FT: Erdoğan başarıyı sürdürecek güce sahip mi?

Telif hakkı AP

Financial Times gazetesi bugün "Büyüyen pazarlar: Güneş hâlâ parlarken" başlıklı analizinde, gelişmekte olan ülkelerden sadece bir kaçının, bu patlama yıllarını kritik yapısal reformlar çıkarmak üzere kullandığını savunuyor.

Jonathan Wheatley'nin hazırladığı analizde Şili ve Polonya reformcu ülkeler olarak değerlendirilirken Hindistan ve Endonezya gecikenler, Türkiye ise aykırı kategorisine alınmış.

Daniel Dombey imzalı Türkiye değerlendirmesinde yaşanan siyasî gerginliğin, yatırımları riske soktuğu vurgulanıyor.

Haber öncelikle, Türkiye'nin bir çok gözlemcinin nezdinde 'ayrı bir vaka' olduğuna dikkat çekiyor:

"Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, on yıldır ülkeye egemen. Erdoğan'ın keskin irade gücü, önceden ordu gölgesinde olan ülkede, demokrasinin üstünlüğünü getirdi. Ekonomi de dönüşümden geçti. 1990'ların sonlarında enflasyon yüzde 90'ı aşmıştı; şimdi ise tek haneli rakamlarda. 2002'de vergi gelirlerinin yüzde 86'sı faiz ödemelerine giderken şimdi bu oran yüzde 16."

Ama Erdoğan'ın sahip olduğu gücün boyutlarının tartışmalı olduğunu yazan Dombey, bu yıl Erdoğan iktidarına karşı toplu protestoların patlak verdiğini hatırlatıyor.

"Erdoğan hükümeti Türkiye'nin en büyük şirketi Koç Holding'le çatıştı; iş dünyasının liderleri de gergin havanın doğrudan dış yatırımları kaçırabileceği yolunda, üstü kapalı uyarılarda bulunuyor" değerlendirmesini yapan Dombey, büyüme oranlarının da yavaşladığını belirterek şöyle devam ediyor:

"Tasarruf oranları, diğer G20 ülkelerinden çok daha büyük bir düşüş sergiledi; yabancı sermayeye bel bağlanması, cari işlem açığının yüzde 80'i aşan bölümünü finanse etmekte Türkiye'yi portföy fonlarına bağımlı hale getirdi.

"Gayrı safi yurt içi hasılanın yüzde 6'sına denk düşen bu oran, gelişen pazarlar arasında en büyüğü.

"Yeterince Türk istihdam edilemiyor, iş bulabilenler de kalifiye elemanlar değil. Emek piyasasına katılan kadınların oranı sadece yüzde 28. Eğitimde sağlanan ilerlemelere rağmen, 15 yaşındakilerin dörtte biri okuma-yazma bilmiyor.

"Tüm bu zorluklar karşısında, bir çokları tek bir adamın onca gücü elinde tuttuğu bir ülke, başarının devamını getirecek değişiklikleri yapabilir mi diye düşünmeden edemiyor."