Piyanist teoloji profesöründen gönülsüz Papa'ya

Son güncelleme: 11 ŞUBAT 2013 - TSİ 15:11

Papa 16. Benediktus'un Katolik kilisesi liderliğinden 28 Şubat günü istifa edeceğini açıklaması herkes için sürpriz oldu.

Piyanist bir profesör olan Kardinal Ratzinger, 2005 yılında Papa 2. Jean Paul öldükten sonra onun yerine seçildiğinde, hiç bir zaman papa olmayı istemediğini söylemişti.

Papalığa seçildiğinde 78 yaşındaydı ve tarihte kilisenin başına seçilen en yaşlı liderlerden biri olmuştu.

Ama göreve gelir gelmez kiliseyi sarsan bir çok krizle başetmek zorunda kaldı.

Bunların en büyüğü de bazı rahiplerin adının karıştığı çocuk tacizi skandalıydı.

Görevde olduğu sekiz yıl boyunca bunun dışında bir çok gaf, hata ya da skandal yüzünden kilise içinden ya da dışından gelen eleştirilere göğüs gerdi.

Dünyanın hızla değiştiği ve ikibin yıllık tarihi olan geleneksel kurumları köklü bir şekilde sarstığı çok çetin bir dönemde göreve gelmişti.

'İçerdeki günah'

Çocuk tacizi skandalıyla ilgili iddialar, açılan davalar ve yayımlanan raporlar özellikle 2009 ve 2010 yıllarında iyice yoğunlaştı ve 16. Benediktus'un dönemine damgasını vurdu.

Kiliseye en çok zararı ise Katolik kilisesinin bir çok yerel yetkilisinin hatta Vatikan'ın çocuk tacizi vakalarının üzerinin örtülmesinde rolü olduğu, adı karışan din adamlarının korunduğu, hatta tacizlerini sürdürebilecekleri yeni görevlere atandıkları iddialarıydı.

Bütün bu suçlamalar gün ışığına çıktığında Vatikan'dan bir çok üst düzey yetkili medyayı suçlamayı seçmiş hatta Katolik kilisesine karşı bir komplo kurulduğunu öne sürmüşlerdi.

Ama Papa 16. Benediktus kilisenin bu olaylardaki sorumluluğunu kabul etmesi gerektiğini söyledi ve böylelikle doğrudan doğruya, "kilisenin içinde işlenen günah''a işaret etti.

Papa taciz mağdurlarıyla görüştü ve ilk kez onlardan özür diledi. Ayrıca rahiplerin taciz iddialarını bildirmesi gerektiğini vurguladı ve olaylara adı karışan din adamlarının görevden hızla uzaklaştırılmasını sağlayan kurallar getirdi.

Yine de yıllarca bu suçlamaların ciddiyetini anlamayarak gerekli adımları atmamakla suçlandı, yandaşları ise hiç bir papanın bu konuda kadar radikal adımlar atmadığını savunuyor.

'Tanrının Rottweiler'i'

Papalığa seçilmeden önce, asıl adı Joseph Aloisius Ratzinger olan Alman asıllı Kardinal 24 yıl boyunca, bir zamanların Kutsal Engizisyon Dairesi'nin yerine alan İnanç Doktrini Kurulu'nun başı olarak Vatikan'ın en etkili simalarından biri olmuştu.

Hatta kimileri ona bu göreve tutkulu bağlılığı yüzünden "Tanrının Rottweiler'i" lakabını bile takmışlardı.

Hitler Gençliği'ne katılmıştı

Joseph Ratzinger 1927'de Bavyeralı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası polisti.

Papalığa seçilen 8. Alman olan Ratzinger bir çok dil konuşuyor ve Mozart ile Beethoven'e hayranlığı ile biliniyor.

Bir keresinde, daha beş yaşındayken Münih'te gördüğü bir başpiskoposun kızıl giysilerinden çok etkilendiğini anlatmıştı. Nitekim papalığa seçildikten sonra yüzyıllar önce kullanılan başlıkları geri getirerek Vatikan'a has gösterişe ilgisini bir kez daha kanıtladı.

14 yaşında, dönemin Almanyası'nda bütün gençlerin katılması beklenen Hitler Gençliği'ne o da katıldı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Traunstein İlahiyat Fakültesi'ndeki eğitimi kesintiye uğradı ve Münih'deki uçaksavar birliğine alındı.

Savaşın sonuna doğru ordudan kaçtı ve kısa bir süre Müttefikler tarafından savaş esiri olarak tutuldu.

Papa'nın muhafazakar, geleneksel görüşleri 1960'lar Almanya'sının liberal ikliminde daha da güçlendi.

1959'da Bonn Üniversitesi'nde ders vermeye başladı ve 1966'da Tübingen Üniversitesi'nin ilahiyat bölümü başkanlığına getirildi.

Bu dönemde öğrencileri arasında Marxizm'in çok yaygın oluşundan rahatsızlık duyduğu biliniyor.

Daha sonraları kilisenin sosyal hareketliliklerin parçası olması gerektiğini savunan liberal teolojik yaklaşımlara, "Marxizm'e fazla yakın" olduğu gerekçesiyle savaş açacaktı.

Yumuşak başlı ve mütevazı

Ratzinger 1969'da memleketi Bavyera'daki Regensburg Üniversitesi'ne geçti ve dekan oldu.

1977'de zamanın papası 6. Paul tarafından Münih kardinalliğine atandı.

78 yaşında papalığa seçildiğinde, 1730'da 12. Clement'ten bu yana bu göreve getirilen en yaşlı din adamı olmuştu.

İlahiyat aleminde muhafazakar yaklaşımları ile bilinen Ratzinger eşcinsellik, kadınların rahip olması ve doğum kontrolü konularında uzlaşmaz tutumlar aldı.

Buna karşılık insan haklarına, doğanın korunmasına, yoksulluk ve adaletsizlikle mücadeleye sahip çıkışıyla da öne çıktı.

Papalığına damgasını vuran ana çizginin, yaygınlaştığını düşündüğü "Avrupa'daki ahlaki çöküş"e karşı Hristiyanlığın temel değerlerini savunmak olduğu söylenebilir.

Kişiliğine gelince, uzlaşmaz görüşlerine karşın kendisini tanıyanlar,'' ketum, yumuşak başlı ve mütevazı bir insan'' olduğunu söylüyorlar.

Bir kardinal bunu "çekingen ama inatçı" diye ifade etmişti.

Bağlantılar

İlgili Konular

BBC © 2014 BBC dış bağlantılardaki sitelerin içeriğinden sorumlu tutulamaz

Bu sayfayı en iyi şekilde görüntülemek için stil sayfalarını gösteren güncel bir internet tarayıcısı (CSS) gerekmektedir. Var olan tarayıcınızla sayfayı görüntüleyebilir, ancak görsel açıdan tüm olanaklardan yararlanamayabilirsiniz. Tarayıcı yazılımınızı güncellemeyi ya da CSS olanağını etkinleştirmeyi düşünebilirsiniz.