Fazıl Say'a Hayyam twitinden 10 ay hapis

Besteci ve piyanist Fazıl Say, twitter üzerinden paylaştığı Ömer Hayyam rubaisinde "dini değerleri alenen aşağıladığı" iddiasıyla açılan davada suçlu bulundu.

Mahkeme, 10 ay hapis cezasına çarptırdığı Say hakkındaki hükmü beş yıl süreyle erteledi.

Fazıl Say, karar sonrası yaptığı açıklamada, "Mahkeme sonucu çıkan karar için yurdum adına çok üzgünüm. İfade özgürlüğü açısından hayal kırıklığına uğradım. Hiçbir suçum olmamasına rağmen ceza almış bulunmam şahsımdan çok, Türkiye'deki ifade ve inanç özgürlüğü adına kaygı vericidir" dedi.

Twitter hesabı aracılığıyla Ömer Hayyam'a ait olduğunu belirttiği rubaileri paylaştıktan sonra sanık durumuna düşen sanatçı, İstanbul 19. Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılandı.

"Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçu atfedilen Say hakkında 9 ay ila 1,5 yıl arasında hapis cezası isteniyordu.

BBC okurlarının bu konudaki yorumlarını okumak, tartışmamıza katılmak için tıklayın

İddianamedeki suçlama

Twitter mesajlarına yer verilen iddianamede, Say'ın kullandığı ifadelerin "kamusal barışı bozmaya elverişli olduğu" iddia edilerek, "Yeryüzünde yaşayanların büyük çoğunluğunun mensubu oldukları üç büyük dinin mensuplarının ortak değerleri olan Allah, cennet ve cehennem gibi kavramlara yönelik hislerini nedensiz yere incitecek ve bu kavramların anlamsız, gereksiz ve değersiz olduğu kanaatini uyandıracak şekilde dini değerleri aşağılamak kastıyla yazıldığı kanaatine varılmıştır" deniliyordu.

Say suçlamayı reddediyor.

Say hakkındaki soruşturma üç kişinin suç duyurusu ardından başlatılmıştı.

Avrupa Birliği, Fazıl Say hakkındaki karardan endişe duyduğunu belirtti.

Avrupa Komisyonu Sözcüsü Maja Kocijancic ''AB Komisyonu, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda ifade özgürlüğüne tam saygı göstermesinin öneminin altını çiziyor'' dedi.

'Nazi Almanyası hatırlatması'

Fazıl Say'a destek veren grubun önde gelen isimlerinden Sevim Dağdelen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a gönderdiği bir mektupta ifade özgürlüğünün engellenmemesini isterken, "Böyle bir dava sanatsal özgürlüğe bir darbe olduğu gibi Fazıl Say şahsında ise aynı zamanda insanlık kültürüne bir darbeyi teşkil etmektedir" demişti.

Mektubu Almanya parlamentosunun 120'ye yakın üyesi imzalamıştı.

Say, kendisine yönelik davadan hareketle "Türkiye'de yaşananların Nazi Almanyası'nı hatırlattığını" söylemişti.

Hükümetin Avrupa Birliği'yle müzakerelerden sorumlu üyesi Egemen Bağış, davayla ilgili olarak "Ben eğer yargı mensubu olsaydım bunun, Fazıl Say’ın 'saçmalama özgürlüğü' içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünürdüm" şeklinde açıklama yapmıştı.

Twitter'daki alıntı

Fazıl Say, dava açılmasına neden olan rubai türündeki şiirin 11 ve 12. yüzyıllarda yaşayan İranlı bilimci ve şair Ömer Hayyam'dan alıntı olduğunu söylüyor.

Şikayetçi taraf duruşma salonunda tekrarladığı, Say'ın twitter hesabında yer alan ''Irmaklarından şaraplar akacak diyorsun, cennet-i ala meyhane midir / Her mümine 2 huri vereceğim diyorsun cennet-i ala kerhane midir - Bilmem fark ettiniz mi nerede yavşak, adi, magazinci, hırsız, şaklaban varsa hepsi Allahçı" mesajlarıyla dini değerleri aşağıladığını öne sürüyor.

Duruşmalar sırasında, Say'ın avukatı Meltem Akyol ise bu mesajı sadece Say'ın takipçilerinin görebildiğini dile getirerek, bunların "sohbet" niteliğinde olduğunu savundu.

Twitter üzerinden dile getirilen ifadelerin hukuki sonuçları, birçok ülkede tartışılıyor.

Twitter davaları

İngiliz bar işletmecisi Leigh Van Bryan, Ocak 2012'de Twitter'da bir arkadaşına hitaben, "Amerika'yı imha etmeye gidiyorum" yazınca ABD'ye girişten men edilmişti.

İngiltere'nin Doncaster kentinde yaşayan Paul Chambers da, kız arkadaşına ulaşma özlemini ifade ettiği Twitter mesajında, kar yağışından etkilenen Robin Hood Havaalanı trafiğe açılmazsa orayı "havaya uçuracağını" yazınca, 385 sterlin para cezasına çarptırılmış, ayrıca 2600 sterlin tutan masrafları da üstlenmek zorunda kalmıştı.

GÖRÜŞLERİNİZİ PAYLAŞIN

Diğer yorumları okuyun