ABD'de kaçak göçmenlik kabusu bitecek mi?

"Bizler göçmeniz, suçlu değil..."

"Ailelerimizi bir arada tutun, vatandaşlığa giden haritayı şimdi çıkarın!"

"Göçmen reformu istiyoruz ve şimdi istiyoruz! Bunu yarın değil, bugün istiyoruz!”

"11 milyon için vatandaşlık"

"Si, se puede!" (İspanyolca: Evet, yapabiliriz!)

Kendimi biraz da tesadüfen yanlarında yürürken bulduğum yüzlerce kişinin, ellerinde taşıdıkları dövizler ve bağırdıkları sloganlarda kullandıkları cümlelerdi bunlar...

"Biraz tesadüfen" diyorum, çünkü ülke çapında onbinlerce kişinin kaçak göçmenlere vatandaşlık yolunu açacak yasa değişikliği için bu hafta sokaklara döküleceğini biliyordum, ama bu gösterilerden biriyle Connecticut eyaletinin başkenti Hartford’da, hem de tam benim yürüdüğüm sokakta karşılaşmak, bu hareketin giderek nasıl güçlü bir zemin kazandığına ilk elden tanık olmamı sağladı.

Kırmızı-turuncu renklerinin hakim olduğu bu insan seli, Washington’dan California’ya, New York’tan Georgia’ya kadar en az 18 eyalette Amerika’daki göçmenlik sisteminin artık işlevini yitirdiği ve sayıları 11 milyon olarak tahmin edilen kaçak göçmene vatandaşlık kapısının açılması gerektiği mesajını vermek için adeta tek vücut olmuştu.

Sırf başkent Washington’a 400’ü aşkın otobüsle 2000’e yakın kişi, yürüyüşe katılmak için Amerika’nın pek çok yerinden akın etmişti.

"Konu Latin kökenli konusu değil"

Ellerinde göçmenlik ihlalleri nedeniyle her gün sınır dışı edilen kişilerin sayısını temsil eden kağıt çiçekler ve pankartlar... Başlarında kırmızı kasket, üstlerinde kırmızı-turuncu tişörtler... Sloganların çoğunluğu kulağa İspanyolca gelse de, organizatörler bunun sadece Latin kökenli kaçak göçmenlerle ilgisi olmadığını vurgulamak için özel çaba sarfettiler.

Hartford Eyalet Meclisi’nin dışında toplanan kalabalığın büyük çoğunluğu Karayip göçmeni ve Connecticut’un Asya-Pasifik / Amerikan İşleri Komisyonu üyeleriydi, ama sorularımı yanıtlayanların hemen hepsi aynı noktada birleştiler:

“Burada konu Latin kökenliler değil, konu hepimiz...”

Peki, kaçak göçmenlik sorunu yıllardır Amerika’nın siyasi gündeminde önemli bir yer tutmasına rağmen neden böyle bir kampanya ve neden şimdi?

Sivil toplum örgütleri ve sendikaların da katılımıyla “Vatandaşlık İçin Yürüyüş” adı verilen bu eylem, Kongre’nin hem Temsilciler Meclisi, hem de Senato kanatlarının 1980’den bu yana ilk kez göçmenlik sisteminde ciddi bir reformu hayata geçirmek için kolları sıvadığı kritik bir zamana denk geldi. İki parti tarafından da desteklenen benzer bir tasarı, 2007 yılında da gündeme gemiş, ancak Senato’dan geçememişti.

Kongre, 2010 yılında da ABD’ye çocukluk dönemlerinde kaçak olarak gelen genç göçmenlere yasal statü kazandırılmasını öngören “Rüya Yasası”nı tartışmış, ancak kabul etmemişti.

Göçmenlik reformu çabaları, Latin kökenli seçmenlerin ezici biçimde Başkan Barack Obama ve diğer Demokrat adayları destekledikleri Kasım seçimlerinden bu yana önemli ölçüde hız kazandı ve Obama’nın ikinci görev döneminin en öncelikli konularından biri haline dönüştü. Obama, Şubat ayındaki Ulusa Sesleniş konuşmasında da Kongre’yi, göçmenlik konusunda bir an önce köklü değişiklikler yapmaya çağırdı.

Cumhuriyetçilerin açmazı

ABD’deki kaçak göçmenlerin yarısından fazlasının Latin kökenli olması, daha çok Latin oyu kazanmak isteyen Cumhuriyetçileri de, göçmenlik reformunu bir şekilde destekleme zorunluluğuyla karşı karşıya bıraktı.

Nitekim Şubat ayından bu yana olası bir yasa tasarısı üzerinde müzakereler yapan dört Demokrat ve dört Cumhuriyetçi senatörün bu tasarıyı bugünlerde Senato’nun gündemine getirmesi ve tasarının Mayıs sonundan önce oylamaya sunulması bekleniyor. Temsilciler Meclisi’nde de iki partili benzer bir tasarı kaleme alınıyor.

Kongrenin Demokrat üyeleri ABD’de yasadışı olarak bulunan yaklaşık 11 milyon kişiye vatandaşlık yolunu açacak kapsamlı bir reformdan yana. Ancak Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğa sahip olan Cumhuriyetçiler, tasarının önce kendi içlerinde kapsamlı biçimde tartışılması koşulunda ısrar ettiler.

Ayrıca Senato’da müzakere edilmekte olan tasarı, kaçak göçmenlere yasal statü kazandırmadan önce sınırlara sıkı güvenlik önlemleri getirilmesini şart koşuyor. Buna göre ABD’nin Meksika sınırında yapılan keşif ve gözlemler daha da sıklaştırılacak ve yüksek riskli bölgelerde sınırdan kaçak geçiş yapanlara daha fazla tutuklama getirilecek.

Tasarının yasalaşması, ayrıca onbinlerce yasal göçmenin ABD’ye misafir işçi programı çerçevesinde gelmesini de mümkün kılacak.

Daha sıkı göçmenlik yasasından yana olanlar ise, böyle bir reformun eyalet ve yerel yönetimlerin mali sorunlarını daha da kötüleştireceğini ve daha fazla yasadışı göçü tetikleyeceğini savunuyorlar.

Göçmenlik düzeylerinde azalmadan yana olan “Numbers USA” adlı grubun başkanı Roy Beck, dünkü yürüyüşlere imalı bir atıfta bulundu ve “iş bulamayan 20 milyon Amerikalı için de yürüyüş yapılmalı” ifadesini kullandı.