Kabil-Washington arasında 'özür' polemiği

Amerika Birleşik Devletleri ve Afganistan yetkilileri, güvenlik konusunda taraflar arasında varılan bir uzlaşma anlaşması konusunda çelişkili açıklamalar yaptı.

Afganistan, Washington yönetiminin, Amerika Birleşik Devletleri'nin geçmişte yaptığı hataları kabullenen bir mektup yazmayı önerdiklerini açıklamıştı.

Ancak ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice, böyle bir mektubun varlığını reddetti.

Afganistan, Amerikan askerlerine, ülkedeki evlere zorla girme yetkisi verilmesi karşılığında böyle bir mektup talep etmişti.

ABD sessiz

BBC'nin Kabil muhabiri David Loyn, Afganistan'da yaşlılar meclisi Loya Jirga'nın taraflar arasındaki anlaşmayı değerlendirmek üzere toplanmasına bir gün kala, Amerikan tarafının sessiz kaldığına dikkat çekiyor.

Gözlemciler ve muhabirler, Loya Jirga'nın bu anlaşmaya 'evet' ya da 'hayır' demek yerine, Amerika Birleşik Devletleri'nin kabul etmeyeceği bir anlaşmayı onaylayarak Washington yönetimini, askerlerini Afganistan'dan çekmek zorunda bırakmasının giderek artan bir olasılık haline geldiği görüşünde.

Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'nin bir sözcüsü, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin geçmiş hataları kabul eden ve neden bazı durumlarda Amerikan askerlerinin Afgan halkının evlerine zorla girmesi gerektiğini açıklayan bir mektup yazmayı önerdiğini söylemişti.

'Özür dileyecek bir durum yok'

Ancak CNN televizyonuna bir açıklama yapan Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice, "Amerika Birleşik Devletleri'nin Afganistan'dan özür dilemesini gerektirecek bir durum yok. Durum tam tersine. Biz Afganistan'ın demokratik süreci için ve El Kaide'yle mücadelede askerlerimizi feda ettik, onlara destek verdik." dedi.

Rice, gündeme gelen türden bir mektubun hazırlandığı ya da gönderildiğini ise reddetti.

Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, Afganistan konusundaki bir anlaşmanın, 2014'te Amerikan askerlerinin savaşmayı bırakması sonrasının planlanması için, aylar önce imzalanmasını umuyordu. Ancak, 2014 sonrası Afganistan'da suç işleyen Amerikan askerlerinin yargılanması konusunda kimin sorumlu olduğu da dâhil, pek çok anlaşmazlık bulunuyor.

Hamid Karzai'nin bir sözcüsü, BBC'ye yaptığı açıklamada, Amerikan askerlerinin Afgan halkının evlerine ya da camilere zorla girmesi konusundaki tutumunda hükümetin herhangi bir esnekliği bulunmadığını söyledi.

'Mahremiyeti ihlâl'

Sözcü, Hamid Karzai'nin bu konuda çok kararlı olduğunu ve 'kışkırtma amaçlı' diye tanımladığı bu eylemlere izin vermeyeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Karzai ve diğer yetkililer, ABD'nin ev baskınlarına başından beri karşı çıkıyor. Bu konu halk arasında da önemli bir tartışma konusu. Özellikle, gece yapılan baskınlar, 'kadınların mahremiyetini ihlâl etmek' olarak değerlendiriliyor.

Amerikan yönetimi ise, Afganistan merkezli terör saldırılarını önlemek için bu tür baskınların gerekli olduğunu savunuyor.

Ev baskınları konusunda, Ekim ayında biraraya gelen John Kerry ve Hamid Karzai arasında nasıl bir anlaşmaya varıldığı açıklanmadı ancak gözlemciler, Karzai'nin, baskınların öncesinde Afgan yetkililere danışılması konusunu kabul ettirdiğini düşünüyor.

Ancak Amerikan askerlerinin yargılanması konusundaki anlaşmazlıklarda bir ilerleme sağlanamadı. Kabil yönetimi, masum Afganları öldürmekle ya da Afganistan'a karşı suç işlemekle itham edilen Amerikan askerlerinin Afgan mahkemelerinde yargılanması konusunda ısrarcı.

Bu konudaki, anlaşmazlık, Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak'taki askerlerini tamamen geri çekmesine neden olmuştu.

İlgili haberler