Kıbrıs kurtarma paketi: Suçlu kim?

Cumartesi sabahı görüşülen Kıbrıs kurtarma paketinin akıllıca olduğuna artık kimse inanmıyor.

Avrupa'da iktidar koridorlarında yetkililer birbirini suçlayarak eski tutumlarını değiştiriyor.

Pazartesi günkü konferansın ardından Avrupa maliye bakanları, küçük tasarruf sahiplerinin % 6,5'luk vergiden muaf tutulmasını istedi. Buna uygun olarak Kıbrıs maliye bakanlığı, mevduatları 20 bin euro'yu aşmayanlardan vergi alınmamasını öneriyor.

Fakat kurtarma paketinin ana halkasını oluşturan ve Kıbrıs'ın 6 milyar euro bulmasını gerektiren önkoşulun yerine getirilip getirilemeyeceği hâlâ şüpheli.

Kıbrıs Merkez Bankası Müdürü Panicos Demetriades, bankalar açıldığında para çekilmesi sonucu mevduat hesaplarında %10 azalma öngörüyor.

Kıbrıs hükümeti, finans sektörünü yıkıma uğratacağı korkusuyla 100 bin euro'dan fazla olan mevduatlara % 15 vergi uygulaması önerisini reddetti. Bunun yerine % 9,9 oranı uygulanacak.

Vergi oranı yüksek olursa Kıbrıs'ta en büyük yabancı yatırımcı olan zengin Rusların yatırımlarını çekmesinden endişe ediliyor. Kıbrıs maliye bakanı, Rusların öfkesini yatıştırmak ve açıklama yapmak üzere Moskova'ya gidiyor.

İflasın eşiğinde

Kıbrıslılar kurtarma paketi yüzünden ekonominin en önemli alanlarından olan finans sektörünün zayıflayacağını, bunun da zenginler için vergi cennetleri istemeyen Almanya gibi ülkelerin işine geleceğini düşünüyor.

Peki Avrupa böyle bir düğümü nasıl yarattı?

Her zamanki gibi işin başını Almanya çekiyor. Başbakan Angela Merkel "Kıbrıs bankalarında tasarrufu olanların Kıbrıs'ın kurtarma paketine katkıda bulunması gerekir" diyor. Yani bu yükün sadece diğer ülkelerin vergi mükelleflerinin sırtına yıkılmasını istemiyor.

Kıbrıslılar, tasarruf sahiplerinin vergilendirilmesi fikrinde diretenin Almanya ve IMF olduğunu düşünüyor.

Buna karşı koymaya kalkışırlarsa Avrupa Merkez Bankası Kıbrıs'ın iki büyük bankasına kredi vermeme tehdidinde bulunuyor. Bu durumda bankaların çökmesi ve ülkenin iflasın eşiğine gelmesi sözkonusu.

Kıbrıs'ta protestolar başladığında Almanya maliye bakanı, vergilendirme kararının Avrupa Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası'na ait olduğunu ve bu kurumların Kıbrıslılara açıklama yapma sorumluluğunu alması gerektiğini vurguladı. Berlin vergilendirmeden yana, ama küçük tasarruf sahiplerini değil.

Belli ki bu konudaki tartışmalar daha devam edecek.

Domino etkisi

Avrupalı yetkililer her ne kadar bu vergilendirmenin bir defaya mahsus olduğunu söylese de İtalya ve İspanya gibi ülkelerde mevduat sahipleri kendilerine de benzer uygulamada bulunulabileceğini düşünecek.

Avrupa maliye bakanlarının Avrupa çapındaki banka hesabı sigortası uygulamasını da ellerinin tersiyle itebileceklerine dair şüpheler de var.

Avrupa'nın güney ülkelerinden Almanya gibi kuzey ülkelerine karşı biriken hoşnutsuzluk ise ayrı bir sorun. Lefkoşa'daki birçok protestocu Almanya'ya şüpheyle yaklaşıyor.

Diğer kurtarma paketlerinde olduğu gibi burada da uygulanacak tedbirlerin ekonomiyi korumaktan çok zarar vermesinden korkuluyor.

Kıbrıs, Avrupa'ya, Euro Bölgesi krizinin ne kadar tehlikeli olduğunu hatırlatıyor.

İlgili haberler