Sarkisyan: Soykırım önkoşul değil

Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 1915 olaylarının Türkiye ile uzlaşmayı engelleyecek bir konu olmadığını söyledi.

Image caption Sarkisyan geçen yıl Cumhurbaşkanı seçildi

Sarkisyan bu açıklamayı iki tarafın diplomatik ilişki kurma kararı alması ardından, BBC'ye yaptı.

Taraflar dün biri diplomatik ilişki kurulması, diğeri de ilişkilerin geliştirilmesini amaçlayan iki protokolü paraf etmiş, imzalanmaları öncesinde ise altı hafta boyunca kamuoylarına danışmayı kararlaştırmıştı.

İki ülke arasındaki ilişkileri protokol açıklamalarından kısa süre önce değerlendiren Sarkisyan "Bizim asıl dileğimiz Türkiye ile ilişkilerimizi önkoşul olmaksızın tesis etmektir." dedi.

Ancak tarafların önünde 1915'te yaşanan olaylar ve Dağlık Karabağ meselesi gibi çetrefil sorunlar bulunuyor.

Ermenistan 1915 olaylarını soykırım olarak kabul ediyor ve tüm dünyada bu şekilde kabul görmesini amaçlayan lobi faaliyetlerine öncülük ediyor.

Ermenistan lideri BBC'ye 1915'te yaşananların "engel" ya da "önkoşul" olmadığını söylemekle bununla birlikte, bir kaç noktanın altını çizmek gerektiğini belirtti:

"Tarihi adaletin yerini bulması önemli. Halklarımızın aralarındaki engelleri aşıp normal ilişkiler geliştirmesi de önemli. Bir diğer önemli nokta, gelecekte soykırımların bir kez daha tekrarlanmaması. Ama biz soykırımın tanınmasını diplomatik ilişki kurmak için bir önkoşul olarak görmüyoruz."

Sarkisyan bu tutumun soykırım tartışmaları konusunda bir "taviz olduğu" yorumlarını reddetti:

"Bir soykırım oldu, uzmanlar bunun varlığını kabul etti, pek çok ülke bunu tanıdı, bulgular bunu kanıtlıyor." dedi.

Sarkisyan BBC muhabirinin "Sizin için tarihe ve geleceğe bakmak, araba kullanırken dikiz aynasına ve yola bakmak gibi mi? Önünüzü görmek daha mı önemli?" sorusunu ise "Dikiz aynasına yol boyu tek bir kez bakarsanız, kaza yaparsınız." diye yanıtladı.

Reuters ajansına göre Ermenistan cumhurbaşkanı daha sonra Türkiye ile varılan anlaşmanın, Dağlık Karabağ konusunda herhangi bir önkoşul içermediğini de söyledi.

Buna karşılık Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Elhan Poluhov, "Bizim pozisyonumuz, Türk lider Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamaları üzerine bina edilmiştir." dedi ve ekledi:

"Kendisi 14 Mayıs'ta, sınırların ancak işgal altındaki Azerbaycan topraklarının özgürleşmesinden sonra açılacağını söylemişti."

'Sınır bu yıl açılabilir'

Türkiye ve Ermenistan'ın pek çok ülkede yankı bulan bu adımı hakkında, Türkiye'de en kapsamlı değerlendirme Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'ndan geldi.

Davutoğlu NTV televizyonuna yaptığı açıklamada, "her şey yolunda gider ve karşıklı adımlar atılırsa" iki ülke arasında 1993'ten bu yana kapalı olan sınırın yeni yıla doğru açılabileceğini söyledi.

Ancak Davutoğlu, protokollerin meclisten onay alması gerekeceğine işaret ederek "(Protokolün) altı hafta sonra imzalanması bütün unsurlarıyla hemen yürürlüğe girmesi anlamına gelmez."

Davutoğlu bu adımlara paralel olarak Ermeni-Azeri ihtilafının çözülmesinin önemine de işaret etti ve bu ilişkilerin normalleşmesinin de vizyonlarının bir parçası olduğunu kaydetti.

Davutoğlu Ermenistan'la normalleşme sürecinde Azerbaycan'ın çıkarlarının savunulacağını söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise Türkiye ve Ermenistan arasında imzalanan protokolün, parlamento onayı olmadıkça işlerlik kazanmayacağını söylemekle yetindi.

Buna karşılık CHP'den Onur Öymen adımı "tek taraflı taviz vermek" diye yorumladı ve sınırın açılması için Ermenilerin Azeri topraklarından çekilmesi koşulunun öne sürülmesi gerektiğini söyledi.

İlişkiler üç aşamada kurulacak

Türkiye ve Ermenistan onyıllar süren güvensizliğin ardından dün akşam saatlerinde diplomatik ilişki kurma yönünde önemli bir adım attıklarını duyurmuştu.

İki tarafın dışişleri bakanlıkları ve arabuluculuk yapan İsviçre Dışişleri Bakanlığı'nın ortak basın açıklamasına göre diplomatik ilişki üç aşamada kurulacak.

İlk aşamada taraflar altı hafta boyunca kendi kamuoyları ile siyasi danışmalarda bulunacak.

Bu altı haftanın sonunda biri diplomatik ilişki kurulması, diğeri de ilişkilerin geliştirilmesiyle ilgili, dün parafe edilen iki protokolün imzalanması öngörülüyor.

Bu sürenin dolduğu günlerde, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın da Türkiye'de bulunması bekleniyor.

Sarkisyan'ın 14 Ekim'de Dünya Kupası karşılaşmasını izlemek üzere Türkiye'yi ziyaret etmesi öngörülüyor.

Daha sonra da bu protokoller ulusal parlamentoların onayına sunulacak.

1. protokol metnine ulaşmak için tıklayın

2. protokol metnine ulaşmak için tıklayın

Nisan'da ivme kazandı

Türkiye ve Ermenistan ilişkileri, geçen yıl Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Erivan'da Türkiye ile Ermenistan futbol milli takımlarının oynadığı Dünya Kupası eleme grubu karşılaşmasını izlemesiyle başlayan ve "futbol diplomasisi" adı verilen süreçle düzelmeye başladı.

Taraflar ilişkilerin normalleştirilmesini amaçlayan yol haritası üzerinde geçen Nisan ayında uzlaşma sağlamıştı.

Türkiye ve Ermenistan arasındaki diplomatik hareketlilik konusunda, Dağlık Karabağ sorununun çözümü amacıyla 1992'de Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı bünyesinde oluşturulan Minsk Grubu'na da bilgi veriliyor.

Davutoğlu'nun AGİT Minsk Grubu'nun Eşbaşkanı Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüştüğü açıklandı.

Türkiye ve Ermenistan'ın ilişkilerini normalleştirme adımlarına ilişkin açıklaması, ABD, Fransa ve Avrupa Komisyonu'nca memnuniyetle karşılandı.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Elhan Poluhov, "Bizim pozisyonumuz, Türk lider Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamaları üzerine bina edilmiştir," diye konuştu, "Kendisi 14 Mayıs'ta, sınırların ancak işgal altındaki Azerbaycan topraklarının özgürleşmesi ardından açılacağını söylemişti."

İlgili haberler