KESK davası: Hem 'terörist,' hem 'akil insan' olmak

12 Haziran'da yapılan operasyonla gözaltına alınan, 72 KESK üyesi ve yöneticisinin yargılandığı davanın ilk duruşmasında 22 tutuklu sanık tahliye edildi.

Davada yargılanan sendika üyeleri savcılık tarafından "PKK'nın şehir yapılanması'' olarak nitelenen KCK'ya üye olmakla suçlanıyorlar.

Duruşmanın başlamasından önce adliyenin önünde toplanan yüzlerce KESK'li yargılananlara destek olmak için bir araya geldi.

Davada tutuksuz yargılananlardan ve çözüm sürecinde belirlenen "akil insanlar" komisyonuna seçilen KESK Genel Başkanı Lami Özgen de duruşmaya katılmak üzere Ankara Adliye Sarayındaydı.

Aynı zamanda CHP'li ve BDP'li milletvekilleri de adliye'ye gitti.

Savunmalarını yapmayan 4 sanık hakkındaki adli kontrolün devamını kararlaştıran mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi.

Yerel siyasetçilerin yanısıra uluslararası düzeyde 175 milyon işçiyi tesil eden Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu İnsan ve Sendika Hakları yetkilisi Frank Williams ile Fransa Öğretmenler Sendikası Sekreteri Roger Ferrari de duruşmayı izleyenler arasındaydı.

İsveç, Yunanistan, İngiltere, Almanya ve Belçika'dan 23 sendikacı KESK'liler dayanışmalarını göstermek amacıyla Türkiye'ye giderken, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu yetkilisi Frank Williams, yargı sürecini yakından takip ettiklerini söyledi.

Williams, BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlarken, "Türkiye'deki yargı sisteminin genel olarak muhaliflere ama bu konu bağlamında sendikalara yönelik saldırılarını görüyoruz. Yasaların sendikaları ve üyelerini hedef almak konusunda Türkiye'nin sicili, Zimbabwe gibi pek çok ülkeden daha kötü" diyor.

Williams, sendikal haklar konusunda Türkiye'yi yakından izlediklerini, davayla ilgili bir rapor hazırlayacaklarını da vurguladı.

'Hem terörist hem de akil insan'

Davanın en dikkat çeken sanıklarından biri ''terör örgütü yöneticisi'' olmakla suçlanan KESK Genel Başkanı Lami Özgen.

''Akil insan'' listesinde de yer alan Özgen, Türkiye'de barış ikliminin oluşması için en çok çalışan taraflardan biri olduğunu savunarak, akil insanlar arasında olmasının doğal olduğunu söylüyor.

Özgen, "hem terörist, hem akil insan olmak, benim, bu ülkenin ve 30 yıldır çözülemeyen Kürt sorunun trajedisini yansıtıyor." diyor.

KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul, konfederasyonun son bir yıldır yoğun bir kampanyaya hedef olduğunu, 121 KESK üye ve yöneticisinin tutuklu olduğunu anımsatıyor.

İddianamede yasadışı faaliyetler arasında, 21 Aralık ve 23 Mayıs'ta yapılan yüzbinlerce kamu emekçisinin katıldığı grevlerde bulunmanın da sayıldığını söylüyor.

Kimlik tespitinin yapılması sırasında sanıkların çoğu Kürtçe "buradayım" anlamına gelen "ez li virim" diyerek yoklama verdi.

Sanıklara aylık gelirleri, meslekleri, okur-yazar olup olmadıkları soruldu.

Yargılanan KESK'lilerin verdikleri bazı yanıtlar hem sanıkları hem izleyicileri güldürdü.

Bir sanığa mal varlığının sorulmasının ardından, sanığın "Var ama hepsini çocuklar aldı, şimdi bir şey yok" demesi en çok gülümseten cümlelerden biri oldu.

İlgili haberler