Tiananmen Meydanı katliamının 24'üncü yıldönümü

Bugün, Çin ordusunun, 1989 yılında başkent Pekin'deki Tiananmen Meydanı'nda 1989'da demokrasi yanlısı barışçı gösteriler yapan kalabalığı ateş açarak dağıtmasının 24'üncü yıldönümü.

Açılan ateş sonucu ve çıkan olaylarda kimi kaynaklara göre yüzlerce, kimilerine göreyse binlerce kişi yaşamını yitirmişti.

Çin yönetiminin, bugün düzenlenecek her türlü anma etkinliğine karşı yoğun güvenlik önlemleri aldığı ve basın ve sosyal medyaya karşı yoğun bir sansür uygulaması başladığı bildiriliyor.

Aradan geçen 24 yılda Çin büyük bir değişim geçirdi. Ekonomik olarak daha zengin ve kimilerine göre daha özgür bir ülke. Ancak Tiananmen Meydanı'nda ve çevresinde bundan 24 yıl önce yaşananlar, bugün de en az o günkü kadar 'tabu'. Bu, ülkedeki siyasî reform eksikliğinin de bir göstergesi.

Tiananmen Meydanı'nda yaşamını yitirenlerden bazılarının gömüldüğü bir mezarlık çevresinde güvenlik güçlerinin yoğun önlemler aldıkları bildiriliyor. Ayrıca, askerî müdahaleye karşı olduğu için yakalanıp öldüğü 2005 yılına kadar ev hapsinde tutulan Komünist Parti Genel Sekreteri Zao Ziyang'ın evi çevresinde de önlemler alındı.

Çin'de internet üzerinden yapılan aramalarda 'Tiananmen' kelimesini engellendiği ifade ediliyor.

1989'da başkent Pekin'deki öğrencilerin liderliğinde başlayan ve ordunun şiddetli müdahalesiyle sonuçlanan demokrasi yanlısı gösteriler haftalar boyu sürmüş, diğer şehirlere de yayılmıştı.

Ülkedeki egemen güce karşı çıkan eylemler, Komünist Parti liderliği içinde bölünmelere yol açmış ancak partideki katı tutumlu kanadın ağırlığını koymasıyla 3 Haziran 1989 gecesi askerler eylemci öğrencilere gerçek mermilerle müdahale etmişti.

Aradan geçen 24 yıla rağmen ölenlerin sayısı tam olarak bilinmiyor.

Tiananmen Anneleri

Yıldönümü öncesinde, 1989'da öldürülen kişilerin aileleri, yazdıkları açık mektupla Devlet Başkanı Şi Cinping'i ülkede siyasî reformlara öncülük etmemekle eleştirmişti.

Tiananmen Anneleri adlı grup tarafından Şi'ye hitaben yazılan açık mektupta Devlet Başkanı Şi Cinping, 'geçmiş liderlerin yönetiminde işlenen günahları incelememek ve sorumluları adalet karşısına çıkarmamakla' suçlandı.

Mektupta, "Bunu yapmak yerine, Mao Zedong ve Deng Şiaoping döneminin en istenmeyen ve kesinlikle reddedilmesi gereken uygulamalarını kabullendi. Bu tutum, kendisinden siyasî reform beklentisi içinde olanları hayal kırıklığına ve umutsuzluğa soktu" ifadeleri yer aldı.

İlgili haberler