Kürt yönetimine azınlık suçlaması

Merkezi New York'ta bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü Human Rights Watch, Kuzey Irak'taki etnik ve dini azınlıkların bir insan hakları felaketiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.

Image caption Kürt yönetimi suçlamaları reddediyor

Örgütün raporunda, Hıristiyan, Yezidi ve Şabakların 2003 yılından bu yana Sünni gruplarla Kürt güvenlik güçlerinin saldırılarına maruz kaldıkları belirtiliyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, Kuzey'deki Kürt yönetimi ile merkezi hükümetten, azınlıkların korunmasına yönelik önlemler almalarını istedi. Rapordaki suçlamaları reddeden Kürdistan Bölgesel Yönetimi, buna rağmen tüm iddiaları inceleyeceğini duyurdu. Açıklamada, "Rapor, Ninova'daki koşulların sistematik olarak yanlış anlaşıldığını ve Irak tarihine yönelik cehaleti ortaya koyuyor." denildi. Örgütün raporu, özerk Kürt bölgesinin güneybatısındaki Ninova vilayetine odaklanıyor. Kürtler ve Arapların hak iddiasında bulundukları Ninova'da çok sayıda etnik ve dini grup yaşıyor. Saddam Hüseyin yönetimini deviren işgalle birlikte, yıllar boyunca baskıya maruz kalan Kürtler güç kazanmaya başladı. Ancak İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporunda Kürt yönetiminin azınlık gruplarını kontrol altında tutmak için baskıcı yöntemlere başvurduğu ve bu gruplara mali teşvikler önerdiği belirtiliyor. Örgüte göre söz konusu yöntemler, keyfi tutuklamalar, gözaltılar, korkutma ve düşük dozda şiddeti de içeriyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre, özellikle vilayetin yönetim merkezi Musul'da etkili olan Sünni Arap direnişçiler de azınlıkları "Haçlılar" ya da "Kafirler" olarak görüyor. Raporda, Ağustos 2007'de bomba yüklü kamyonlarla eşgüdümlü olarak gerçekleştirilen saldırılarda 300'den fazla Yezidi'nin öldüğü, 700'ünün de yaralandığı hatırlatılıyor. Bunun işgalden sonra sivilleri hedef alan en büyük saldırı olduğuna dikkat çekiliyor. Örgüt, 2008'in sonlarında Keldanileri hedef alan "sistematik saldırılarda" 40 kişinin öldüğü 12 bin kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Hafta başında Irak hükümeti parlamento seçimlerinin 21 Ocak'ta yapılmasını kararlaştırmıştı. Kerkük'le ilgili anlaşmazlık nedeniyle seçim yasası üzerindeki görüşmeler tıkanmıştı. Anlaşmazlık, Kerkük'te hak iddia eden Arap, Kürt ve Türkmenlerin; seçimde farklı tarihlerdeki seçmen kütüklerinin esas alınmasını talep etmesiydi. Saddam Hüseyin'in devrilmesinden sonra kitleler halinde kente dönen Kürtler bu yılki seçmen kütüklerinin esas alınmasını talep ederken, Araplar 2004'teki, Türkmenler ise 1957'deki kütüklerin esas alınmasını istiyordu. Sonunda bu yılki kütüğün esas alınmasına karar verildi.