Arabesk bilim kurgu açılımı

Bilgisayar korsanlığı yapan ve mitolojik ruhlardan eski yazılar alan Görünmez Elif'i duydunuz mu hiç?

Ya da oğlunu süper-savaşçıya dönüştürmeye çalışanlardan kurtarmak için galaksiler arasında ava çıkan Ajwan'ı?

Büyük olasılıkla duymadınız... Ama duymanız gerekirdi. Çünkü bu kahramanlar, hızla değişen Arap bilim kurgu edebiyatının başlıca çehreleri.

Bu tür kapsamında, bazen barışçı bir gösterinin bile uzun bir hapis cezasına yol açtığı ülkelerdeki siyasi gerçeklere meydan okunuyor; bazen de tahayyül bile edilemeyecek dinsel güçlerin anlaşılmasına yardımcı olunuyor.

Arap kültüründeki bilim kurgu açılımı o denli ilgi çekiyor ki, yakınlarda Londra'daki Dana Merkezi'nde yapılan bir konferans, konunun meraklılarıyla doldu taştı.

Genel anlamda bilim kurgu eserler, Arap dünyasının karmaşıklığına pek girmedi.

Lübnan asıllı Kanadalı bilim kurgu yazarı Emel el-Muhtar, yetişirken okuduğu bilim kurgu eserlerin, tabii uzaylılar dışında, "her zaman fazlasıyla 'beyaz' olduğunu" söylüyor.

El-Muhtar'a göre, bilinen bilim kurgu eserlerde zaman zaman etnik azınlıklara yer veriliyor olsa da, bunlar egzotikleştirme ya da korku yaratmanın ötesinde, hiçbir zaman olumlu anlamda kullanılmadı.

Emel el-Muhtar, "karşınıza sadece kurallar çerçevesinde benzer tiplemeler ve açık tenli ırklardan kahramanlar çıkar" diyor.

Bu nedenle, ilk bilim kurgu romanın, Shelley'nin Frankenstein'ı ya da HG Wells'in The Time Machine (Zaman Makinesi) değil de, 13. yüzyılda Bağdat'ta yaşamış doktor-yazar Zekeriya el-Kazwini'nin eserleri olduğunu hatırlatmak, şaşırtıcı gelebilir.

Awaj bin Enfak, insanların davranışlarını gözlemlemek için Dünya'ya gelen ve bu gelişmiş canlı türlerinin tuhaflıkları karşısında şaşıran meraklı bir uzaylının hikayesini anlatır.

El-Kazwini'nin eserleri aslında Arap dünyası için o kadar da sıra dışı birşey değil.

Arap dünyasında çok eskilerden beri, pek çok İslami bilim kurgu edebiyatı örneği var. Uçan halıları ve esrarengiz ciniyle, hatta okuru bir ölçüde galaksilerde dolandırmasıyla, en bilinen örnek 1001 Gece Masalları kuşkusuz.

Kültür emperyalizmi

Ama yüzyıllar ötesinin bilim kurgu öyküleri yeni zamanların kültürüne niçin uzanmadı, bu belirsiz.

Pakistanlı yazar ve akademisyen Ziyauddin Serdar'a göre, bu durum bölgede yaşanan gelişmelerle ilişkili. Serdar, "İslamiyet'in 'altın çağı' kapanırken, birçoklarındaki gelecekle ilgili iyimserlik ve şevk havası da söndü." diyor.

İslam dünyası daha sonraları kendi muhteşem geçmişi üzerinde ve bir ölçüye kadar da, bilim kurgu romanlarındaki, hızla ilerleyen, büyüyen Batı kültürü hakkında kafa yormaya başladı.

Emel el-Muhtar, bu odak değiştirmenin sonucunda gelen kültür emperyalizminin, bugün hala ana yurdunda etkili olduğunu düşünüyor.

"1990'larda Lübnan'da yaşarken, Arapça olarak, pek az peri masalı veya bir çocuğun ruhunu besleyen türde öyküler okudum. Bunları hep Fransızca ve İngilizce okuyordum. Sömürgeciliğin geride bıraktığı bu miras, bir kopukluk yarattı." diyor.

Ziyauddin Serdar ise, 13. yüzyılın İslam dünyasında yazılan bilim kurgu tarzı eserlerle, Emel el-Muhtar gibi günümüz yazarları arasında, çok büyük zaman uçurumuna rağmen, bazı ortak noktalar olduğunu söylüyor.

Serdar, "bir toplumda bilim kurgu yazılabilmesi için iki şeye ihtiyaç var. Birisi bilimin takdir edilmesi, diğeriyse gelecekte olabileceklerin idrak edilmesi." diyor.

Arap dünyası gelecekte neler olabileceğini bilmeyebilir ama, bölge beklenmedik bir hızla geleceğe doğru atılır görünüyor.

Arap Baharı ve süregiden sarsıntıları bu değişim bir parçası. Ama bu gelişmeler çok daha geniş çaplı bir değişimin, sadece bir parçası.

Dana Merkezi'ndeki konuklardan biri şunları söyledi:

"Mısır'da yetişmiş biri olarak konuşuyorum; biz, bilim kurgu dünyasında yaşıyoruz şu anda. Bundan 30 yıl önce Mısır'ın büyük bölümünde elektrik bile yoktu."

Çözümleme...

Peki bilim kurgu alanındaki yeniden uyanış, bir Batı türünün uyarlaması mı? Tıpkı kakuleli ve biberiyeli hamburger gibi birşey mi bu?

Tahmin edilebileceği gibi, panele katılanlar bu görüşte değil.

Katılımcılar, Arap bilim kurgu türünün, ana akım bilim kurgu kültüründe ötekileştirilen "Arap" klişesine bir yanıt olabileceği görüşündeler. Ve ayrıca günümüzde Orta Doğu'nun yüzyüze olduğu karmaşık sorunları irdelemek için de bir yol olabileceğini düşünüyorlar.

Pakistanlı yazar ve akademisyen Ziyauddin Serdar, "Cinsiyet ayrımı derdi, baskıcı yönetimler sorunu gibi çağdaş İslam toplumlarının yaşadığı tüm sorunlar, Arap bilim kurgu sanatıyla irdeleniyor. Ama en önemli nokta, Arapların kendileri hakkındaki düşüncelerini yansıtması." diyor.

Arap bilim kurgu edebiyatının dünya çapında ses duyurması için daha çok zaman geçecek, bu malum...

Arap bilim kurgu açılışımının karşısında, kaynak yetersizliği, siyasi kısıtlamalar ve Arapların daha çok televizyonda yayınlanan eğlence türlerini yeğlemesi gibi engeller var.

Ama Londra'daki Dana Merkezi'nde düzenlenen konferansta, tüm biletlerin satılmış olması ve yaşanan heyecanlı havaya bakılırsa, Arap bilim kurgu kültürü, anlamaya çalıştığı gelecekte var olmayı garantilemiş görünüyor.

İlgili haberler