Sarısülük'ün cenazesine katılanlara dava

Ethem Sarısülük'ün cenaze töreni sırasında yapılan eyleme ilişkin soruşturma başlatan Basın Savcılığı, 35 kişi hakkında iddianame düzenledi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onaylanan iddianame, Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İddianamede, bu kişilerin, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 32/1 maddesi uyarınca 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor.

Kızılay Meydanı ve Batıkent Cemevi önündeki gösterileri kapsayan iddianamede suç tarihi "16 Haziran 2013 saat 10.00 22.00" olarak belirtiliyor. İddianamede sanıklar, "yasadışı eylem yapmak ve ihtara rağmen dağılmamakla" suçlanıyor.

'Orantılı Zor Kullanıldı'

16 Haziran Pazar günü Sarısülük için önce Batıkent Cemevi'nde tören düzenlenmişti. Cenaze, daha sonra ikinci bir tören için Sarısülük'ün vurulduğu Kızılay Meydanı'na getirilmek istenmiş, polis, kortejin önünü keserek buna izin vermemişti.

Cenaze, polis eşliğinde defin için Çorum'a götürülmüştü. Batıkent'e gidemeyen çok sayıda kişi ise Kızılay Meydanı'nda cenazenin gelmesini beklemişti.

Polisin, "dağılın" uyarısının ardından da meydanda bekleyenlere gün boyu tazyikli su ve gaz bombalarıyla müdahale olmuş, çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.

Bu sürecin ayrıntılı olarak anlatıldığı iddianamede, grubun dağılmaması üzerine polisin müdahale ettiği, müdahale sırasında Kızılay Meydanı ve çevresindeki göstericilerin "orantılı zor kullanılarak" gözaltına alındıkları ifade ediliyor.

İddianamede gözaltına alınanların üzerlerinden çıkan eşyalar için de "özellikle eyleme katılmak ve güvenlik güçlerine direnç göstererek dağılmamak üzere" değerlendirilmesi yapılıyor.

Bu eşyalar, "gaz maskesi, deniz gözlüğü, solüsyon, iş eldiveni, biber gazı, limon, süt, sirke, sivil toplum örgütlerine ait flama ve kolluk, yüz kapatmaya yarayan poşu ve bezler, laboratuvar gözlüğü, baret, yüz maskeleri, sprey boya, taş ve gaz fişekleri" diye tek tek sıralanıyor.

Sarısülük davasının tanığı tehdit ediliyor

Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen davayı BBC Türkçe'ye değerlendiren Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Orhan Şimşek, "Türkiye genelinde halen devam eden gözaltıların temel gerekçesi Eylül ayı sonu Ekim ayı başında beklenen yeni eylemlere katılacaklara gözdağı vermek ve sindirmek amacını gütmektedir" diyor.

Şimşek, insanların cenaze törenlerine saygı göstermelerinin hukuki zorunluluk olduğu kadar vicdani sorumluluk da olduğunu belirtiyor.

Şimşek, hükümetin yapması gerekenin, "Polis kurşunuyla öldüğü kamera görüntüsü ile sabit olan Sarısülük'ün cenazesine katılanlara dava açmak değil, bizzat törene katılıp özür ve başsağlığı dilemek" olduğunu söylüyor.

Ethem Sarısülük'ün avukatı Kazım Bayraktar da dava için "siyasal baskı devam ediyor" değerlendirmesinde bulunuyor.

Sarısülük'ün mahkemesinin yaklaştığını belirten Bayraktar, "Bu davayla ilgilenen, cenazeye katılan herkese yönelik bir siyasal tehdit söz konusu" diyor.

Kazım Bayraktar buna gerekçe olarak da hem bu davayı hem de Sarısülük davasında yaşananları gösteriyor.

Bayraktar, "Ethem'in davasındaki tanığımız Şahin İmga önce tutuklandı, ardından serbest bırakıldı. Şimdi ise evine tehdit telefonları geliyor. Diğer tanığımızın da yakalanma emri var ve aranıyor" diyor.

İlgili haberler