Esad: Silah bıraktıran ABD değil, Rusya

Suriye lideri Beşar Esad, ülkesinin Rusya'nın önerisi doğrultusunda kimyasal silah stokunu uluslararası denetime bırakacağını söyledi.

Rus Rossiya 24 televizyonuna konuşan Esad, 'Suriye, kimyasal silahlarını Rusya için uluslararası denetime bırakıyor. ABD'nin tehditleri bu kararda rol oynamadı' dedi.

Esad ayrıca, ülkesinin kimyasal silahlarla ilgili uluslararası anlaşmanın imzalanması süreci için gerekli belgelere Birleşmiş Milletlere göndereceğini belirtti.

Bu arada, ABD'li yetkililer de Rusya'nın Suriye'nin kimyasal silah stokunu tasfiye edilmesi planının 'uygulanabilir ama zor' bir öneri olduğunu söyledi.

Rusya ve ABD Dışişleri Bakanları bugün Cenevre'de yapacakları görüşmede Rusya'nın planını ele alacaklar.

Plan Suriye'nin kimyasal silah stokunu yabancı gözlemcilere devretmesini de öngörüyor.

Her iki taraftan uzmanlar da toplantıya katılacak.

Üç aşamalı plan

ABD Suriye rejimini 21 Ağustos'ta Şam'ın bir dış mahallesinde düzenlenen kimyasal saldırıda yüzlerce kişiyi öldürmekle suçluyor.

Beşar Esad yönetimi suçlamayı reddetmekle birlikte, Rusya'nın kimyasal silahlardan arındırma planını kabul etti.

Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, planın üç aşamada uygulanacağını söyledi;

  • Suriye, kimyasal silahların üretimini ve kullanımını yasaklayan uluslararası sözleşmeye taraf olacak.
  • Suriye kimyasal silah stoklarının yerlerini ve silah programının detaylarını açıklayacak.
  • Uzmanlar, alınabilecek ayrıntılı önlemleri belirleyecek.

Lavrov silahların yok edilmesinden bahsetmedi. Bunun, Moskova'nın Şam’la yaptığı görüşmelerde uzlaşmazlık noktalarından biri olduğu belirtiliyor.

ABD 'hızla uzlaşma' istiyor

ABD Dışişleri Bakanı Kerry'le birlikte Cenevre'ye giden ABD'li yetkililer, Rusya'yla sürecin ilkeleri konusunda hızla anlaşmaya varmak istediklerini söyledi.

Yetkililer ayrıca, Suriye'nin kimyasal silah stokunu, tam ve çabuk bir şekilde kamuoyuna açıklamasını talep ettiklerini vurguladı.

ABD, Rusya'nın girişiminden sonra Suriye'ye karşı askeri saldırı planlarını ertelemişti.

Rus medyası girişimi bir diplomatik zafer olarak tanımlamıştı.

Rusya lideri Vladimir Putin de bugünkü New York Times'ta çıkan yazısında, ABD'nin dış politikasını eleştirdi ve Suriye'ye karşı bir saldırının terör olaylarında yükselişe yol açacağını vurguladı.

Putin, '"Birçok ülkenin, önde gelen siyasi ve aralarında Papa'nın bulunduğu dini liderlerinin karşı gelmesine rağmen ABD'nin Suriye'ye karşı olası bir saldırısı daha çok masumun kurban edilmesi, çatışmaların tırmanması ve Suriye sınırlarının dışına yayılmasıyla sonuçlanır." ifadelerini kullandı.

Ancak Batılı yetkililer ve Suriye muhalefeti, rejimin kimyasal silahlardan vazgeçme ihtimaline şüpheyle yaklaşıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, bugünkü görüşmenin bilgi alışverişi amaçlı olduğunu vurguladılar ve 'ortada ne var, ne yok görmek istiyoruz' dediler.

İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague de Rusya'nın planına 'büyük bir ihtiyatla yaklaşmak gerektiğini' söyledi.

BM Güvenlik Konseyi kararı

Ayıca uzmanlar, bir savaş bölgesinde böyle bir silahsızlanma sürecinin yürütülmesinde karşılaşılacak zorluklara dikkat çekiyor.

Görüşmelerde başarı sağlanırsa, ABD silahsızlanma sürecinin BM Güvenlik Konseyi kararıyla yürütülmesini istiyor.

Ancak Rusya, Suriye'nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda güç kullanılmasının önünü açan BM Şartı'nın 6. maddesine dayalı bir karar taslağına karşı çıkıyor.

Moskova yönetimi, askeri müdahale tehdidi ve kimyasal silah saldırısından Suriye yönetimini sorumlu tutan herhangi bir BM kararını kabul etmeyeceğini duyurdu.

Rusya ve Çin daha önce Esad yönetimini kınayan üç BM Güvenlik Konseyi karar tasarısını reddetmişti.

İlgili haberler