Margaret Thatcher: Politikaya 'çanta koyan' kadın

İngiltere’nin eski başbakanı Margaret Thatcher’ın bakanların korkulu rüyası olan bir çantası vardı.

Evrakları dosyalara koymak yerine bu çantada taşırdı. Biri birşey söyledi mi, hemen o çantadan çıkaracak bir belge olurdu çoğu zaman.

Demir leydi çantayı kapıp masanın üzerine koydu mu, belli ki söyleyeceklerine itiraz kabul etmeyecek; çanta oldu mu akan sular duracaktı.

Hatta bir ara salondan çıktığında “Nasıl olsa çanta burada, toplantıya başlayabiliriz” dendiği bile olmuştu.

Çanta koymak, 'posta koymak'tı.

O yüzden Oxford sözlüğüne “handbagging” diye bir deyim girdi.

Çantanın ünü okyanusları aşınca, Reagan yönetiminin Dışişleri Bakanı George Schultz da Thatcher’a bir çanta hediye etti.

Schultz “Gereksiz tartışmalara uygun bir şekilde son vermeniz için tarihin ilk Büyük Çanta Nişanı’nı takdimimdir” diye de ekledi.

'Toplumu bölen lider'

Londra'da 87 yaşında ölen eski başbakan Margaret Thatcher'ın ülkeye bıraktığı miras tartışılırken, herkesin birleştiği tek bir konu var:

Demir leydi ya hayranlık uyandırır ya da kendisinden nefret edilirdi. Ancak kendisine kayıtsız kalmak mümkün değildi.

Yaşamında olduğu gibi, ölümünde de böyle oldu: Ardından yas tutanlar da var, sokaklarda parti yapanlar da.

Thatcher konusunda İngiliz halkı ikiye bölünmüştü.

Image caption Pek anlaşamadığı söylenen Kraliçe ile

Ardından yapılan haber programlarında da bu konu sık sık vurgulandı, 'ülkeyi en çok bölen lider' olduğu söylendi.

1983-1990 yılları arasında Thatcher'ın danışmanlığını yapan Lord Powell, ölümünden bir önceki geceye kadar Thatcher'ın yanında bulunan dostlarından.

Powell, Thatcher'ın siyasi tartışmalarda 'Nuh deyip, Peygamber demeyen' bir tavrı olduğunu söylüyor.

Powell'a göre eski başbakan, bazı konularda görüşlerini bu şekilde oluşturuyordu.

"Ancak bu sizi dinlemediği anlamına da gelmezdi" diyor Powell, "Ertesi gün bir de bakardınız ki sizin savunduğunuz noktalardan bazılarını sözlerine eklemiş. Tabii bunu yüzüne vuramazdınız, o da başka."

'Her iş bana bakıyor'

Margaret Thatcher'ın 'dediğim dedik' tavrı, ona 'demir leydi' unvanını kazandırdı.

Bu ismi takan ise 'demir perdeden' gelme bir Rus gazeteciydi.

Thatcher'ın Muhafazakar Parti liderliğine seçilmesine karşı olan Kenneth Clarke, buna rağmen Thatcher hükümetlerinde çeşitli bakanlıklarda bulunmuştu.

O zamanlar özellikle Avrupa Birliği ile ilişkiler konusunda Thatcher'la çatışan Clarke, eski başbakanın 'dayatmacı' tavrının bakanlar kurulu içinde sonradan liderlikten alaşağı edilmesine kadar varacak hoşnutsuzluğu tetiklediğini anlatıyor:

"Bir gün bakanlar kurulu toplantısının sonunda 'Niye bu hükümette her işi ben yapmak zorunda kalıyorum' diye çıkıştı. Diyemedik ki, öyle yapmasa, hepimiz işimizi daha iyi yapacaktık."

Image caption Thatcher 'gerçekten kadın mı' diye soran Çin lideri Deng Şiaoping ile

Thatcher, tarihe tartışmalı politikalarının yanı sıra, İngiltere'nin ilk, ve şimdiye kadarki son kadın başbakanı olarak geçti.

Erkeklerin dünyasında bir kadın

Thatcher kadınlığını politikada bir dezavantaj değil, avantaj olarak öne çıkardı. Fransız gazetelerinde kendisinden ev kadını diye bahsedildiği söylenince, bundan gurur duyduğunu ifade etti.

Bir konuşmasında can alıcı noktayı vurgularken sözlerini "Her kadın bilir ki sufle iki kere kabarmaz" diye vurguladı.

Ancak kadınlar için, örnek oluşturmanın dışında ne yaptığı tartışmalı.

Uzun iktidar döneminde kabinesine sadece bir kadın aldı.

Diğer kadın konularında da fazla ön plana çıkan bir girişiminden söz edilmiyor.

Yine de kadın seçmenleri çektiği biliniyor.

Zamanında, başında Thatcher var diye Muhafazakar Parti'ye oy veren bir kadın, bunun nedenini şöyle açıklıyor:

"Derdimizi Maggie'ye söyleriz, o nasıl olsa erkeklere kabul ettirir diye düşünüyorduk."

Thatcher'ı örnek alan genç kadın politikacılardan biri de, "Benim çocukluğumda ülkenin başında Kraliçe, hükümetin başında Margaret Thatcher vardı." diyor, "Bir gün anneme, 'Erkekler ülke yönetebilir mi?' diye sorduğumu hatırlıyorum."

Sert politikaları karşısında Çin lideri Deng Şiaoping'in bir İngiliz gazetecisine "Thatcher hakikaten kadın mı?" diye sorduğu söyleniyor.

Popüler kültür

Margaret Thatcher, İngiltere'de komedyenlere en fazla malzeme veren siyasetçilerden biri olarak da anılacak.

Bir zamanların popüler hiciv programı Spitting Images'de en çok kullanılan karakterlerden biriydi.

Ünlü isimlerin kuklalarıyla oynatılan skeçlerden oluşan ve ismi "hık demiş, burnundan düşmüş" manasına gelen bu programda Thatcher'ın restoranda çiğ et ısmarlayan biri olarak gösterildiği olmuştu.

Tabii Thatcher efsanesi, Hollywood'a da taşındı ve başrolünü Meryl Streep'in oynadığı bir filme konu oldu.

Tarihi miras

Thatcher'ın tarihe bıraktığı miras kuşkusuz birçok yönüyle tartışılacak.

Image caption 2011'de Christie's müzayede salonunda satılan ünlü çanta

Thatcher deyince akla ilk gelen görüntülerden biri, sokaklarda belediye vergisini protesto edenlerin üzerine yürüyen polis olmaya devam edecek.

Sendikaları tırpanlayan, işçi sınıf yerine orta sınıf oluşturmaya ağırlık veren bir toplum mimarı olarak ananlar da olacak, Avrupa Birliği'ne 'çanta koyan' bir lider olarak hatırlayanlar da.

Falkland Fatihi de denecek belki, şimdiden olduğu ekonominin yapısını, toplumun dokusunu geri dönülmez bir şekilde değiştirdiğini söyleyenler de.

Ancak Lord Powell'ın deyimiyle Thatcher 'kendisi unutmuş olsa da' İngiltere'yi AB'ye sokan lider.

Ve olumlu da olsa, olumsuz da olsa, İngiliz siyaset tarihinin en dikkat çekici isimlerinden biri.

Thatcher'ın ünlü çantasına gelince, birkaç yıl önce açık arttırmada satıldı, ancak fiyatı beklenen düzeye ulaşmadı.

İlgili haberler