Lizbon Anlaşması'nın kaderi oylanıyor

İrlanda halkı bugün Avrupa Birliği'nin idari yapısında reform öngören Lizbon Anlaşması referandumu için sandık başına gidiyor.

İrlandalılar, birliğin yapısı ve işleyişinde radikal değişiklikler öngören Lizbon anlaşmasını yeniden oylayacak.

İrlanda halkı geçen yıl düzenlenen ilk refererandumda anlaşmaya yaklaşık yüzde 7'lik bir farkla "Hayır" demişti.

Sandıktan yine böyle bir sonucun çıkmasının Avrupa Birliği'ni ağır bir krize sürükleyebileceği, anlaşmanın tamamen rafa kaldırılabileceği belirtiliyor.

Fakat, bugünkü oylama, bu kez bambaşka koşullar altında yapılıyor. İrlanda, küresel ekonomik krizden en fazla etkilenen ülkelerden biri oldu. Bir süre öncesine kadar Avrupa'nın en hızlı büyüyen ülkesi olan ve 'Kelt Kaplanı' diye anılan ülke, şimdi Avrupa Birliği'nin yardımlarıyla ayakta duruyor.

Ayrıca Avrupa Birliği, Lizbon anlaşmasıyla ilgili olarak vergiden, kürtaj yasalarına bir dizi alanda İrlanda'ya yasal güvenceler verdi.

Biri dışında parlamentodaki tüm partiler, işadamları ve sendikaların çoğu "Evet" kampında görünüyor.

Ne diyorlar?

"Evet" cephesi, anlaşmanın reddedilmesi halinde, yabancı yatırımcıların ürkütüleceğini söylüyor ve ekonominin düşüşe geçtiği bir ortamda Avrupa Birliği'yle bağların zayıflamaması gerektiğini savunuyorlar.

Cumhuriyetçiler, sol partiler, Katolik kürtaj karşıtı gruplar ise anlaşmanın reddedilmesi için kampanya yürüttü.

Bu gruptakiler, anlaşmanın demokratik olmadığını, Avrupa Parlamentosu'nu zayıflattığını ve ekonomiden dış politikaya birçok alanda egemenliğin Brüksel'e devredileceğini söylüyor.

Avrupa Birliği İrlandalıları anlaşmaya ikna edebilmek amacıyla bu ülkeye ek protokollerle biri dizi garanti verdi.Kürtaj, vergi, eşcinsel evliliği gibi konularda İrlanda'nın yasaları esas olacak.

İrlanda, Avrupa Birliği'nin yürütme organı niteliğindeki Komisyon'da temsilci bulundurmaya devam edecek.

Ekonomik kriz de "Evet" cephesinin işini bir ölçüde kolaylaştırmış görünüyor. Geçen referandum öncesinde İrlanda'da işsizlik yüzde 6'ydı. Şimdi yüzde 13'e çıktı. Bütçe açığı dörde katlandı. Konut sektörü çöktü. Geçen referandumda herkesi yanıltan kamuoyu yoklamaları bu kez sandıkatan evet çıkacağına işaret ediyor.

Yoklamalara göre "Evet" sonucu çıkma ihtimali yüksek. Ama herşey katılıma ve kimin oy kullanacağına bağlı.

Kentli orta sınıfın ve çiftçilerin çoğunlukla "Evet" oyu kullanması bekleniyor. Ama işçi sınıfının ağırlıkla "Hayır" cephesinde olduğu görülüyor.

Genişleyen Avrupa Birliği'nde hantallaşan işleyişi hızlandıracağı söylenen anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için 27 ülkenin tümünün tek tek onayı gerekiyor.

Birlik içinde anlaşma için referanduma giden tek ülke İrlanda oldu.

Çek Cumhuriyeti ve Polonya'nın Avrupa Birliği'ne şüpheyle yaklaşan cumhurbaşkanları da henüz anlaşmayı imzalamış değiller.

Çek Cumhuriyeti'nde bazı senatörlerin Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvurunun sonucu bekleniyor. Polonya'da ise İrlanda referandumun sonucu. Avrupa Birliği yetkilileri, anlaşmanın reddedilmesi halinde bir "B" planları olmadığını söylüyor.

Bu durumda anlaşmanın rafa kaldırılacağı görüşü hakim. Avrupa Birliği yetkilileri, anlaşmanın reddinin birliğin genişleme sürecini de durdurabileceğini savunuyor.

İrlanda referandumunun sonucunun Cumartesi günü belli olması bekleniyor.