Devletin boşluğunu dolduran örgüt: Hizbullah

Beyrut'tan bir görünüm
Image caption Beyrut'tan bir görünüm

"Tüm dünya bizi terörist olarak görmesine karşın, Hizbullah; Lübnan halkıdır. Bu bölgenin kendisi ve gerçeğidir. Biz, sadece evini koruyan insanlarız."

Bu sözler, Zeynep Bitar'a ait.

Şii kökenli, kendisini Hizbullah'ın parçası olarak niteleyen bir grafik tasarımcısı.

Beyrut'un sokaklarında, Zeynep'in son model cipiyle yol alarak, Dahiyye olarak bilinen Hizbullah kontrolündeki bölgeye doğru gidiyoruz.

Yol boyunca ağır silahlı askerleri, güvenlik noktalarını ve şehir merkezinde varlığını bir türlü anlamanın mümkün olmadığı tankları arkamızda bırakıyoruz.

Beyrut'un şehir merkezi ile Dahiyye arasındaki mesafe, arabayla sadece 10 dakika.

Fakat, iki bölge arasındaki ekonomik ve kültürel fark, kendimi başka bir şehre gitmiş gibi hissetmeme sebep oluyor.

Hizbullah kontrolündeki bölgede, ilk göze çarpan, geçmişten kalan kontrol noktalarının boş olması.

Yolda, bir tane bile polis görmek mümkün değil.

Ama bu; bölgenin daha az güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

Dahiyye, Beyrut'ta en az adi suçun işlendiği yer.

Bölge; Hizbullah'ın askeri gücü olan, Türkçesi "gizli polis" olarak geçen, Muhaberat'ın kontrolünde.

Dahiyye'ye girişimden hemen sonra, Muhaberat tarafından, yolum kesiliyor.

Şu an için, bölgeye girişler oldukça sıkı.

Turistler tarafından, fotoğrafları çekilen yerlerin, 2006 savaşında İsrail'in bombaladığı yerler olduğu gerekçesiyle bölgeye yabancı girişleri kontrol ediliyor.

İnşaat yardımı

Fakat, Türk olduğumu öğrenince girişime izin veriyorlar ve gitmeden ekliyorlar:

"Türkler, zaten yabancı değil."

Dahiyye'de ikinci dikkat çeken farklılık ise, Beyrut'un şehir merkezindeki reklam tabelalarının yerini, Hizbullah'ın şehit olarak nitelediği ölmüş askerlerin resimlerinin almasıydı.

Dahiyye'ye, ilk kez geçen sene gitmiştim.

2006 yılındaki savaşın tüm izleri hemen hemen duruyordu.

Fakat bu sene, binalardaki tahribat büyük ölçüde giderilmişti.

Neredeyse tüm binalarda kullanılan malzemenin aynı tarzda olduğunu görünce, konuştuğum bölge sakinleri, inşaat yardımının, Hizbullah tarafından yapıldığını söylüyorlardı.

Hizbullah'ın bölgedeki görevi, sadece inşaat malzemesi dağıtmak ile sınırlı değil.

Özellikle dine dayalı, siyasi örgütlenmenin de eksiğiyle Lübnan devleti, çoğu işlevini yerine getirmekte zorlanıyor.

Eğitim, sağlık, elektrik, su ve çöplerin toplanması gibi hizmetleri, Lübnan'ın diğer Şii bölgelerinde olduğu gibi Dahiyye'de de Hizbullah üstleniyor.

Şiilerin, nüfusun yüzde 30'unu oluşturduğu düşününce, Hizbullah'ın sosyal rolünü, Lübnan sokaklarında görmek oldukça kolay.

Bölgede, adalet sistemi de oldukça zayıf ve yavaş ilerliyor.

'Yargıda da varlar'

Lübnan'da, Birleşmiş Milletlere bağlı, barış gücü UNIFIL'in, 24 yıl boyunca sözcülüğünü üstlenmiş olan Timur Göksel, Hizbullah'ın vatandaşların başvurusu üzerine, mahkeme şuraları oluşturarak, adli sürece de katkı sağladığını söylüyor.

Hizbullah'ın, bölgedeki olumlu imajından ötürü, bu adli şuralara sadece Şii'ler değil, Sünni ve Hıristiyanlar da başvuruyormuş.

Hizbullah'ın devlet içinde devlet olmakla eleştirilmesini soruyorum Göksel'e.

Örgütün, devletin yapmadığı hizmeti yaptığını ve bunun karşılığında halkın sadakatini kazandığını söylüyor.

Fakat Hizbullah'ın da artık eskisi kadar böyle bir yükün altına girmek istemediğini ekliyor.

Lübnan'da beş ay süren siyasi krizin ardından Suudi Arabistan ve Amerika'nın desteklediği Sünni lider Saad Hariri başbakanlık koltuğuna oturdu.

Buna rağmen, bölgesel şartlar sonrasında oluşan yeni güç dengeleri nedeniyle, Suriye-İran destekli Hizbullah seçimi kaybetmesine karşın, yeni hükümette, geçen dönemden daha fazla bakanlık elde etti.

Bölgedeki tüm uzmanların üstünde birleştiği nokta Hizbullah'ın Lübnan siyasetinde eskisinden daha güçlü olması.

Kültürel hayat

Yeni kurulan hükümetin aldığı ilk karar, Hizbullah'ın silahlarını korumasına izin vermesiydi.

Hizbullah, Israil ve Amerikan yönetimi tarafından "terörist örgüt" olarak kabul ediliyor.

Fakat Lübnan'ın sosyal hayatında, uluslararası camiada algılananın aksine önemli bir rol oynuyor.

Dahiyye'den ayrılırken, İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ın 2006 yılındaki bir açıklaması aklımın bir köşesinde yankılanıyor:

"1982 yılında İsrail Lübnan'a girdiğinde Hizbullah yoktu. İsrail'in oradaki varlığı, Hizbullah'ı yarattı."

Hizbullah, Lübnan siyasetindeki gücünü hissettirmeye devam ediyor.

Siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal olarak da, devletin güçsüzlüğünden kaynaklanan büyük bir boşluğu dolduruyor.