Portre: Hüsnü Mübarek

Son güncelleme: 20 HAZİRAN 2012 - TSİ 09:30

Mübarek 4 Mayıs 1928'de Mısır'ın kuzeyinde bir köyde doğdu.

Yoksul bir aileden gelmesine karşın 1949'da Mısır Askeri Akademisi'nden mezun oldu.

1959'da, o dönem Mısır'ın en büyük silah tedarikçisi olan Sovyetler Birliği'ne gitti ve bu ülkede aldığı eğitimle bombardıman jetlerini kullanmayı öğrendi.

Mısır ordusunda zaman içinde yükseldi.

1973'te İsraille gerçekleşen Yom Kippur savaşında Mısır Hava Kuvvetleri'nin komutanı ve Savunma Bakan Yardımcısıydı.

Savaşın başında Sina yarımadasını işgal eden İsrail kuvvetlerine yönelik düzenlenen sürpriz Mısır saldırısında onun parmağı vardı.

Suikastla gelen ülke liderliği

Mısır savaşı kaybetmiş olsa da, savaş sırasında Mısır Hava Kuvvetleri'nin performansı, savaş sonrasında Mübarek'i bir ulusal kahraman haline getirdi.

Asıl ödülü iki yıl sonra Davlet Başkanı Enver Sedat tarafından Başkan yardımcılığında getirildiğinde aldı.

1979'da Sedat'ın İsrail'le imzaladığı Camp David barış anlaşmasında önemli rol üstlendi.

Anlaşmaya radikal gruplar muhalefet etti ve bu durum Mısır'da toplumsal bölünmeye neden oldu.

Müslüman Kardeşler de bu gruplar arasındaydı.

Radikal İslamcılar 1981'de Enver Sedat'a bir suikast gerçekleştirdi.

1981 yılında Sedat, başkent Kahire'de İslamcı militanların düzenlediği suikast sonucu hayatını kaybederken Mübarek saldırıdan kılpayı kutulmuştu.

Hüsnü Mübarek, Sedat'ın suikaste uğramasından sekiz gün sonra yemin ederek ülkenin yeni lideri oldu.

Sovyetler Birliği'nde askeri akademide eğitim görmüş ve Rusca konuşabilen bir lider olarak Batı ile ilişkilerini sağlamlaştırdı.

ABD ile yakın ilişkiler

ABD ile de yakın ilişkiler kurdu ve bu ülkeden milyarlarca dolarlık askeri yardım aldı.

Bu yüzden yıllarca bazı kesimler tarafından bir Amerikan kuklası olmakla eleştirildi.

Mübarek'in dış politikası nedeniyle Mısır'ın Arap Birliği üyeliği 10 yıl boyunca askıya alındı.

Üyelik 1989'da tekrar geldi.

Bu arada ülke içinde baskıcı rejim anlayışı git gide güçlendi.

Görevde olduğu onlarca yıl boyunca olağanüstü hal uygulamasını sürdürdü, polisin gözaltı yetkisini artırdı, temel hak ve özgürlükleri kısıtladı.

Saddam Hüseyin'in Kuveyt'i işgali, kendisinden bunu yapmayacağı sözünü aldığını iddia eden Mübarek'e büyük bir darbe oldu.

Mısır, Saddam karşıtı koalisyonda yer alırken bunun karşısında Saddam da Mübarek'in iktidarının devrilmesi çağrısında bulundu.

Ancak 13 yıl sonraysa Mübarek ABD öncülüğündeki Irak işgaline muhalefet edecekti.

Yıllar boyunca İrail ve Filistin arasında barış sağlanmasının bölgenin en önemli meselesi olduğuna inandı.

Mübarek dönemi boyunca içerideki baskılara rağmen ülke istikrarlı bir görüntü çizdi.

Yabancı yatırımlar ülkeden eksik olmadı.

Hüsnü Mübarek, ülke içi istikrarın ve ekonomik kalkınmanın hakim olduğu bir dönemde kontrolü elinde bulundurduğundan, halkın büyük bölümü de Mısır'da iktidarın tek elde toplanmasını kabullendi.

1987, 1993, 1999'da rakibi olmayan referandumlarda ve 2005'teki seçimlerde hep 'kazanan' oldu.

İsrail'le dostluk

Hamas'ın 2007'de Gazze'de iktidarını kurmasının ardından derinleşen krizde Mısır, İsrail'in tarafını tuttu.

Bu dönemde hem ülke içinde hem de ABD'den Mübarek'e yönelik ülkeyi demokratikleştirme yönündeki baskılar arttı.

Ancak Mübarek'in sonunu getirecek olan 2011 Ocak'ında Tunus'ta başlayan ayaklanmaların Mısır'a da sıçramasıydı.

Hüsnü Mübarek'in iktidarına ilk ciddi direniş 2011'in Ocak ayında yaşandı, göstericiler sokağa çıkma yasağına ve toplum polisine direnerek Mübarek'in istifa etmesi çağrısıyla sokaklara döküldü.

Milyonlar sokaklarda, yoksulluk, yolsuzluk, işşizlik ve baskılara karşı yürüdü.

Sonunu Arap Baharı getirdi

Özellikle Kahire'deki 18 günlük protestolar sonunda Mübarek iktidarı devrildi.

Kısa süre sonra Mübarek yargılanmaya başladı.

Davanın Haziran 2012'deki duruşmasında devrik lider protestoculara yönelik baskı emirleri nedeniyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Mübarek, 1 Şubat 2011'de "Bu değerli ulus benim yaşadığım, uğruna savaştığım, topraklarını, egemenliğini ve çıkarlarını savunduğum yerdir. Bu topraklarda öleceğim. Tarih, başkalarını olduğu gibi beni de yargılayacaktır." diye konuştu.

Ancak sonunda onu yargılayan halkı oldu.

İlgili Konular

BBC © 2014 BBC dış bağlantılardaki sitelerin içeriğinden sorumlu tutulamaz

Bu sayfayı en iyi şekilde görüntülemek için stil sayfalarını gösteren güncel bir internet tarayıcısı (CSS) gerekmektedir. Var olan tarayıcınızla sayfayı görüntüleyebilir, ancak görsel açıdan tüm olanaklardan yararlanamayabilirsiniz. Tarayıcı yazılımınızı güncellemeyi ya da CSS olanağını etkinleştirmeyi düşünebilirsiniz.