4 soru ve 4 yanıtta Kuzey Kore'yle nükleer kriz

Kuzey Kore ordusu

Birleşmiş Milletler'in yaptırımları sıkılaştırmasının ardından Kuzey Kore yönetimi, ABD'ye ve Güney Kore'ye tehditler yağdırmaya başladı.

Bu tehditlere, nükleer silah üretiminin beslendiği reaktörün yeniden çalıştırılacağı duyurusu eklendi. BBC, Kuzey Kore'nin ABD'ye ve komşularına yönelik tehditlerinin ne kadar gerçekçi olduğunu inceliyor.

Kuzey Kore'nin dili neden tehditkâr?

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, eskiden beri düşman olarak gördüğü ülkelere karşı saldırgan bir dil kullanıyor.

Kuzey Koreli bir müzakerecinin 1994'te, Güney Kore'nin başktenti Seul'ü "ateş denizine" çevireceklerini söylemesi üzerine, yarımadanın güneyindekiler panik halinde temel ihtiyaç maddeleri stoklamaya başlamıştı.

ABD Başkanı George W. Bush'un 2002'de Kuzey Kore'yi "şer ekseni" içinde saymasına Pyongyang'ın yanıtı, "Saldırganları acımasızca haritadan sileceğiz" oldu.

Kuzey Kore ordusu geçen Haziran ayında, ağır silahların Güney Kore medya gruplarına doğrultulduğunu belirterek, "acımasız bir kutsal savaş" tehdidi savurmuştu.

Güney Kore'de ne zaman yeni bir lider başa geçse, bu tehditlerin dozu artıyor.

Birçok gözlemci Kuzey Kore'nin bu söylemini 'kuru gürültü' olarak görse de, bazıları bölgede ciddi çatışma tehlikeleri olduğuna dikkat çekiyor.

Güney Kore'deki Yonsei Üniversitesi'nden Prof. John Delury şöyle diyor: "Kuzey Kore medyasını takip ederseniz, sürekli ABD ve Güney Kore'ye, bazen de Japonya'ya yönelik kavgacı bir dil kullanıldığını görürsünüz ve bunların hangisini ciddiye almak gerektiğini anlamak zordur. Ama, 2010'da bir Güney Kore adasına yönelik topçu saldırısındaki gibi, gerçekten bir şey olduğu durumlara bakarsanız, çok açık uyarılar olduğunu görürsünüz."

Kuzey Kore sürekli, bölgedeki askeri tatbikatların bölgede çatışma çıkarabileceği uyarısında bulunuyor.

Prof. Delury, Pyongyang'ın niyetlerini yanlış okumanın ve onun yapabileceklerini yanlış hesaplamanın, Washington ve Seul'ü, Kuzey Kore batağına soktuğunu söylüyor.

Tehditlerin arkasında ne var?

Pyongyang'dan gelen son 'önleyici nükleer saldırı' tehdidi, BM yaptırımlarından ziyade, Güney Kore ve ABD arasındaki ortak tatbikata bir karşılıktı.

Londra'daki düşünce kuruluşu Royal United Services Institute uzmanlarından Andrea Berger, daha önce ABD'yi, Kuzey Kore'yi balistik bir tehdit olarak gördüğü için suçlayan Pyongyang yönetiminin, şimdi Amerikan anakarasını balistik füzeyle vurmaktan bahsettiğine dikkat çekiyor.

Birçok uzman, bu tehditlerin ardında, ABD ile barış anlaşması yapmam isteğinin yattığını düşünüyor.

Berger, "Büyükçe bir askeri güçleri olmadıkça görüşmelerde ciddiye alınmayacaklarına inanıyorlar. Bu, Pyongyang'ın tarihsel 'önce askeriye' politikasının ekseni." diyor.

ABD zaman zaman Kore Yarımadası'nda ön plana çıkıyor.

Prof. Delury'ye göre, Kuzey Kore'nin tehditler savurmasının sebeplerinden biri de, Beyaz Saray tarafından görmezden gelinmek istememesi.

Kuzey Kore'nin liderleri de, ellerindeki füze programının güdüklüğüne bakarak, nükleer bir saldırıda bulunmanın boş yere intihar anlamına geleceğini anlıyor olmalı.

Daha önce yapılan anlaşmalardan çekilmek de fazla bir şeyi değiştirmiyor, çünkü bu anlaşmaların birçoğu zaten uygulamaya konulmamıştı.

Ancak Kuzey Kore'nin karadan veya denizden Güney Kore ile sınır çatışmasına girmesi olası görülüyor, zira daha önce bu yaşanmıştı.

Yongbyon nükleer reaktörünün yeniden faaliyete geçmesinin, nükleer silah programına plütonyum sağlayabileceği söyleniyor. Uzmanlara göre, Yongbyon'daki tesislerde atom bombası yapmaya yetecek derecede uranyum zenginleştirmek mümkün.

