Asya ailelerini saran eğitim çılgınlığı

Cang Yang, Çin'in ücra bir köşesinde Anhuia adlı küçük bir kasabadan çıkıp ülkenin en prestijli tıp fakültelerinden birine kabul edilmeyi başaran parlak bir genç.

Ama üniversite sınavlarındaki başarısını ailesiyle kutlamaya fırsat bulamadı.

Sağlık nedenleriyle artık çalışamayan babası, kendi ilaç masrafları nedeniyle zaten borca giren ailenin bütçesini rahatlatmak ve oğlunun okuması önünde engel oluşturmamak için, böcek ilacı içerek intihar etmiş.

Cang ailesinin başına gelenler en uç noktada. Fakat Uzak Doğu'da ailelerin çocuklarına en iyi eğitimi sağlamak için giderek daha büyük fedakarlıklara katlanıp daha büyük miktarlarda paralar ayırdığı gözleniyor.

Görece varlıklı Güney Kore'de ya da ekonomisi hızla yükselen Çin'de aile bütçesinden eğitime ayrılan pay konusunda şaşkınlık veren öykülerin ardı arkası kesilmiyor.

Başarma hırsıyla artan borçlar

Çocuğunu Batılı üniversitelerde okutmak için evlerini satan aileler, eğitim yarışındaki hırsa ayna tutuyor.

Avustralya Ulusal Üniversitesi'nden antropolog Andrew Kipnis'e soracak olursanız, eğitim tablosu olağandışı bir hal almaya başladı.

Çin'de bu yarış sadece orta sınıfa özgü değil. Sınıf atlama hayalleri, işçi sınıfında gittikçe daha da fazla aileyi bazen muazzam maddi zorluklar pahasına eğitim yarışındaki uzun koşuya sokuyor.

Şandong bölgesinde hem kentli orta sınıfı hem de kırsal alanda yaşayan daha yoksul aileleri mercek altına alan araştırmacı Andrew Kipnis, ''Anne-babalar bazen ilaç gibi hayati ihtiyaçlarından dahi kısarak parayı çocuklarının eğitimine harcamayı yeğliyor. Büyük borçlar altına girdikleri oluyor. Birçoğu çok ağır bir baskı altında.'' diyor.

Euromonitor'ın yaptırdığı bir araştırmaya göre 2007-2021 dönemini kapsayan beş yılda Çin'de kişi başına ortalama yıllık geliri yüzde 63 gibi göz kamaştıran bir artış gösterdi.

Bununla birlikte tüketici olarak eğitime akıttıkları para daha da hayret verici boyutta. Bu alanda neredeyse yüzde 94'lük bir artış var.

Endonezya ve Hindistan da aynı yolda

Asya ülkelerinde ve özellikle Çin'de çocuğunun akademik başarısı için baskının dozunu yüksek tutan anne-babalar çok yeni bir durum değil.

Fakat Sinica Advisors adlı danışmanlık firmasında eğitim uzmanı olarak çalışan Todd Maurer, eğitim çılgınlığının artık sadece anne-babalarla sınırlı kalmayıp, dedelerin ninelerin de dahil olduğu ve neredeyse bütün sülaleyi kapsayan bir projeye dönüştüğünü söylüyor.

Çin, Güney Kore, Tayvan, Hong Kong ve Singapur'da çok yüksek olan eğitim harcamalarının yanısıra Hindistan ve Endonezya'da da harcamaların arttığına işaret eden bulgular çok.

Güney Kore'de hükümet yetkililerin ifadesiyle toplumu saran "eğitim saplantısı" aileleri rekor seviyelerde borçlanmaya iterek kaygı verici boyutlara tırmandı.

Seul'de bulunan Samsung Ekonomik Araştırma Enstitüsü verilerine göre Güney Kore'de ortalama bir ailede haneye giren gelirin yüzde 70 gibi inanılması güç bir miktarı özel okul masraflarına ayrılıyor.

Yakın zaman önce yayımlanan başka bir araştırmaya göre ise Güney Kore'de ailelerin yüzde 28'i aldıkları kredilerin geri ödemelerini yapmakta zorlanıyor.

Doğum oranının düşüşünde etkili

Gözlemciler, eğitime odaklanan harcamalar nedeniyle ekonomide diğer tüketim alanlarına gitmesi beklenen paranın orantısız biçimde azaldığını söylüyor. Güney Kore aileleri konuta, tatile ya da emekliliklerine Batılı ailelere kıyasla çok daha az para ayırabiliyor.

ABD'de James Madison Üniversitesi'nde Kore tarihi profesörü olan Michael Seth, Güney Kore'deki tablonun en başta Çin olmak üzere diğer Asya ülkelerinde de tekrarlandığını belirtiyor.

Bu ülkelerde acımasız bir sınav sistemi uygulanıyor. Profesör Seth, Güney Kore'de okul çağında çocuk yetiştirmenin yükselen maliyetinin ülkenin şu an çok düşük seyreden doğum oranıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söylüyor.

Eğitim saplantısının aşırılıkları konusunda Çinli aileler Güney Korelileri yakından takip ediyor. Pazar araştırması şirketi Mintel'in yaptırdığı bir ankete göre orta sınıf Çin ailelerinde her 10 çocuktan dokuzu okuldan çıktıktan sonra ücretli başka akademik faaliyetlere katılıyor.

Çalışkanlık kültürü

Artan sayıda çocuğun özel ders aldığı Çin'de üniversite sınavına hazırlık kurslarına başlayan gençlerin yaş ortalamasının giderek düştüğü gözleniyor.

Profesör Michael Seth, Güney Kore'de ve eğitim konusunda bu ülkenin peşinden giden diğer Asya ülkelerinde, çalışkanlığın zaten kültürlerine derinden işlemiş kıymetli bir meziyet olarak algılandığını söylüyor.

Profesör Seth, "Bir de buna iyi bir kariyere giden tek yolun prestijli bir diplomadan geçtiği gerçeğini katarsak, belki de Asya'nın çocukları üzerindeki okul baskısına şaşırmamak gerek." diyor.