Türkiye ile Ermenistan'ın sancılı imzası

Türk ve Ermeni dışişleri bakanları anlaşmayı imzalarken
Image caption Anlaşma töreninde bakanlar imzayı atarken ABD, Rusya ve AB'nin dış politika yetkilileri de tarafları izliyordu

Türkiye ile Ermenistan, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesini hedefleyen protokolleri cumartesi akşamı imzaladı.

Ancak her iki taraf da, imzalanan belgeler nedeniyle sert muhalefetle karşı karşıya.

Ermenistan, belgeyi imzalamaması konusunda diasporanın sert tepkisine hedef oldu.

Kendisine Ankara'dan Dağlık Karabağ'ın işgali sona ermeden Ermenistan Türkiye sınırının açılmayacağı güvencesi verilen Azerbaycan da, anlaşmanın ulusal çıkarılarına aykırı olduğunu açıkladı.

Benzer bir söylem de Türkiye'de muhalefet partileri tarafından da dile getiriliyor.

İki ülke dışişleri bakanı tarafından imzalanan protokollerde, Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik temas başlatılması ve iki ülke arasında kapalı bulunan sınırların açılması öngörülüyor. Ancak protokollerin imzalandığı tören son dakikalarda yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle sancılı oldu ve imza töreni 3 saat gecikmeli yapılabildi. Sorunun hem Ermeni hem de Türk dışişleri bakanlarının imza töreni ardından yapacakları konuşmaların içeriğinden kaynaklandığı bildiriliyor. Bu tür törenlerde diplomatik teammüller gereği taraflar konuşmaların içeriği konusunda arabulucu ülkeleri ve muhataplarını bilgilendirir. Anadolu Ajansı'nın Türk Dışişleri kaynaklarına atfen verdiği bilgiye göre, arabulucu İsviçre'nin Dışişleri Bakanı Calmy Rey, imza öncesinde bir araya geldiği Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na, Ermeni tarafının, Davutoğlu'nun konuşma metnine dair bazı itirazları olabileceğini, iki tarafın konuşma metinlerindeki bazı hususların birbiriyle örtüşmediğini aktardı. Habere göre, Davutoğlu'nun konuşmasında Kafkasların topyekün barış ve huzur bölgesi olması gerektiği ve bu çerçevede de Karabağ sorununun da çözümlenmesi gerektiğine işaret eden ifadeleri, baştan beri Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesinin Karabağ sorunu ile bağlantılandırılmamasını isteyen Ermenileri rahatsız etti. Ermenilerin bu ifadelerin çok uzun olduğunu söyledikleri metinden çıkartılmasını istemeleri üzerine Türk tarafı da bunu kabul etmeyerek, karşılığında Nalbantyan'ın konuşma metnini tartışmaya açtı. Türk heyetinin, Nalbantyan'ın konuşmasında tarihi olaylara atıfta bulunduğu ifadelerin çıkartılmasını istemesi ve tarafların pozisyonlarında geri adım atmamaları üzerine imza töreni çıkmaza girdi. Zürih'te bulunan Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un da devreye girmesine rağmen kriz çözülemeyince, imza töreninin ardından konuşmaların yapılmaması kararlaştırıldı. Clinton imza töreni sonrasında yaptığı açıklamada protokollerin imzalanmasını önemli bir kilometre taşı olarak niteledi.

İmza törenine Clinton'ın yanısıra AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Javier Solana ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov da katıldı.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun da, Türkiye ile Ermenistan arasında protokoller imzalanmasını ''tarihi karar'' olarak niteledi.

Anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için her iki tarafın parlamentosunda onaylanması gerekiyor. Protokollerin imzalanması Ermenistan dışında yaşayan Ermenilerin oluşturduğu diasporayı öfkelendirdi. Azerbaycan da, protokollerin imzalanmasına tepki gösterirken, ''Ermenistan güçlerinin işgal altındaki Azeri topraklarından çıkarılmadan Türkiye'nin, Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirmesinin Azerbaycan'ın çıkarlarına aykırı olduğunu'' bildirdi.