Diğer yandan, Kuzey Kore'nin uranyum zenginleştirme imkanı sağlayan kaç gizli tesisi olduğu bilinmiyor. Hatta, 12 Şubat'taki nükleer silah denemesinin uranyum bazlı olup olmadığı da belirsiz.

ABD'ye yönelik tehditlerin anlamı?

Kuzey Kore, Aralık ayında uzaya uydu fırlattığını duyurmuştu.

Fırlatılan roketin parçaları üzerinde yapılan incelemede, bunların menzilinin 10 bin kilometreden fazla olduğu anlaşıldı. Yani, ABD, Kuzey Kore'nin vuruş menzilinin içinde.

Fakat, Kuzey Kore'nin uzun menzilli bir füzeyi hedefine ulaştıracak güdümleme sistemine sahip olduğu sanılmıyor. Kıtalararası bir füzeyi atmosfer içine tekrar sokabilecek teknolojiye de henüz sahip değiller.

Pyongyang'ın nükleer savaş başlığı taşıyan bir füzeyi ABD'ye fırlatma olasılığı ise yok denecek kadar az. Çünkü, bir savaş başlığına katılacak kadar küçük bir nükleer aygıt geliştirebildikleri sanılmıyor.

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü IISS'ye göre, Aralık ayında fırlatılan roket, Kuzey Kore'nin Amerikan sahillerine 'bir şey' fırlatabileceğini göstermesine rağmen, nükleer başlıklı balistik füze fırlatmaktan yıllarca uzaktalar.

Ancak Kuzey Kore, bu teknolojiyi edinmeye oldukça istekli. Son yaptıkları nükleer denemenin büyüklüğü, 2009'dakinin iki katıydı.

Resmi açıklamada, ateşlenen atom bombasının "daha hafif ve minyatürleştirilmiş ama daha patlayıcı" olduğu belirtilmişti.

Kuzey Kore'nin ABD hedeflerini vurması için füzelerini illa ki Amerika kıtasına doğrultması gerekmiyor. Güney Kore'de 28 binden fazla, Japonya'da 40 bin Amerikan askeri mevcut. Ayrıca, Filipinler açıklarındaki Guam adasında büyük bir ABD üssü kurulu.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında yapılan anlşmalara göre, Japonya'ya bir saldırı olması durumunda ABD'nin koruma yükümlülüğü var.

Washington yönetimi, müttefiklerini Kuzey Kore'den gelecek herhangi bir saldırıdan "tamamen" koruyabileceğini vurguluyor.

Güney Kore'nin tehditlere yanıtı ne?

Kore Savaşı'nın sona ermesinden bu yana, Pyongyang her fırsatta, komşularını ve bölgedeki yabancı güçleri vurma yeteneğini sergiledi.

Sarı Deniz'de seyreden Güney Kore gemisi Dangpo'yu 1967'de Kuzey Kore tarafından batırılması nedeniyle 39 mürettebat hayatını kaybetti.

Bir yıl sonra, uluslararası karasularında izleme görevinde bulunan ABD savaş gemisi USS Pueblo, Kuzey Kore tarafından ele geçirildi. Gemideki askerlerden biri ölürken, 82'si casusluk yaptıkları iddiasıyla hapse atıldı. 11 ay sonra mürettebat iade edilirken, gemi geri verilmedi.

Güney Kore'nin 1998-2008 döneminde "Günışığı Politikası" çerçevesinde Kuzey Kore ile ilişkileri derinleştirmeye yönelmesiyle, bu tür çatışma tehditleri azaldı.

Ancak Mart 2010'da tartışmalı karasularında gezinen Güney Kore savaş gemisi Cheonan, bir patlama sonucu ortadan ikiye bölündü ve 46 denizci öldü.

Seul hükümeti, patlamaya Kuzey Kore torpidosunun yol açtığını iddia etti fakat Pyongyang yönetimi bunu reddetti.

Aynı yıl Kasım ayında, Kuzey Kore topçuları, Güney Kore'ye bağlı Yeonpyeong adasını vurdu. Kuzey Kore, iki asker ile iki sivilin ölümüne sebep olan saldırının, sınıra çok yakın olan adada yapılan tatbikata misilleme olduğunu duyurdu.

Sovyet Rusya donanımlı Kuzey Kore ordusunun 1 milyondan fazla askeri var.

Sınır bölgesindeki ağır topçu birliklerinin menzili içinde, Güney Kore'nin başkenti Seul de var.

IISS tahminine göre, Kuzey Kore birliklerinin yaklaşık % 65'i ve toplam ateş gücünün % 80'i, iki kesim arasındaki silahsızlandırılmış bölgeye 100 kilometrelik mesafede bulunuyor.

İlgili haberler