Pakistan'da şiddet sonrası kritik seçim

Pakistan halkı kritik önemdeki seçimler için bugün sandık başında.

Federal ve eyalet meclislerinin belirlenmesi için yapılan seçimlerde oy kullanılıyor.

Son birkaç haftada seçim kampanyalarını, adayları ve partileri hedef alan saldırılarda, 100'den fazla kişi yaşamını yitirdi.

Bu sabah oy verme işleminin başlamasından kısa bir süre sonra da, Karaçi kentindeki bombalı saldırıda 11 kişi öldü.

Ulusal Halk Partisi'nin seçim bürosuna yapılan saldırıda 40 kişi de yaralandı.

Peştun milliyetçisi olan bu parti, Taliban örgütünün tehdit ettiği siyasi partilerin başında bulunuyordu.

Ülke çapında on binlerce asker seçim güvenliğini sağlamak için görev yapıyor.

Ülkenin Afganistan ve İran sınırları da geçişe kapatıldı.

Seçimden başbakan olarak çıkması en muhtemel görülen lider olan Nawaz Şerif, seçilirse, ülkesinin militanlara karşı yürütülen ABD öncülüğündeki savaştan çekileceğini vaadetti.

Pakistan Müslüman Birliği adlı hareketin lideri Şerif, BBC'ye verdiği mülakatta Pakistan'da ve dünyada barışın sağlanabilmesi için bu adımı atmak zorunda olduklarını söyledi.

Pakistan yönetimleri ABD'ye yönelen 11 Eylül 2001 saldırısından bu yana bölgede ABD tarafından islamcı hareketlere karşı yürütülen savaşı destekliyor.

BBC'nin İslamabad'daki muhabiri, Orla Guerin, Şerif'in açıklamalarının batılı liderleri kaygılandırma ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyor.

Seçimin diğer önde gelen liderleri de eski kriket yıldızı İmran Han ve Bilaval Butto Zerdari.

Pakistan'da gerilim yüksek

Pakistan'da seçim öncesi dönemde kanlı şiddet olayları yaşandı.

Saldırıların tamamı olmasa da büyük bir bölümü laik partileri ve adayları hedef aldı.

Pakistan'da eski başbakan Yusuf Rıza Gilani'nin oğlu da seçimden iki gün önce katıldığı bir seçim mitingi sırasında kaçırıldı.

Yusuf Rıza Gilani 2012 yılının Haziran ayında, Devlet Başkanı Asif Ali Zerdari hakkında bir yolsuzluk davasını engellediği gerekçesiyle Yüksek Mahkeme tarafından başbakanlık görevini bırakmaya zorlanmıştı.

Fakat Gilani'ler hala güçlü bir aile.

Seçimlerde Gilani'nin bir oğlu eyalet bir oğlu da ulusal parlamentoya milletvekili adayı.

Pakistan'da adam kaçırma hem militan gruplar hem de suç şebekelerinin sık sık başvurduğu bir yöntem.

Taliban gölgesinde seçim

İslamabad'daki BBC muhabiri İlyas Khan, Pakistan'daki Taliban örgütünün de bu gruplar arasında olduğunu, rehineleri bir yandan gelir kaynağı bir yandan da yetkililerle pazarlıklarda koz olarak kullandıklarını hatırlatıyor.

Taliban'ın şu ana kadar kaçırdığı en ünlü isim Pencap eyaleti valisi Salman Tasir'in Lahor'da 2011 yılında kaçırılan oğlu Şahbaz Tasir.

Şahbaz Tasir hala rehin tutuluyor.

Pakistan'da yerleşik Taliban örgütü, 'İslâm'a aykırı' diye nitelediği demokratik seçim sürecini engellemek için, laik partileri hedef alan eylemlere odaklanacaklarını açıklamıştı.

Pakistan Taliban'ı şimdiye kadar Pakistan Halk Partisi, Ulusal Avam Partisi ve liberal MQM partisini laik oldukları için hedef almış ve kampanyalarını sabote etmeye çalıştı.

Geniş güvenlik önlemleri

Terör saldırıları ve tehdidi nedeniyle seçimler yoğun güvenlik önlemleri altında yapılırken seçimlere katılımın öncekilere kıyasla yüksek olduğu gözleniyor.

Siyasi gözlemciler tarafından son 40 yılın en demokratik ve şeffaf seçimi olması beklenen seçimler için ülkede olağan üstü tedbirler alındı.

15 bin 600 kritik seçim noktası için 75 bin asker görevlendirilirken, istikrarlı bölgelerde güvenliği polis sağlıyor.

86 milyon seçmenin bulunduğu ülkede seçimlerde yolsuzluğun önlenmesine de büyük önem veriliyor.

Seçim hilesi ve sahte oy kullanılmasının önüne geçmek için sıkı önlemler alınırken, her seçmen oy kullanmadan önce kendi fotoğrafı ve kimlik bilgilerinin bulunduğu belgeye parmak basıyor.

Oy pusulaları ve sandıklar seçim komisyonu yetkilileri tarafından sürekli kontrol ediliyor.

Uluslararası kuruluşlar ve gözlemcilerin ilgi gösterdiği seçimlerde bir dizi elçi gözlemci statüsünde görev yapıyor.