Macaristan'da Romanlara Avrupa Birliği desteği

Macaristan'ın başkenti Budapeşte’de resmi görüşmelerde bulunan Avrupa Komisyonu'nun insan haklarından sorumlu üyesi Thomas Hammarberg’in açıklamaları ülkede geniş yankı buldu.

Image caption Romanlar, Macar siyasetçilerin ırkçı söylemlerinden kaygılı

Romanların hayatın değişik alanlarında diğer etnik kökenli vatandaşlarla eşit muameleye tabi tutulmadığı gerekçesiyle Macaristan'a gelen Thomas Hammarberg, görüşmelerinin ardından yaptığı açıklamada Macaristan’da yaygın olarak kabul gören ırkçı söylemlerin kaygı verici olduğunu belirtti.

Avrupa Birliği'nin insan hakları konusundaki en yetkili görevlisi tarafından yapılan bu resmi açıklama, Macaristan’da Romanların içinde bulunduğu durumla ilgili endişeler duyan çevrelere verilen destek olarak değerlendiriliyor.

Son iki yıl içinde Romanların yaşadığı köylerdeki kundaklama ve saldırılarda 7 kişinin öldürülmesinin ardından, bu işin gerisinde aşırı sağcı organizasyonların bulunduğu polis tarafından ortaya çıkarılmıştı.

Basında çıkan haberler, söz konusu bölgelerde yaşayan Çingenelerin, bu suikastların sorumlularının yakalanmasına rağmen, hala kendilerini güvende hissetmediklerini ortaya koyuyor.

Romanlar, bazı siyasetçilerin açık Çingene karşıtı konuşmaları nedeniyle de kaygı duyuyorlar.

AB'den 'arkanızdayız' mesajı

Geçtiğimiz günlerde de güney Macaristan bölgesinden, Çingene çocuklarına ayrı sınıflarda eğitim verilmesiyle ülke çapında tanınan bir kasaba haline gelen Jaszladany'dan yola çıkan Çingene yürüyüşü, Romanların yaşadıkları bölgelerden geçerek Budapeşte'ye gelmiş ve Romanlara eşit muamele talep eden deklarasyonu, bir mitingin ardından hükümete ulaştırmıştı.

Avrupa Komisyonu'nun insan haklarından sorumlu üyesi İsveçli Hammarberg, Budapeşte'deki görüşmelerinde de Çingene örgütleri temsilcilerine bu tür eylemler tavsiye etti.

Hammerberg Romanlara, "Görüşlerinizi dile getirmekten çekinmeyin" derken, aslında "Merak etmeyin arkanızda biz varız" demek istiyordu.

Gözlemciler, Hammarberg'in Budapeşte ziyaretiyle, Avrupa Birliği'nin Romanlarla ilgili olarak daha aktif bir siyaset izleyeceğinin belli olduğunu vurguluyorlar.