Çin Yılbaşısı'nın son 10 yıldaki değişimi

Son güncelleme: 11 ŞUBAT 2013 - TSİ 11:30

Çin ve Asya Ejderha Yılı'ndan çıktı ve yerini küçük biçimli ejderhayla temsil edilen Yılan Yılı'na bıraktı.

Çin geleneksel hayvan yıllarının başlangıç tarihleri ay takvimine göre belirlendiğinden Ocak sonu, Şubat başlarına denk geliyor.

Asya ülkelerinin geneli bu takvimi kullanıyorken Japonya’da ise geleneksel takvim hep daha önce oluyor.

Çin'de bulunduğum 10 yılda her şeyin hızlı değiştiği bu ülkede bu geleneksel bayram da hem içeriğiyle hem de sosyolojik olarak çok değişti.

Ancak bu değişim sınırları da zorlamaya başladı. Mesela ABD nüfusunun yüzde 4-5'ini oluşturan Asyalılar, hükümetten Çin Yılbaşısı'nın resmi olarak kullanılmasını talep ettiler.

Eskiden Çin Yılbaşısı, sadece Asyalılarındı ve dünya pek bilmezdi.

Ancak Çin sayesinde Atlantik yüzyılından Pasifik yüzyılına geçilmesiyle ve elbette iletişim kanallarının da çoğalıp çeşitlenmesiyle Asyalıların bu eğlencesi dünyanın da ilgisini çekmeye başladı.

Artık Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm dünya liderleri Çin'in yılbaşısını kutlamayı ihmal etmiyorlar.

Seyahatler artık yurtdışına

Çin'de her yıl seyahat edenlerin sayısı hep arttı. Daha önceleri 2 milyar dolayında olan seyahat sayısı bu yıl 3,4 milyarın üzerinde çıkacak deniliyor.

Bunda elbette, başta hızlı tren olmak üzere tüm ulaşım yollarına durmaksızın yapılan alt yatırımla doğrudan ilintili.

Elbette Çinlilerin zenginleşmesi de başka bir etken ve bu Çin Yılbaşısı'nın da içeriğini değiştirdi.

Bu bayram artık ciddi bir turizm etkinliği. Her ne kadar Çinlilerin yılbaşı akşamı ne yapıp edip aileleriyle birlikte olmaları gerekiyorsa da bu durum son 10 yılda büyük oranda değişti.

Geçen hafta konuştuğum orta yaşlı Pekinli bir kadın, "Geçen yılbaşında Hunan'a gezmeye gitmiştik. Öylesine kalabalıktı ki, insanlara sürtünerek, çarpışarak geziyorduk. O nedenle bir daha gitmem" diyor. Gelecek yıl yurtdışı planı varmış.

Varlıklı Çinliler artık ciddi sayıda yurtdışındalar.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki Çinli turistler başta lüks mallar için seyahat ettikleri Paris, Melbourne, Londra gibi tüm kentlerin yüzünü güldürüyor.

Çinli zenginler için "küresel kazanç kapısı" deniliyor. Öyle etki ediyor ki Londra bir yana sadece Manchester'da bile bu yılbaşında 50 bin kişinin katılması beklenen bir Çin yürüyüşü var.

Kumarın merkezi Makao'da otellerde yer yok ve bol odalar için kavgalar çıktığını okuyoruz.

Zengin Çinliler bu yıl dünyanın dört bir köşesindeler ve hükümetler Noel Baba beklentisindeler.

Metafizik Yılan Yılı için ne diyor?

Bu görüşe Malezya'dan bir Çin metafizik uzmanı da katılıyor.

Yılan Yılı'nda zengin Çinlilerin parasının Tayland, Vietnam, Malezya, Singapur ve Avustralya'ya akacağını söylüyor ama küresel sorunlar konusunda karamsar bir tablo çiziyor.

Dünya sorunları çözülemeyeceğini gibi 2014 yılına da sarkacakmış.

Bir Feng Shui uzmanı ise ABD'nin zenginliğini kontrol edemeyeceğini, bu zengin ülkede insanların daha da fakirleşeceklerini söylüyor.

Güvenlik sorunu artacağından ötürü bu iş yaşamını olumsuz etkileyecekmiş.

Ancak karşı coğrafyasında olduğundan ötürü Çin daha da ilerleyecekmiş.

Ancak Çin’de başta rüşvet nedeniyle ciddi skandalların bekleneceği ve bölünmeler olacağını belirten Feng Shui uzmanı büyümede az da olsa bir iniş bekliyor.

Pekin’deki değişim

10 yıl önce Pekin'de trafik sıkışıklığı nedir pek bilinmezdi. Ancak zengin Çinliler yüzünden Pekin'de trafiğe çıkacak araç sayısına sınırlama getirildi ama sorun çözülmüyor.

Dünyanın otomotiv endüstrisinin gözü Çin pazarına döndü. Çin'de geçen yıl yaklaşık 19 milyonun üzerinde araba üretimi ve satışı yapıldı ve her yıl olduğu gibi rekor kırdı.

Bu zenginlik başta Pekin ve büyük kentlerde olmak üzere ciddi enflasyon artışını da beraberinde getirdi.

