İklimde yetersiz anlaşma korkusu

Kopenhag'da iki haftadır devam eden iklim zirvesinin son gününde bir anlaşma umudu belirdi.

Image caption Zirvenin son gününde umutlu, ama ihtiyatlı bir bekleyiş var

Ancak varılacak anlaşmanın yerkürenin 3 derece ısınmasını engelleyemeyeceği endişesi yaygın.

Danimarka Başbakanı gece boyunca yapılan müzakereleri verimli olarak nitelerken, asıl görüşme maratonunun bugün aralarında ABD Başkanı Barack Obama'nın da bulunduğu liderlerin de gelmesi ardından yaşanması bekleniyor.

Uzlaşmaya varamadıkları için anlaşmayı tıkadıkları suçlamalarına hedef olan ABD ve Çin'in ise karşılıklı ödünler verdikleri bildiriliyor.

Çin'in karbon emisyonlarındaki kesintilerin izlenmesine izin vermeme tutumundan geri adım attığı haberleri gelirken, Amerika Birleşik Devletleri de kalkınmakta olan ülkelere yardım etmek amacıyla mali yardım taahhüdünde bulundu.

Danimarka Başbakanı Lars Lokke Rasmussen gece 26 ülke lideriyle yaptıkları müzakerelerde, zirvede yaşanan tıkanıklığı aşmanın yollarını görüştüklerini açıkladı.

Liderlerin ayrılmasından sonra yardımcılarının siyasi bir anlaşma üzerinde çalıştıkları bildiriliyor.

AB dönem başkanı da olan İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt, ''bir siyasi şemsiye uzlaşması''ndan söz etti ve yardımcılarının bugün sabah zirvede liderler tarafından ele alınmak üzere bir metin üzerinde çalışmakla görevlendirildiğini kaydetti.

BBC'nin Kopenhag'daki muhabiri Richard Black, anlaşma için hayati konunun karbon kesintilerine ilişkin vaatlerden çok müzakerelerin mali boyutu olacağına dikkat çekti.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ABD'nin koşullarını içerecek bir anlaşmaya varılması durumunda kalkınmakta olan ülkelere yardımda kullanılmak üzere 100 milyar dolar büyüklüğünde bir fon oluşturulmasına yardımda bulunma sözü verdi.

ABD'nin bu konudaki en önemli talebi Çin'in şeffaflık mekanizmaları oluşturması.

Washington'daki gözlemciler bir iklim anlaşmasının Senato'dan geçebilmesi için Çin'den bu sözün alınmasının şart olduğuna dikkat çekiyor.

Pekin yönetimi de, Çin'in egemenliğinin ihlal edilmesi anlamına gelmeyecek diyalog ve işbirliğine hazır olduklarını açıkladı.

İlgili haberler