Kimyasal silah anlaşması Suriye'de iç savaşı bitirir mi?

Telif hakkı AP

Son üç haftada Şam'da çok şey değişti. Birçok şeyse değişmedi.

Değişen şey, Suriye'nin ilk defa kimyasal silah cephaneliği olduğunu kabul etmesi. Rusya'nın bunları ortadan kaldırma planını kabul ediyor.

Değişmeyen şeyse, konvansiyonel silah kullanılarak yapılan savaşın sürmesi. Hatta, temposu yükseltilerek...

Üç hafta önce, Birleşmiş Milletler kimyasal silah denetçileri, 21 Ağustos'ta başkent dolaylarında o kadar çok sayıda kişiyi tam olarak neyin öldürdüğünü ortaya çıkarmak için gerekli numuneleri topluyordu.

Amerika Birleşik Devletleri Suriye ordusuna ve Beşar Esad rejimine füze saldırısı düzenlemenin eşiğinde gibiydi.

Pek çok kişi, denetçilerin ayrılmasını Amerikan saldırısı için yeşil ışık olarak görüyordu.

Tabii ki bu olmadı. Başkan Barack Obama onay için ABD Kongresi'ne gitti. Ruslar kendi planlarıyla geldi. Şimdi bunun uygulanmasına odaklanılıyor.

Şam'da hayatın ritmi

Şam'da ise hayatın kendi ritmi var ve bunu dünyanın en güçlü ülkelerinin uluslararası toplantıları belirlemiyor.

Ritim savaş tarafından belirleniyor; Suriye ordusu bataryalarından çıkan top atışı salvoları isyancıların elindeki banliyölere tempo tutuyor.

Kimyasal silah anlaşmasıyla ilgili homurdananları duyuyorum. Rejim yetkilileri, bazılarının en güçlü silahları ve özellikle İsrail'in çekinmek zorunda kaldığı caydırıcı güç olarak gördükleri kimyasal silahları bırakmaktan memnun olmadığını söylüyor.

Fakat Esad'ın anlaşmayı uygulamayı isteyip istemeyeceğinin anahtarı, Moskova ile ilişkisinde gizli.

Rusya'nın, Suriye'nin kimyasal silahlarını bırakmasını istediğini varsayarsak - kendilerininkini bıraktığına göre bundan şüphe duymamalıyız - o halde Esad en önemli dostuyla arasını açmak istemeyecektir.

Ruslar Suriye'ye silah ve mühimmat satıyor. Daha da önemlisi; Rusya BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'ye arka çıkıyor. Bu, baskı gücünü çok artırıyor.

Rusya'nın pozisyonu hayati önemde. Eğer Esad'ı anlaşmaya itibar etmeye zorlarsa, Esad'ın bunu geri çevirmesi pek mümkün değil.

Esad için kimyasal silahlarını bırakmak, rejiminin geleceğine yatırım anlamına geliyor.

Rejim içinden bir kaynak, Beşar Esad'ın tercih şansı olmadığını söyledi. Böylece Moskova ile ilişkileri derinleşecek; alternatif ise yıkıcı bir Amerikan saldırısı.

Obama'nın dediği gibi, ABD ordusu sadece çimdik atmaz.

Üç hafta önce Amerikan müdahalesi ihtimali belirdiğinde konvansiyonel kara savaşında bir dönemece yaklaşılır gibi oldu. Ama Amerikalılar askeri planlarını rafa kaldırınca savaş olağan şekline büründü yine.

Suriye hava kuvvetleri yine Şam banliyöleri üzerinde sorti yapıyor. Geceleri BBC bürosunun balkonundan, isyancı mevkilerindeki büyük ve alevli patlamaları görebiliyoruz.

Telif hakkı Reuters

Esad hep 21 Ağustos'taki saldırıyı kendi adamlarının yaptığı iddialarını reddederek ölümlerden isyancıları sorumlu tuttu.

Obama en başta, yasaklanmış silahları kullandığını söylediği rejimi cezalandıracak ve aynı şeyi bir daha yapmaktan alıkoyacak bir saldırı istediğini söyledi. Hiçbir zaman rejim değişikliği istediğini dile getirmedi.

Fakat, iki yıldır elle tutulur bir askeri yardım için bastıran Özgür Suriye Ordusu'nun Batı eğilimli militanları, Amerikalıların neden saldıracağının önemli olmadığını düşündüler.

Önemli olan, bu saldırının Suriye ordusunun savaş kapasitesini, Pentagon diliyle, "düşüreceği" gerçeğiydi.

Bu, savaşın gidişatında derin bir etkide bulunabilirdi. Rejim tehlikeye düşebilirdi. Özgür Suriye Ordusu öfkeyle, Cenevre'deki anlaşma önerisini geri çevirdi.

Barış şansı ne kadar?

Hâlâ birçok şey değişebilir. Kimyasal silahdan arındırmadaki gecikme yeni Amerikan tehditlerine yol açacaktır.

Fakat ABD, sadece üç hafta önce kaçınılmaz olarak görülen askeri eyleme girişmeden önce, Rus planının öldüğünden ve tüm tarafların bunu kabul ettiğinden emin olmak zorunda.

Rusya'nın planının gerçekleşeceğini varsayarsak, Suriye'nin kimyasal silahlarını bırakması iyi haber. Böylece, kirli bir silah çeşidinin tamamen ortadan kaldırılmasına bir adım yaklaşılmış olur.

Ayrıca Cenevre'deki anlaşma gösterdi ki, ABD ve Rusya BM Güvenlik Konseyi'nin diğer daimi üyeleriyle birlikte Suriye üzerinde birlikte çalışma yolları arıyor.

Fakat iç savaşı sona erdirmek üzere hakiki ve etkili bir müzakere yürütmenin önünde birçok engel var.

Bu, uzun vadede Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri tarafından yapılabilecek bir anlaşma değil. Savaşın tüm taraflarını ve onları destekleyenleri içermek zorunda.

Hem Suriye rejiminin, hem de isyancıların ön koşulları var. İç savaşları sona erdirmek zordur. Buradaysa fazladan bir karmaşıklık katmanı var; bu artık aracıların yürüttüğü bölgesel bir savaş. Ayrıca Lübnan, Irak ve Körfez'deki Şii ve Sünni Müslümanları içine çeken ve öfkelendiren mezhepsel bir yanı var.

Bu yüzden barışa doğru çabuk bir ilerleme beklenmemeli. Hatta belki hiçbir ilerleme de.