Pekin kenti şu an Hong Kong'dan da pahalı bir kent. Pekin'den geçen hafta Hong Kong'a giden arkadaşım ünlü bir çikolata markasının tüm alışveriş merkezlerinde tüketilmiş olduğunu öğrenmiş.

Çünkü anakaradan gelen Çinliler, Hong Kong'daki tüm bu çikolataları yılbaşı hediyesi olarak satın almışlar.

Pekin eskiden çok daha boş oluyordu. Ancak bu yıl geçmiş yıllara göre daha fazla insan var. Sanırım Pekin nüfusunun 10 yılda iki katından fazla artmış olması bunun bir göstergesi.

Geleneksel havaî fişek, yeni düzene karşı!

Bir yaşlı Pekinli, “Pekinliler için yeni yılda iki şey önemlidir: Biri çok güzel yemekler, diğeriyse havaî fişekler” demişti. Haklıymış!

Bunu ben 2006 yılı yılbaşı kutlamalarında anlamıştım. Batı’nın kültür saldırısına direnme kararı alan Çin Komünist Partisi, havai fişek atma yasağını 2006 yılında, 12 yıl sonra gelenekleri sürdürebilme adına kaldırmıştı.

Ben o yılbaşı gecesine değin böyle bir muhteşem bir şey görmemiştim ve biliyorum bir daha hiç kimse göremeyecek.

Havaî fişek gösterileri yıllar boyunca azaldı ve geçen yıl neredeyse yoktu.

Ancak bu yılki yasaklara damga vuransa, havai fişeklerin "hava kirliliği" yaptığının keşfedilmesi oldu.

Son gün öğleden sonra cep telefonlarına bilgi geçen Pekin Belediyesi son rötüşlerle getirilen sınırlamaları yine anımsattı.

Çin'deki hava kirliliğinin nedeni havai fişeklerden çıkan dumanlarmış. Yani binlerce yıllık gelenek, kapitalizmin kurbanı oluverdi.

Haliyle bildiklerimiz birden değersizleşti: Petrol kaynaklarına ulaşımda zorlanan, alternatif enerji yatırımları gelişme hızına yetişemeyen Çin'in hep yüzde 70 kömüre muhtaç olduğunu okuyorduk.

Demek ki hava kirliliğini yaratan, şunun şurasında yılda birkaç gece göreceğimiz havaî fişeklerden çıkan dumanmış.

Ya Türklerin geleneksel hayvan takvimi!

Eski Türklerin de hayvan takvimini kullanmış olması görece az bilinen bir bilgi.

En önemli veriyse Göktürk Yazıtları'ndaki Kültigin Yazıtı'nda. Bu anıtın üstünde Kültigin'in ölümü üzerine "Koyun Yılı"nda dikildiği yazıyor.

Çin geleneksel takviminin ve hatta tarihi Çin kayıtlarının geçmişi binlerce yıl öncesine dayanıyor. Türklerin elle tutulur en eski yazıtı olan Göktürk Yazıtları'nın tarihiyse sadece MS. 8'inci yüzyıla kadar gidiyor.

Ancak şunu söyleyebiliriz: Bu geleneksel takvim tam bir Asyatik takvim.

2005 yılında TİKA, Orhun Yazıtları’nın orijinallerini müzeye taşımıştı. Bu özgün anıtlar müzeye alınmadan önce çevredeki Budistlerle görüşülmüş.

Müze açılışı için Moğolistan’a gittiğim sıra görüştüğüm, İstanbul Üniversitesi’nden Yüksel Dede, “Bu abideler, bu insanlar için çok kutsal. Çalışmaları önce hoş karşılamadılar. Onların inancında yer ve gök tanrılar var. Bu abideler de bu inancın bir parçası” demişti.

Beni şaşırtan ise Çin'de birçok yerde ve Pekin'deki Yasak Şehir'de de olan kaplumbağa figürünün Orhun Anıtları'nda da var olmasıydı.

Halbuki geleneksel Türk takviminde kaplumbağa yok. Demek ki Türkler de en az Çinliler kadar hayvan kültüyle içli dışlıydılar.

Çinlilerle ne denli içli dışlı olduğumuzu dünyanın bu ben uzun yaşayan hayvanı olan kaplumbağa ile simgeleştirmişiz.

Pekin 10 yılda daha kalabalık, evet daha fazla hava kirliliği yaşanan, oldukça pahalı, daha çok trafiğin olduğu bir kent oldu. Doğrusu ya, yaşanabilir kent olmaktan çıktı. Ama dünya gezmiş yabancılarla arada bir şöyle diyoruz: Dünyada iyiye giden kaç yer kaldı ki.

Yine de Çin demek halen Pekin demek: Artık sayıları azalsa da güzel bir çayevine gidip, klasik Çin müziğinde bir puar çayı içmenin keyfi halen en güzel bu kentte yaşanıyor.

İlgili Konular

BBC © 2014 BBC dış bağlantılardaki sitelerin içeriğinden sorumlu tutulamaz

Bu sayfayı en iyi şekilde görüntülemek için stil sayfalarını gösteren güncel bir internet tarayıcısı (CSS) gerekmektedir. Var olan tarayıcınızla sayfayı görüntüleyebilir, ancak görsel açıdan tüm olanaklardan yararlanamayabilirsiniz. Tarayıcı yazılımınızı güncellemeyi ya da CSS olanağını etkinleştirmeyi düşünebilirsiniz.