Soru - Cevap: Kopenhag Zirvesi

192 ülkeden 15 bin delege iki hafta boyunca Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da iklim değişikliğini konuşacak.

Hedef iklim değişikliği ile mücadele için yeni bir küresel anlaşmanın çerçevesini oluşturmak.

İşte Kopenhag Zirvesi ile ilgili olarak en çok sorulan sorular ve yanıtları.

Zirve neden toplandı?

Hükümetlerin çoğunluğu, iklim değişikliğinin dünya için tehdit oluşturduğunda birleşiyor.

Birçok bilimsel çalışma, özellikle de BM'ye bağlı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Kurulu'nun raporu, iklim değişikliğine insanoğlunun neden olduğunu ortaya koydu.

Karbon salımları konusunda taraf ülkelerin sorumluluklarını belirleyen Kyoto Sözleşmesi'nin süresi 2012'de doluyor.

İki yıl önce Bali'de BM himayesinde düzenlenen zirvede, Kyoto'nun yerini alacak yeni bir küresel anlaşma için çalışmaya başlama kararı alındı.

Kopenhag Zirvesi de, bu iki yıllık çalışma sürecinin sonunda yapılıyor.

Hükümetler Kopenhag'ı yeni anlaşmanın çerçevesi konusunda siyasi bir anlaşmaya varmış olarak terk etmeyi umuyor.

Anlaşma şansı ne?

Kopenhag'dan çıkabileceği tahmin edilen 4 genel sonuç var.

Bunlar: Kapsamlı bir anlaşma, "büyük resmi" belirleyen ancak ayrıntıların ilerleyen ay ya da yıllarda doldurulacağı bir anlaşma, anlaşmanın 2010 ortasına ertelenmesi ya da müzakerelerin çökmesi.

Müzakerelere katılan hemen her ülke anlaşmadan yana olduğunu söylüyor.

Ancak Kopenhag Zirvesi'ne giden süreçte anlaşıldı ki, bütünlüklü ve yasal bağlayıcılığı olan bir anlaşma pek de mümkün görünmüyor.

Daha olası görünen, Kopenhag'da "siyasi" bir anlaşma sağlanması, yasal bağlayıcılığı olan bir anlaşma için çabaların ise 2010'a ertelenmesi.

İklim değişikliğine ne sebep oluyor, küresel ısınma ile aynı mı?

İklimin dünya var olduğundan beri değişmekte olduğu biliniyor.

Ancak son dönemdeki değişiklikten insanoğlu sorumlu tutuluyor.

Hükümetlerarası İkilmi Değişikliği Kurulu'nun raporuna göre insanın sorumluluğu yüzde 90'ın üzerinde.

İklim değişikliğine en çok, petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil yakıtlar neden oluyor.

Bunların yanınca ortaya çıkardığı karbon diyoksit yerküre üzerinde adeta bir branda gibi asılı kalıyor ve sıcaklıkların artmasına neden oluyor.

Ayrıca ormansızlaşmanın da karbon miktarını arttırarak bu sürece katkıda bulunduğu biliniyor.

Bu durumun ilk sonucu sıcaklıkların artması olarak bilinen küresel ısınma oluyor.

Ancak küresel ısınma başka değişiklikleri de tetikliyor.

Yağışlardaki değişiklikler, deniz seviyelerinin yükselmesi, gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farklarının değişmesi gibi etkenler toplu olarak iklim değişikliği olarak anılıyor.

Yeni anlaşmadan kim ne bekliyor?

Sanayileşmiş ülkeler iklim değişikliğinin etkilerini hafifletmek amacıyla sera gazlarını azaltmak için hedefler belirleyecek.

Bu konuda kilit tarih 2020. Ancak bazı ülkeler 2050 için de hedefler belirliyor.

Avrupa Birliği, Avustralya, Japonya ve Yeni Zelanda, 2020'ye kadar yapacaklarını şimdiden açıkladılar.

Daha zengin gelişmiş ülkelerden de benzer katkılar bekleniyor.

Ancak bu ülkelerin, karbon gazı salımlarında kesintiye gitmek yerine, bunların artış hızını sınırlamayı tercih edeceği biliniyor.

Ayrıca gelişmekte olan ülkelerin karbon gazı salımlarını azaltması için, gelişmiş ülkelerden özellikle yenilenebilir enerji konusunda yardım almalarında anlaşıldı.

Gelişmekte olan ülkelerin bu konudaki ortak tutumu, "Bu sorunu sanayileşmiş ülkeler yarattı, çözümü için de faturayı ödemeliler" şeklinde özetlenebilir.

Fatura ne kadar?

Fosil yakıtlar en ucuz enerji kaynağını oluşturuyor.

Karbon gazı salımlarını azaltmanın en etkili yolu da fosil yakıt kullanımını azaltmak.

Yani iklim değişikliğiyle mücadele konusunda etkili bir anlaşmanın, enerjiyi daha pahalı hale getireceği açık.

Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçiş için ne kadar kaynağa ihtiyaç duyulduğu konusunda farklı hesaplamalar mevcut.

Dünya Bankası'na göre gelişmekte olan ülkelerin yıllık ihtiyacı yüzlerce milyar doları buluyor.