AB'de 'homofobi ve transfobi yaygın'

Avrupa Birliği'nin homofobi konulu kapsamlı araştırmasına katılan eşcinsellerin dörtte biri, son beş yıl içinde saldırıya ya da şiddet tehdidine maruz kaldığını söyledi.

Daha yoksul ve daha genç eşcinsellerin, bu tür saldırı ve tehditlerle karşılaşma ihtimalinin de daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

AB Temel Haklar Kurumu tarafından yapılan ve türünün en kapsamlısı olduğu söylenen bu araştırma için AB ülkeleri ve Hırvatistan'da toplam 93 bin kişiyle görüşüldü.

Raporun sonuçları, Dünya homofobi ve transfobi ile mücadele gününde açıklandı.

Lahey'de 300 kadar politikacı ve uzman bugün homofobi ile mücadelede Avrupa Birliği'nin izleyeceği yeni politikaları tartışmak üzere toplanırken, AB LGBT (Avrupa Birliği Lezbiyen Gay Biseksüel Transseksüel Travesti) Araştırması bazı kaygı verici eğilimleri ortaya koyuyor.

Görünmez ayrımcılık

İnternet üzerinden yapılan anketlere dayanan araştırmaya katılan lezbiyen, gay, biseksüel ve trans katılımcılara, cinsel yönelimleri ya da cinsiyet kimlikleri yüzünden ayrımcılığa, şiddete, sözlü tacize ya da nefret söylemine maruz kalıp kalmadıkları soruldu.

Araştırmanın yöneticisi Morten Kjaerum, AB çapında LGBT bireylere yönelik ayrımcılıkla mücadelenin önünde hala büyük güçlükler bulunduğunu söylüyor.

Araştırmanın çarpıcı bazı sonuçları şöyle:

  • Katılanların yüzde 26'sı (trans katılımcıların ise yüzde 35'i) son beş yıl içinde saldırıya uğradıklarını, ya da tehdit edildiklerini söylüyor.
  • Nefret saldırılarının çoğu kamusal alanlarda, birden fazla kişi ve çoğunlukla erkekler tarafından gerçekleştiriliyor.
  • Saldırıya uğradığını söyleyenlerin yarıdan fazlası sonuç getirmeyeceğini düşünerek yetkili makamlara şikayette bulunmadıklarını söylüyor.
  • Ankete katılanların yarısı geçen yıl kişisel olarak ayrımcılığa uğradıklarını hissederken, yüzde 90'ı bununla ilgili şikayette bulunmadığını belirtiyor.
  • Gay ve biseksüel bireylerin yüzde 20'si, trans bireylerin yüzde 29'u işyerinde ya da iş ararken ayrımcılığa uğradığını söylüyor.
  • Katılımcıların üçte ikisi okul yıllarında cinsel yönelimleri ve kimliklerini saklamak zorunda kaldıklarını anlattılar.

Araştırmayı yürütenler, verilerin Avrupa Birliği'nin yasama organları ve siyasetçilerine LGBT bireylerin haklarının korunması konusundaki çalışmalarında yardımcı olacağını söylüyor.

İlgili haberler