Ekonomide durgunluğun etkileri

iş bulma kurumu
Image caption Ekonomik kriz varlığını hissettiriyor

Bazı bankalardan ve finans kuruluşlarından kâr haberleri gelse de, bir çok ülke yüzyılın en büyük ekonomik krizlerinden birinin ağırlığını hissetmeye devam ediyor.

BBC Dünya Servisi, küresel ekonominin nabzını tuttuğu özel programlarda, küresel ekonomik krizin insanların yaşamına etkisini ele almaya devam ediyor.

Şimdiye kadarki dizilerde, işsizlik, gıda fiyatlarındaki dalgalanma, enerji ve emtia fiyatlarındaki değişimler ele alındı. Bu haftanın başlığı ise, "ekonomideki durgunluğun davranışlarımızı ne kadar etkilediği."

Harvard Üniversitesi'nden Nobel Ödüllü Ekonomi Profesörü Amartya Sen, ekonomik krizin, bir yandan insanları birbirine yakınlaştırırken, bir yandan da ayırdığını söylüyor.

AMARTYA SEN: Kötü bir durumda olmanın yarattığı bir ortaklık hissi vardır. Ekonomik krize kadar işlerini çok iyi yürüttüğünü, varlıklı olduğunu ve bu nedenle başkalarından farklı olduğunu düşünen biri, resesyonla birlikte, durumun değiştiğini düşünüp, kendisini toplumun geri kalanıyla bir hissedebilir. Buradan da, herkesin çıkarına olacak daha iyi bir dünya hayali kurabilmesi mümkündür. Bu bir yandan doğruyken, öte yandan, çok farklı yönde bir etki de hissediliyor. Kriz, insanları birbirinden ayırıyor da. İşlerini kaybeden bazı insanlar, sağlık güvencelerinden dahi yoksun kalıp, örneğin Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerdeyse doktora bile gidemiyorlar.

BBC: Toplumun geneline bakarken, zenginler daha da zengin, yoksullar daha da yoksul oluyor diyebiliriz ama bu aile düzeyinde de böyle mi? Kriz aile üyelerini birbirlerine yakınlaştırmıyor mu?

AMARTYA SEN: Bu krizin zenginleri daha zengin, yoksulları daha yoksul yapma gibi doğrudan bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. Buna odaklanmaktansa, krizin herkesi aynı derecede vurmadığına, bazılarının daha yoğun etkileniyor olduğuna odaklanmamız gerek diye düşünüyorum. Örneğin, Batı Avrupa'da yaşıyorsanız ve işinizi kaybetmenize rağmen, hala sosyal güvenceniz, kamu sağlık sigortanız varsa, dünyanın pek çok başka yerinde, örneğin Afrika'da işini kaybedenlere göre daha az etkileniyorsunuz demektir. Amerika Birleşik Devletleri'nde de insanlar daha sert bir şekilde etkileniyor işlerini kaybetmekten. Krizin insanları ayırma özelliğine çok dikkat etmeliyiz.

BBC: Ancak, burada İngiltere'de içinde yaşadığımız toplumda bireylerin, krizin ardından birbirlerine yardım edip, krizin etkisini daha hafif atlatmalarını sağlamaya çalıştıklarını görüyoruz.

AMARTYA SEN: Bu etkiyi vurgulamamız gerektiğine katılıyorum. Yoksunluk paylaşıldığında, dayanışma duygusuna yol açar. Bu da sosyal zincir ve ilerleme için oldukça önemlidir. Fakat eğer yoksunluk bir grubun tüm üyeleri tarafından paylaşılmıyorsa, ayırıcı bir etkisi de olur. Biz de krizin etkilerine karşı önlem alırken yalnızca bugünü değil, geleceği de göz önüne almalıyız. İkinci dünya savaşının ardından ülkelerin yeniden inşasında, 1930'ların Büyük Ekonomik Buhranı önemli ve olumlu bir rol oynadı.

BBC: Peki bundan sonra krizden en çok etkilenen insanların durumunu iyileştirmek için neler yapılabilir?

AMARTYA SEN: Üzerine düşünülmesi gereken ilk şey bence, insanların güvencelerini artırmaktır. Çünkü insanların yaşamında her şey iyiye gittiğinde ve kötü bir şeyin olmayacağını düşündüklerinde bile, beklemedikleri şeylerle karşılaşabilirler. Ve bu beklenmedik şeyler gerçekleştiğinde, size güvence sağlayacak kurumsal bir yapının çok ciddi bir yardım olacaktır.

İlgili haberler