Arınç: Polisin aşırı tedbiri haklı olarak tepki aldı

Türkiye çapına yayılan Gezi Parkı eylemlerini değerlendirmek üzere Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştükten sonra açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, polisin Gezi Parkı'nda yapılan haklı eylemlere gazla müdahale etmesinin olayları çığrından çıkardığını söyledi.

Arınç, "Polisimiz tarafından gösterilerin ilk zamanlarında ortaya konan aşırı tedbir, haklı olarak tepki toplamıştır. Bununla ilgili incelemeler başlatılmıştır." dedi.

Çevre duyarlılığı nedeniyle şiddet gören vatandaşlardan özür dileyen Arınç, bütün taleplere açık olduklarını, yeter ki şiddet kullanılmamasını söyledi.

Çevre duyarlılığı ile başlayan tepkilerin artık farklı bir hal aldığını ifade eden Arınç, masum tepkilerin illegal gruplar tarafından kullanıldığını, Türkiye'nin itibarına zarar verdiğini belirtti.

Çankaya Köşkü'nde saat 10.30'da başlayan ve 45 dakika süren görüşme sonrası açıklama yapan Bülent Arınç şunları söyledi:

"İstanbul Taksim gezi parkında yanlış bilgilendirme olsa da vatandaşımız tepkilerini ortaya koymuşlardır. Ancak gezi parkında şehri sahiplenmeyle başlayan gösteriler bugün farklı boyutlara ulaşmış boyuttadır. Bu tepkiler illegal bazı gruplar tarafından kullanılmakta, Türkiye ekonomisine itibarına zarar verir hale gelmektedir.

"Biz kendimizi hesaba çekeriz, çekiyoruz. Biz herkesin hükümetiyiz, bu gösterileri doğru okumak için hassasiyet içindeyiz. MHP ve BDP'ye tutumları nedeniyle teşekkür ediyoruz. CHP Genel Başkanı'nın cümlelerine teşekkür ederiz. Yaşanan pek çok olayda CHP'li vekillerin, teşkilatlarının etkisi var.

Arınç, "Bizi takdir etmeyenlerin de görüşlerine açığız. Bize oy vermeyenlerin de talep ve beklentilerine duyarlıyız." dedi.

Taksim Gezi Parkı protestoları devam ederken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Erdoğan'ın Fas'ta olması nedeniyle Başbakanvekili Bülent Arınç'ı Çankaya Köşkü'ne davet etmişti.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmüştü.

KESK grevi başladı

Bir hafta önce Taksim Gezi Parkı'nda başlayan gösterilere destek amacıyla Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) bugün TSİ 12.00'de greve başladı.

KESK'ten yapılan açıklamada "Bilindiği üzere KESK olarak güvenceli iş ve ücret güvencesi talebiyle 5 Haziran'da Uyarı Grevi yapacağımızı ilan etmiştik. Ancak Gezi parkının ranta açılmasına karşı yedi gün önce başlayan tamamen barışçıl eylemleri bastırmaya yönelik devlet terörü insanların can güvenliklerini ortadan kaldıran bir boyutta sürdürülmektedir" denildi.

''AKP faşizmine karşı işyerlerinde ve alanlarda mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz'' başlıklı açıklamaya göre, grev 5 Haziran Çarşamba günü de devam edecek.

DİSK'ten uyarı

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK de Gezi Parkı'nın korunması için başlayan ve ülke geneline yayılan direnişe ilişkin son gelişmelerle ilgili eylem kararı aldı.

DİSK Yönetim Kurulu bugün Başkanlar Kurulu'nu acil olarak toplantıya çağırdı. Başkanlar Kurulu alınan kararların hayata geçirilmesi doğrultusunda eylem programını oluşturacak.

DİSK'in açıklamasına göre, ilk adımda, bugün TSİ 12.00-14.00 arasında tüm işyerlerinde ve alanlarda bildiriler okunacak.

Çarşamba gününden itibaren ise ihtar eylemleri yaygınlaştırılarak sürdürülecek. DİSK, 'Hükümet durmazsa hayatı durduracağız' başlıklı açıklamasında "Bizler ülkemize dair sorumluluğumuz gereği, Başta Başbakan olmak üzere AKP iktidarını Taksim'den Türkiye'ye yayılan direnişin şartlarını yerine getirmeye çağırıyoruz." ifadelerine yer verdi ve bu şartları şöyle sıraladı:

  • Taksim Gezi Parkı'nın park olarak kalacağı resmen ilan edilmelidir.
  • Halka uygulanan şiddetin sorumluları hesap vermeli ve istifa etmelidir, biber gazı kullanımı yasaklanmalıdır.
  • Ülkenin dört bir yanında gözaltına alınan binlerce kişi hakkında hiçbir soruşturma açılmayacağı ilan edilmeli, yaratılan mağduriyetler nedeniyle halktan özür dilenmelidir.
  • Taksim başta olmak üzere Türkiye'deki tüm meydanlarda, kamusal alanlarda toplantı ve eylem yasaklarına son verilmelidir.

DİSK, yapılan açıklamada "Bu şartlar gayet açık, net ve meşrudur. Bu taleplere karşı uygulanan şiddet ise gayrimeşrudur. Erdoğan'ın ifadesiyle 'Kendi halkına zulüm eden iktidar, meşruiyetini bitirmiş demektir' görüşüne yer verdi.

İlgili haberler