun nasıl çözüleceği tarif edilmiş durumda zaten. Sadece Kürdistan da değil. Irak'ın diğer yerleri için de geçerli bu.

Peki niye uygulanmıyor bu? Uygulansaydı bu kadar sorunlu bir hal almazdı. Çok açıktır aslında çözüm: Normalleşme, nüfus sayımı ve referandum. Halkın görüşüne saygılı olmamız gerekir. Bu yüzden de Kerkük ve diğer sorunlu yerler konusunda 140. maddenin öngördüğü bu çözümün uygulanmasında ısrar ediyoruz biz.

BBC: Bağdat'ta Kürtlerin eninde sonunda bağımsızlık istediği gibi bir algı var. Siz Bağdat'a sıkı sıkıya bağlı hissediyor musunuz kendinizi?

Mesud Barzani: Bir kere Kürt halkının da her halk gibi bağımsızlık hakkı vardır. Ancak Kürt parlamentosunun da açık ve net bir kararı vardır bu konuda. Rejim devrildiğinde de bizim pozisyonumuz çok netti. Federal ve demokratik bir Irak var olduğu müddetçe biz Irak ile beraberiz. Irak, anayasasına bağlı kaldıkça biz de Irak ulusal birliğine bağlı olacağız.

'Bölgesel ittifaklara açığız'

BBC: Peki siz Bağdat'tan artan bir baskı ile karşılaşacak olursanız, dış ittifaklar arama yoluna gider misiniz?

Mesud Barzani: Bizler Irak'ın içindeki herhangi bir taraf aleyhinde bir bölgesel ittifak peşinde olmayı düşünmeyiz. Irak içindeki değişen durumları anayasa çerçevesinde ve anayasaya ve demokrasiye inanan Iraklı güçler aracılığıyla çözme yoluna gideriz. Elbette iyi komşuluk ilişkilerini gözetiyoruz tüm bölge ülkeleri ile. Ama Irak içindeki herhangi bir kişi ya da unsur aleyhinde yapmayız bunu.

Kendimizi savunmaya elbette hazırız. Ancak sınırları geçmeyi ve birilerine saldırmayı hiç düşünmedik ve düşünmeyiz. Burada coğrafi sınırlardan söz etmiyorum. Bu sınırlar zaten belli. Anayasanın 140. maddesini uygulamaya, Osmanlı belgeleri gibi tarihi ve coğrafi belgeleri incelemeye, halka gidip referandum yapmaya açığız biz. Ama herhangi bir çözümün bize dayatılmasını kabul edemeyiz.