Portre: Angela Merkel

Genel seçimlerde galip gelen Angela Merkel, ikinci bir dönem daha Almanya başbakanlığı görevini sürdürecek.

Dört yıl önce ülkesinin ilk kadın ve Doğu Avrupalı başbakanı olarak iktidara gelen Angela Merkel, kamuoyu nezdinde popülerliğini koruyor.

Seçim öncesindeki kamuoyu yoklamalarında Merkel'in kişisel destek oranı %60'larda seyrediyordu.

Bu partisinin aldığı desteğin üzerinde bir oran.

Bunda ülkeyi zor zamanlarında başarıyla yöneten, pragmatik bir lider olarak ünlenmesinin büyük payı var.

Oysa başbakan adaylığı ilk gündeme geldiğinde buna şüpheyle bakan geniş bir kesim vardı.

Çünkü Merkel, Doğu Almanya'da büyümüş, Protestan inançlı bir kadın. Oysa partisi Hristiyan Demokratlar (CDU), genelde Katolik Batı Alman erkekleri tarafından yönetiliyor.

Ancak Merkel'in, selefi Helmut Kohl'ün devrilmesinde oynadığı kararlı rol, partisindeki muhalefeti sindirmeye yetti.

CDU'nun devlerinden Helmut Kohl'ün yolsuzluğa bulaştığı ortaya çıktığında sert tavır alan Merkel, parti yeni bir başlangıç arayışına girdiğinde akla ilk gelen isimlerden biri oldu.

Başbakanlık karnesi

2005 yılında başbakan olduğunda ise bu kez pragmatizm ve uzlaşma yeteneklerini sergiledi.

Tek başına iktidara gelmeyi başaramayan Angela Merkel, seçimlerdeki başlıca rakibi Sosyal Demokratlar (SPD) ile koalisyona girmek zorunda kaldı.

Bu yüzden seçmenine sözünü verdiği bazı serbest piyasa reformlarından vazgeçmek zorunda kaldı.

Bazı sektörlerde asgari ücret uygulaması ve krize karşı ekonomik canlandırma paketi gibi, geleneksel olarak solun savunduğu politikaları uyguladı.

Başlangıçta uzun ömürlü olacağına çok kimsenin ihtimal vermediği Hristiyan Demokrat-Sosyal Demokrat koalisyonunu bir arada tutmayı başardı.

Bu arada ülkenin resesyondan kurtulması ve otomotiv devi Opel'in kapanmasını engelleyen anlaşma gibi olumlu gelişmeleri de hep kendi hanesine yazdırmayı başardı.

Partisi içinde bazı çevreler, Merkel'i sola kaymakla suçlandı.

Ancak kimi gözlemciler de bunun pragmatizmden kaynaklandığı, eğer bu seçimlerden sonra istediği gibi sağ eğilimli Hür Demokratlar ile işbirliği yaparsa, kendi ekonomik reformlarını uygulamaya başlayacağı görüşünde.

Papazın kızı

Hamburg doğumlu Angela Merkel henüz birkaç aylıkken, Luteryen bir papaz olan babası Doğu Almanya'ya atandı.

Komünist Doğu Almanya'da, Berlin'in hemen dışındaki bir kasabada büyüdü.

Matematik, fen ve dil derslerinde büyük kabiliyet gösteren Merkel fizik doktorası yaptı, ancak daha sonra kimya alanında çalışmaya başladı.

35 yaşına dek siyasetle hiç uğraşmayan Merkel, 1989'da yeni yeni genişlemekte olan demokrasi hareketine katıldı.

Berlin Duvarı yıkıldıktan sonraki ilk seçimler ertesinde, Doğu Alman hükümetinin sözcüsü oldu. Merkel, Batı ve Doğu Almanya birleşmeden iki ay önce de CDU'ya katıldı.

Üç ay içinde, Başbakan Helmut Kohl kabinesine kadın ve gençlik bakanı olarak girdi.

2000'de partisini sarsan yolsuzluk skandalları sırasında önce Kohl ve diğer parti yöneticilerinin yanında yer aldı.

Kohl'ün Suudi Arabistan'a tank satışı karşılığında rüşvet aldığı iddialarını 'tamamen saçmalık' diye niteleyerek reddetti.

Fakat kriz tırmanıp, eski Başbakan Kohl'ün oynadığı rol açığa çıkmaya başlayınca, eski patronunu bir gazeteye yazdığı makale ile kınayan ilk CDU yöneticisi oldu.

İmaj değiştirdi

Bu çıkışıyla dikkat çeken Merkel, Nisan 2000'de parti lideri oldu.

Ancak iki sene sonraki seçimlerde yeterince popüler bir isim olarak görülmediğinden, partisinin başbakan adayı olamadı.

Başbakan adayı, CDU'nun Bavyeralı kardeş partisi Hıristiyan Sosyal Birliği'nin lideri Edmund Stoiber oldu.

2005 seçimlerinde ise popülerliği hızla düşen Sosyal Demokrat hükümeti devirmek isteyen CDU, taze bir isim olarak ona yöneldi.

O dönemde 51 yaşında olan Merkel, "sıkıcı, renksiz siyasetçi" imajından kurtulmak için kampanya ekibinin yardımıyla saç modelini değiştirdi; daha renkli giyinmeye başladı.

Hatta seçim kampanyalarında Rolling Stones'un Angie şarkısı sık sık çalındı.

Sonuçta beklenen farkla olmasa da, başbakan olmayı başardı.

Daha önce bir kez evlenip boşanan Merkel, ilk kocasının soyadını taşımaya devam ediyor.

Şimdi ise Berlinli kimya profesörü Joachim Sauer'le evli; çocuğu yok.