İnsanın atası 3,5 milyon yıl önce beslenmesini değiştirdi

Nesli tükenmiş ilk insan fosillerinin dişleri üzerinde yapılan incelemeler, insansıların 3,5 milyon yıl önce beslenme zincirine otsu bitkileri ve muhtemelen hayvanları da eklediğini ortaya koydu.

Daha önce insansı canlılar, günümüzde goril ve şempanzelerin diyetine benzeyen ormandan edinilmiş bitkilerle besleniyordu.

Araştırmacılar, Doğu Afrika'da bulunan 11 çeşit insansı ve primatların fosilleşmiş diş minelerini inceledi.

İnsanın ilk ataları bugünkü şempanzeler gibi ormanlarda yaşıyor ve ağaç, çalı ve ot yaprakları ile meyveleri yiyerek besleniyordu.

Fakat bilim insanları, Australopithecus afarensis ve Kenyanthropus platyops adlı iki türde bu durumun 3,5 milyon yıl önce değiştiğini gözlemledi.

Bu türler diyetlerine ot, saz ve muhtemelen hayvanları da dahil ediyor, Afrika'nın ağaçlı çayırlıklarında yaşamaya başlıyordu.

Yeni çevre, yeni besin

Araştırmacılar, 1,4 ila 4,1 milyon yıl öncesi yaşamış 11 türe ait 175 insansı canlıdan örnekler inceledi.

Bu canlıların dişlerinin kimyasal yapısı ve içerdiği karbon izotopları incelenerek beslenme alışkanlıkları konusunda fikir edinildi.

ABD Ulusal Bilimler Akademisi Yayınları (PNAS)'nda yayımlanan araştırmayı kaleme alanlardan biri olan California Bilimler Akademisi'nden Dr. Zeresenay Alemseged şunları söyledi: "Bir organizmanın fizyolojisini, davranışını ve çevre ile etkileşimini etkileyen en önemli faktör beslenme olduğu için, bu çalışma bize, evrimimizi biçimlendiren mekanizmalara dair önemli bulgular sunacaktır."

Dr. Matt Sponheimer ise besin maddelerindeki bu genişlemenin insansıların çeşitlenmesinde önemli bir unsur olduğunu vurguladı.

Araştırmacılar, bu kadar geniş primat türlerinin nasıl olup da eşzamanlı olarak varlık gösterdiği sorusunu uzun zamandır cevaplamaya çalışıyor.

Bilim insanları, bunun kısmi yanıtının bu canlıların aynı besin maddeleri için rekabet etmemesinde yattığını düşünüyor.

Yeni çevrelerin ve yeni besinlerin keşfi ile insanlık tarihindeki değişiklikler arasında bağlantı kurulabileceğini gösteren bu araştırmanın, modern insanın evriminde bir adımı daha aydınlattığına inanılıyor.