ABD'de 'güvenlik kameraları yaygınlaşacak'

Boston Maratonu sırasındaki bombalamanın ardından Amerikan polisinin kamera kayıtlarını inceleyerek zanlıları kısa sürede teşhis etmesi, ABD'nin kapalı devre güvenlik kameralarını yaygınlaştırmasını gündeme getirdi.

Zanlılar Tamerlan ve Dzhokar Tsarnaev'in yüzlerce maraton seyircisi arasında teşhis edilmesi için yüzlerce saat video kaydının incelenmesi gerekti.

Kayıtlardan, bombayı yerleştirmeden önceki ve sonraki hareketleri gözlenerek zanlı oldukları tespit edildi.

Bu kısa tespit sürecinde kamera kayıtlarının oynadığı rol nedeniyle ABD'de kamu alanlarında kapalı devre kameraların rolü yeniden gündeme geldi.

ABD, İngiltere'nin tersine kapalı devre kameraları yaygın biçimde devlet eliyle yerleştirmese de, bu sistemi ulusal güvenlik ve hukuki yaptırım amacıyla yıllardır kullanıyor.

Houston Üniversitesi'nde bilgisayarlı fizyoloji profesörü Ioannis Pavlidis "Boston bombası, iyi gözlendiğimizi ortaya koydu" diyor.

Akademiye geçmeden önce özel sektörde çalışan Pavlidis güvenlik kameralarına talebin hem özel, hem de kamu sektöründen geldiğini ifade ediyor.

1980'lerde video teknolojisinin bireysel kullanım için yeterince ucuzlaması ile insanlar evlerine ve işyerlerine güvenlik kameraları yerleştirmeye başladılar.

90'larda ise dijital teknolojinin daha de gelişmesiyle bu amaçla video kullanımı daha da yaygınlaştı.

11 Eylül 2001'de Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan saldırı ise Amerikan Haklar Derneği'nden Jay Stanley'in deyimiyle "genel trende ek olarak polisin kullandığı kameraları devreye soktu".

Güvenlik alanındaki Homeland Security Today dergisinin editörü Dan Verton, bütün bu kameraların kaydettiği görüntülerin kumanda merkezinde toplanarak incelendiğini belirtiyor.

Bu sayede daha küçük bir güvenlik birimi ile iş yapılabiliyor, sorun görülen bölgelere polis göndererek müdahale edilebiliyor.

New York Emniyet Müdürü Ray Kelly, Boston'daki patlamaların ardından güvenlik kameralarına desteğini açıktan ifade etmişti.

Uzmanlar önümüzdeki yıllarda kameralı gözetimin daha da artacağını düşünüyor.

Google Gözlükleri'ni piyasaya çıkarmaya hazırlanan Profesör Pavlidis teknolojik gidişatın bu yönde olduğunu vurgulayarak "Sosyal medya, kameralı telefonlar artık her yerde... Bundan kaçış yok" diyor.

Halkın %40'ı karşı

Haklar Derneği'nden Stanley, tek tek bireylerin yaptığı kayıtlar ve özel bir durumda polisin topladığı kayıtlar ile daha yaygın bir gözetleme kampanyası arasındaki farka ve bunun özel yaşamın korunması noktasında yol açacağı ihlallere dikkat çekiyor.

Amerikalılar merkezi gözetleme girişimlerine geçmişte sıcak bakmadı. Özel yaşamın ihlali kaygıları nedeniyle gözetim amaçlı insansız uçak kullanımı yaygın eleştiri aldı.

Son dönemlerde yapılan bir anket, kamu güvenliği gerekçesiyle Amerikalıların sadece %40'ının daha fazla kamera konusunda destek verdiğini, %12'lik bir kesimin ise daha az kamera istediğini ortaya koydu.

Ancak Denver, Chicago, Phoenix ve diğer birçok kente daha fazla kamera yerleştirilecek.

Pavlidis, teknolojinin kaçınılmaz olduğunu belirterek "Farkı yaratacak olan bunun nasıl yorumlandığıdır. Demokratik kurumlar iyi işler ve kameralar yargı dahilinde kullanılırsa bunlar bizi daha güvenli kılabilir" diyor.

Peki bu şekilde olmazsa ne olur? Stanley gibi özel yaşamın korunmasından yana olanlar gözetenleri gözetleyerek bu dalgayı geri püskürtmeyi ümit ediyor.

İlgili haberler