Japonya'da işsizlik rekor kırdı

Japonya'da genel seçimlere günler kala açıklanan ekonomi verileri Temmuz ayında işsizliğin rekor kırdığını, tüketici fiyatlarının ise rekor hızda düştüğünü gösteriyor.

Image caption Ülkede yoksulluk artıyor

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi durumundaki Japon ekonomisi derin bir resesyonun ardından büyümeye başlamış olsa da, şirketler işten çıkarmalara devam ediyor ve işsizlik Temmuz ayında yüzde 5,7'ye tırmandı.

Seçim kampanyasında kilit tartışma ekonomi üzerinde odaklanırken, kamuoyu yoklamaları iktidardaki Liberal Demokrat partiyi yenilginin beklediğine işaret ediyor.

Liberal Demokratlar Japonya'da son 54 yılın 53'ünde iktidardaydı.

İyileşme umutları

Temmuz ayında Japonya'da 3 milyon 590 bin işsiz vardı. Bu sayı bir yıl öncesine kıyasla işsizlere 1 milyonu aşkın kişinin daha eklendiği anlamına geliyor.

Japon ekonomisinin Nisan ve Haziran ayları arasında yüzde 0,9 büyüdüğü belirlenmişti. Fakat işsizlik rakamları bu büyümenin güvenilirliği konusunda da şüphe uyandırıyor.

Mizuho Investors Securities'den Hiroşi Vatanabe, ''Son büyüme rakamları büyük oranda hükümetin kamu harcamalarına bağlıydı, ekonominin kendi kendine yeten bir büyüme trendine girdiği anlamına gelmiyor'' diyor.

Hiroşi Vatanabe, şu an için Japonya'da ekonominin çabuk iyileşmesini beklemediklerini söylüyor.

İkinci Dünya Savaşı'ndan beri işsizliğin ilk kez bu kadar yükselmiş olması Başbakan Taro Aso'nun seçimlere bağladığı umutlarına ciddi bir darbe indirdi.

Anketler, Pazar günü sandık başına giden Japon seçmenlerin Başbakan Taro Aso'nun partisi Liberal Demokratları 50 yılı aşkın süredir sadece ikinci kez hükümetten uzaklaştıracağını gösteriyor.

Fiyatlardaki düşüş frenlenemiyor

Öte yandan Japonya'da tüketici fiyatlarının da bir yıl öncesine kıyasla rekor bir düzey olan yüzde 2,2 oranında düştüğü kaydedildi.

Japon Araştırma Enstitüsü'nden Naoko Ogata, ''Yurtiçi talep bir hayli zayıf, deflasyon baskısının artmasını bekliyoruz'' dedi.

Ülke 1990'ların başında emlak piyasasındaki çalkantıdan bu yana ülkede fiyatlar üzerinde düşüş yönünde baskı vardı.

Tüketicilerin, ekonominin durumu nedeniyle fiyatların daha da düşmesi beklentisiyle alışverişi ertelemeleri de ekonomide beklenen canlanmanın ortaya çıkmamasına yol açıyor.