KCK basın davasında iki tahliye

Kamuoyunda KCK basın davası olarak bilinen 22'si tutuklu 46 gazetecinin yargılandığı davanın altıncı duruşmasında, DİHA Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Fatma Koçak ve Fırat Dağıtım Çalışanı İrfan Bilgiç'in tahliyesine karar verildi.

Mahkeme heyeti, DİHA Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Fatma Koçak ve Fırat Dağıtım Çalışanı İrfan Bilgiç'in uzun tutukluluk sürelerini göz önünde bulundurarak tahliyelerine karar verdi.

Heyet diğer tutukluların "suç şüphesinin devam etmesini" gerekçe göstererek tutukluluklarının devamını açıkladı. Ayrıca, tüm tutukluların Silivri Cezaevi'ne sevki için Cumhuriyet Savcılığına yazı yazılması da kararlaştırıldı. Bir sonraki duruşma 28 Ekim-1 Aralık tarihlerinde görülecek.

Davanın savcısı İsmail Işık mütalaasında kuvvetli suç, kaçma şüphesi ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı gerekçesiyle tahliye taleplerinin reddini istemişti.

Mahkemenin üç günlük duruşmanın ardından vereceği karar öncesi bugün tutuksuz yargılanan gazeteci Çağdaş Ulus ve Cihat Ablay savunmalarını yaptı.

Cihat Ablay savunmasını tercüman aracılığıyla Kürtçe olarak yaptı. Ablay savunmasına, "Savunmamı Kürtçe yapacağım, çünkü benim anadilim Kürtçe. Bugün bu yasak kalkmış ama başka engel çıkarılmış. Tercüman ücretini biz ödeyecekmişiz. Bu tutumu kınıyorum." dedi.

Ablay'ın tercümanlığını Sebahattin Avni yaptı.

Tüm sanıklar adına savunma yapan avukatlardan Ercan Kanar, iddianamenin bugünün gerisine düştüğünü söyledi. Kanar, "Anadilde savunma hakkını savunan haberler iddianamede yer almış. Bugün burada anadilde savunma yapılıyor. Öcalan'ın muhatap alınması yönündeki haberler iddianamede yer almış. Bugün Öcalan'ı muhatap alan bizzat devlettir." dedi.

Avukatlardan Ramazan Demir de iddianamede sık sık geçen "sözde gazetecilik faaliyeti" gibi kavramlarla ilgili yerli veya yabancı gazetecilik meslek kuruluşlarından bilimsel mütalaa alınmasını talep etti.

KCK basın davası 20 Aralık 2011'de yapılan operasyonlarla başlamıştı. Aralarında Özgür Gündem, Azadiya Welat, Dicle Haber Ajansı gibi gazete ve ajanslarının çalışanlarının bulunduğu 36 kişi 24 Aralık 2011'de tutuklanmıştı.

İlk duruşma ise 10 Eylül 2012'de yapılmıştı. Yaklaşık bir yılda altı duruşma yapıldı.

Ulusal ve uluslararası basın özgürlüğü ve gazetecilik örgütlerinin verileri Türkiye'nin dünyada en çok tutuklu gazetecinin yer aldığı ülkelerden biri olduğunu gösteriyor.

Dışarıdaki Gazeteciler isimli basın özgürlüğü grubunun güncel verilerine göre Türkiye'de cezaevlerinde toplam 65 tutuklu gazeteci bulunuyor.