Muhalefet demokratikleşme paketine tepkili

Türkiye'de anamuhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün sunduğu demokratikleşme paketini değerlendirdi.

Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin demokratikleşme tarihi dün başlamadı. Bu 90 yıllık bir mücadeledir." yorumunu yaptı.

AKP hükümetinin demokrasi konusunda samimi olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, son 11 yılda Türkiye'nin çok zaman kaybettiğini, AKP döneminin Türkiye'yi, bütün demokratikleşme sıralamalarında geriye götürdüğünü söyledi.

Türkiye'nin uluslararası basın kuruluşlarına göre "dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi" olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Basın özgür değilse, demokrasi de yoktur." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, 2002'de tutuklu milletvekili olmadığını söyledi, ancak bugün Meclis açılırken, yedi milletvekiliyle yüzlerce yerel yöneticinin hapiste olduğuna dikkat çekti.

Kılıçdaroğlu, bu süreçte demokrasinin tahribata uğradığı görüşünü savunurken "Ötekileştirme ve kutuplaştırma siyasetiyle insanlar arasında derin uçurumlar açıldı. Son 10 yılda Türkiye'de çok büyük bir demokrasi açığı oluştu." dedi.

'Birinde apolet var, diğerinde yok'

"Bütün bunları ileri demokrasi diye yutturmaya çalıştılar. şimdi bu paket bu açığı kapatır mı?" diye soran Kılıçdaroğlu, " Bu paket bu yaraya derman olmaz. Çünkü demokrasi konusunda samimi değiller. Ayrıca çağdaş iktidar açığı var. Türkiye'nin temel sorunu budur." dedi.

Başbakan Erdoğan'ın açıkladığı demokrasi paketine dün verilen tepkilerle ilgili haber için tıklayın

Kılıçdaroğlu, "Sözde demokratikleşme paketi açıklıyorsunuz. Bazı medya organlarına sansür uyguluyorsunuz. OHAL gibi... Sayın Başbakan'ın paketi açıklayış tavrına bakın, salona girişine bakın. Kenan Evren nasıl açıklıyorsa, aynı nota üzerinden kendisi açıklıyor. Birinin apoletleri var, diğerinin apoletleri yok. Bu paketin hazırlanış biçimi bile demokrasiye aykırı. Demokrasi demek şeffaflık demek, hesap vermek demek… Paket hazırlanırken demokrasi ayaklar altına alındı." dedi.

Demokratikleşme paketindeki önerilerin kendi partisinin önerilerinin kötü birer kopyası olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "Çünkü elleri bir türlü demokrasiye alışmadı. Türkiye'nin bugün en statükocu, değişime en kapalı partisi AKP'dir." yorumunu yaptı.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında seçim barajının düşürülmesi, düşünce ve ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü, basın özgürlüğü gibi pek çok konuda sundukları önerilerin AKP tarafından reddedildiğini de savundu.

Kılıçdaroğlu, konuşmasını "Biz birilerinin arzu ettiği kadar demokrasi istemiyoruz. Çağdaş ülkelerdeki kadar demokrasi istiyoruz." diyerek tamamladı.

Bahçeli: Paket usul ve esas bakımından antidemokratik

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de yeni yasama yılının ilk gününde partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan'ın dün açıkladığı demokratikleşme paketine sert eleştiriler getirdi.

Paketi, usul ve esas bakımından antidemokratik bulduğunu söyleyen Bahçeli, Erdoğan için "Milletimizin gözünü boyamaya çalışmıştır." ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan'ı demokratikleşme paketiyle "PKK'nın taleplerini yerine getirmekle" suçlayan Bahçeli, "Paket, özünde PKK'nın yıllardır beklediği hain isteklerin bir kısmıdır. Bu paketle birlikte bölücülük bir adım daha mesafe almış, bağımsız Kürdistan amacına biraz daha yaklaşılmıştır." diye konuştu.

KCK: AKP Kürt sorununu anlamıyor

Kürdistan Topluluklar Birliği KCK, Başbakan Erdoğan'ın açıkladığı demokratikleşme paketiyle ortaya koyduğu tutuma gelecek hafta bir deklarasyonla yanıt vereceklerini açıkladı.

Ancak KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "AKP'nin Kürt sorununu anlamadığı ve ciddi yaklaşmadığı bir daha görülmüştür. Açıklanan paket, AKP'nin çözümü değil, çözümsüzlüğü bir politika olarak benimsediğini ortaya koymuştur." denildi.

Açıklamada, Türkiye'nin en temel sorununa bir seçim hesabı ekseninde yaklaşıldığı savunulurken, "Oyalama için toplumun önüne birkaç kırıntı atmak bu hükümetin bu sorunu çözme zihniyeti ve kapasitesinde olmadığını göstermiştir. Zaten yöntemi demokratik olmayan bir siyasi çalışmadan temel demokratikleşme sorunlarını çözmesi beklenemezdi. Demokratik olmayanlar gerçek demokratikleşme adımları da atamazlar." denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Pakette Alevilere yönelik bazı şeylere yer verip sonradan da bunların reddedileceğini ve tepki yaratacağını düşünerek vazgeçmesi, AKP hükümetinin sorunlara nasıl yüzeysel, ciddiyetsiz ve günü birlik yaklaştığını göstermektedir.

"Kürtler ve Türkiye halkları Kürt Halk Önderinin başlattığı yeni sürece AKP oyalama yapsın, seçim kazanmak için zaman kazansın diye değil, Kürt sorununu çözmesi için destek vermiştir. Bu nedenle Kürt halkı ve demokrasi güçleri oyalama ve seçim hesabıyla süreci boşa çıkaran, hatta bitiren AKP hükümetinden hesap sormalı ve demokratikleşme ve Kürt sorununun çözümü için mücadeleyi yükseltmelidir."

Erdoğan'da 'ekonomi ve demokrasi' vurgusu

Önceki saatlerde Yurtdışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Sektörü Değerlendirme Toplantısı'nda konuşan Başbakan Erdoğan ise dün açıkladığı demokratikleşme paketinin Türkiye ekonomisinin daha da büyümesinin önünü açacağını söyledi.

Erdoğan, "Ekonomi ve demokrasi birbirinden doğrudan etkilenir. Birindeki gerileme, diğerini geriletir. İşte bu anlayışla demokrasiden asla taviz vermedik." diye konuştu.

Türkiye'nin güçlenen demokrasisinin dışarıda da ilgiyle izlendiğini söyleyen Erdoğan, ABD'deki bütçe krizine atıfta bulunarak "11 yıl içinde memuruna maaşını ödeyemeyen bir iktidar olmadık, işçisine maaş ödeyemeyen bir iktidar olmadık." dedi.

Muhalefet temsilcilerini "korku senaryoları üretmeye başlamakla" suçlayan Erdoğan,"Paketle ilgili söylenen komplo teorilerinin tamamı yanlıştır, üretilen korku senaryolarının içi boş iddialardır." ifadelerini kullandı.

Dünyanın hiçbir yerinde muhalefetin yeniliklerin önünde durmadığını savunan Erdoğan, "Türkiye'de ise sürekli frene basan, hendek kazan muhalefet var. Her yenilik karşısında söylenenlerden tek bir farkını bulamazsınız. Yeni argüman üretmeye bile zahmet etmiyorlar." diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, "Er ya da geç millet bu muhalefet partilerini değişime zorlayacaktır. Bu partiler değişime açık olduğunda Türkiye'nin standartları ileri gidecektir." dedi.