İngiltere, BBC'de ödenen yüksek tazminatları tartışıyor

İngiltere, BBC’den ayrılan üst düzey yöneticilere haksız yere ödendiği iddia edilen ihbar ve kıdem tazminatlarını tartışıyor.

Kurumdan 2006-2012 yılları arasında ayrılan 150 üst düzey yöneticiye, sözleşmelerinde öngörülenden 2 milyon sterlin daha fazla olan, toplam 25 milyon sterlin tazminat ödendi.

BBC’nin eski Genel Müdür Mark Thompson ve kurumun denetiminden sorumlu BBC Mütevelli Heyeti Başkanı Lord Patten’in de aralarında bulunduğu yedi BBC yöneticisi, Pazartesi günü İngiltere Parlamentosu’nun Kamu Hesapları Komitesi’nin konuya ilişkin sorularını yanıtladı.

Komite Başkanı Margaret Hodge, BBC yönetiminin amacına uygun davranmadığını ve üst düzey yöneticilerinin işlerini yapmak yerine “arkalarını kollamakla” meşgul olduklarını söyledi.

Britanya Yayın Kuruluşu BBC’nin bütçesi, Britanya’da televizyon sahibi her hanenin ödediği yıllık 145,50 sterlinlik televizyon ruhsatından oluşuyor.

Çalışanların kontrat detaylarıyla ilgili eski Genel Müdür Thompson ve Mütevelli Heyeti Başkanı Lord Patten arasındaki fikir ayrılıklarını eleştiren Komite Başkanı Hodge, BBC’yi merkezi kontrol sisteminin ve kurum içi iletişimin zayıf olmasıyla eleştirdi.

Komitenin soruları, 2011’de görevine son verilen eski Genel Müdür yardımcısı Mark Byford’a ödenen ve sözleşmedeki rakamdan daha yüksek olduğu iddia edilen yaklaşık 1 milyon sterlinlik ihbar tazminatına ilişkindi.

Komite, sözleşmesi gereği Byford’a yaklaşık 500 bin sterlin ödenmesi gerektiğini belirtirken eski BBC genel müdürü ödenen rakamın o dönemde kurumun geçtiği değişim süreci gereği ve BBC’nin uzun vadede ekonomik kazanımları açısından doğru bir rakam olduğunu savundu.

Yükümlülükler ve şeffaflık

Ayrılan yöneticilerin tazminatıyla ilgili parlamentoyu yanıltmakla suçlanan Mütevelli Heyeti Başkanı Lord Patten ise iddiaları reddedip, Byford’a sözleşmesinin dışında ödenen tazminatla ilgili daha önce bilgilendirildiği daha önceden bilgilendirilmediğini söyledi.

Patten, “Bilmediğim bir şeyle ilgili parlamentoyu yanıltmakla suçlanıyorum” dedi.

Guardian gazetesi başyazısını da, BBC yöneticilerinin İngiliz milletvekilinin sorularını yanıtladığı komite oturumuna ayırıyor.

Gazete, iddialara ilişkin iki sorunun gündeme gelebileceğini belirtiyor:

“İki tehlike var. Eğer, BBC’deki sekiz yıllık genel müdürlük dönemi boyunca görevini kötüye kullandığına ilişkin kanıtlar ortaya çıkarsa, New York Times gazetesinin başına geçen Mark Thompson’un itibarı zarar görür. İkincisi ve çok daha önemlisi, BBC’de şeffaflık ve yükümlülüklere ilişkin sorunlar.”

Gazete, BBC’nin denetiminden sorumlu Mütevelli Heyeti ve kurum yönetimi arasında görünür bir sıkıntı olduğunun ortaya çıktığına ve bunun da kurumun ‘açıklığına’ ilişkin eksikliklere işaret ettiği yorumunu yapıyor.

Başyazı şu yorumla noktalanıyor:

“Buradan çıkan ders, yönetimin kurum içi yapıların çok daha ötesinde bir mesele olduğudur. Kişiler de hesaba katılmalı… BBC, harika programlar yapan iyi bir kurum. Çalışanlarının çok büyük bir kısmı, işlerini yüksek etik standartlar çerçevesinde yapıyor. Bu dönemden çıkabilecek en kötü sonuç, kurumun aleyhine konuşanlara bir fırsat yaratılması olur.”

FT: BBC yeni bir başlangıç yapmalı

Independent gazetesi medya editörü Ian Burrell de, parlamentodaki tartışmaları yansıttığı köşe yazısında, Lord Patten’in bu sorunu çözmek için birkaç yılı olduğuna ilişkin sözlerini hatırlatıp BBC yöneticilerini şu sözlerle eleştiriyor: “Patronların tazminatlar bir yana kendi maaşlarına değer kişiler olduklarına ilişkin soru işaretleri yarattığı bir öğleden sonradan sonra, o kadar vakitleri bile olmayabilir.”

Times gazetesinde Alex Spence imzalı yorum haberde de BBC’de ödenen tazminatlar eleştirilirken tartışmaların, yönetim ve çalışanlar arasında fikir ayrılıkları başladığına dikkat çekiliyor.

Financial Times gazetesi de “BBC’nin ödeme skandalından çıkarılacak dersler” başlığı altında kaleme alınan başyazıda, Lord Patten ve Mark Thompson arasındaki gerginlikte kazanan tarafın olmayacağını her iki tarafa da eleştirel bir dille yaklaşarak ifade ediyor.

BBC Mütevelli Heyeti ve BBC yönetiminin birleştirilmesi tavsiyesinde bulunan Financial Times gazetesi şu yorumu yapıyor:

“Bu, genel müdürün hem başkan hem de yönetici olduğu mevcut emperyal rejim yerine BBC’de yönetici olmayan bir başkan ile daha düzgün bir idari yapı sağlayacaktır. Bu modelle, mütevelli heyeti yetkilileri yönetici konumunda değil, kurumun idari birimindeki çoğunluklarıyla veto hakkına sahip, işleve ilişkin kararlar ve stratejilerle ilgilenecek kişiler olacaklardır. Tasarruf tedbirlerinin alındığı ve tüzüğün yeniden gözden geçirileceği bir dönemde BBC, Thompson döneminden dersler çıkardığını göstermelidir. Mesele, yüksek yaşam kalitesi ve zayıf yönetime geldiğinde halkın bunu anlayışla karşılamasını beklememeliler. Kurum, Thompson döneminin küllerinden çıkıp yeni bir başlangıç yapmalıdır.”

İlgili haberler