SETA'dan Ufuk Ulutaş: Hakan Fidan haberi İran kaynaklı

SETA Dış Politika Direktörü Ufuk Ulutaş

Siyaset Ekonomi ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (SETA) Dış Politika Direktörü Ufuk Ulutaş, Wall Street Journal ve Washington Post'ta yayınlanan makaleleri, Hakan Fidan'ın Milli İstihbarat Teşkilatı MİT'in başına geçmesinden itibaren aleyhinde yürütülen kampanyanın bir parçası olarak gördüğünü söylüyor.

Ulutaş, "Fidan'ın şahsı üzerinden de AK Parti Türkiyesi'nin hedef alındığını düşünüyorum. Bu, Yeni Türkiye'nin iç ve dış politika yapış tarzından ve bu tarzın mimarlarından rahatsızlığın ortaya koyulmasıdır" diyor.

Ulutaş'a göre makaleler bir "operasyon" ve Erdoğan hükümetinin "güvenilir bir müttefik olmadığı" mesajı verilmeye çalışılıyor.

Yine Ulutaş'a göre ayrıca "ABD ve Batı nezdinde Türkiye'nin ortaklığı-müttefikliği sorgulanır hale getirilmeye çalışılıyor. Burada hükümeti hizaya getirmekten çok Batı'yı, Türkiye'ye karşı şüpheye düşürme motivasyonu var."

Neden bugün?

Birçok uzmanın ilk sıralarda yanıtını aradığı "Neden bugün?" sorusuna ise Ulutaş, şu yanıtı veriyor:

"Yakın zamanda meydana gelen veya gelecek olan birkaç gelişmenin makalelerin zamanlamasına ışık tutuyor. Füze ihalesi bunlardan biri. Bir diğeri, bir süredir devam eden Suriye'deki İslami cephelerle Türkiye arasındaki ilişki tartışmaları. Son olarak iddiaların Cenevre toplantısı sürecinde atılması da oldukça önemli. Birkaç sene önceki 'eksen kayması' tartışmalarına benzer bir tartışma tekrar canlandırılmaya çalışılıyor. Bu kampanyanın füze ihalesinden çok ABD-İran yakınlaşması ve Suriye meselesi ile ilişkisi olduğunu düşünüyorum."

Ulutaş, makalelerdeki iddiaların doğru olma olasılığını ise kesin bir dille reddediyor. Türkiye ve müttefikleri arasında "uçurumun derinleştiği, bunun açık kanallardan iletildiği" yönündeki yorumlara ise "Makalelerin ürettiği asparagas üzerinden müttefikler arası uçurum analizi yapılmaz" diye karşı çıkıyor.

Yine birçok analiz ve açıklamada makalelerin kaynağının "İsrail" olarak işaret edilirken SETA Dış Politika Direktörü Ufuk Ulutaş, başka bir ülke adı ortaya atıyor ve "Ben bu manipülatif haberin kaynağının İsrail değil İran olduğunu düşünüyorum" diyor.

'İran'ın iki hedefi'

Ulutaş, makalelerdeki iddialar doğru kabul edildiğinde bunun İsrail için "başarısızlık" olarak nitelenecek bir olay olduğunu, bu nedenle de ifşa etmeyeceğini öne sürüyor.

"ABD-İran yakınlaşması sebebiyle Ruhani İran'ının, Ahmedinejad İran'ı ile arasına bir çizgi çizdiği ve İran'ı Batı'nın yeni müttefiki olarak pazarlamaya çalıştığı" yorumunu yapan Ulutaş, bu haberlerle İran'ın "iki hedef" gözettiğini vurguluyor. İran'ın iki hedefini ise şöyle sıralıyor:

"Ahmedinejad'ın İran'Ina istihbarat veren Türkiye'dense, Ruhani'nin İran'ıyla müttefiklik ilişkisine girin. Ruhani, Batı'nın yaptırımları gevşetmesine ihtiyaç duyuyor ve Batı ile yakınlaşmadan elde edeceği ekonomik kazancı kendi siyasi bekası için de kilit olarak görüyor."

"CeneVre öncesi 'Suriyeli radikal muhalefet' iddialarını, 'güvenilmez müttefik Türkiye' iddialarıyla takviye etmeye çalışıyor ve Batı'yı Suriye konusunda Türkiye'den uzaklaştırmaya çalışıyor."

Ulutaş, Türk basınının, ABD ve Batı'da yayınlanan haber ve yorumlara gereğinden fazla anlam yüklendiği söylüyor ama şöyle diyor: "Fidan'ın atandığı günden itibaren özellikle İsrail tarafından hedef seçildiğini ve ardından yaşadığımız 7 Şubat sürecini de dikkate aldığımızda bu makalelere ekstra ilgi gösterilmesini de anlayışla karşılamalıyız."

İlgili haberler