Suriye'de askeri ve siyasi durum

Suriye krizinde "siyasi çözüm sağlanması" için uluslararası mutabakat sağlanması yönünde kaydadeğer mesafe kat edildi.

Hatta defalarca ertelenen Cenevre 2 toplantısının yapılacağı tarih belirlendi ancak toplantıya katılacak taraflar henüz belirginleşmedi ve toplantıda tartışılacak başlıklar konusunda da henüz ittifak sağlanamadı.

Uluslararası toplumdan "siyasi çözüm sağlanmalı" çağrısı daha sık yükseliyor olsa da, Cenevre 2 süreciyle birlikte sahada çatışmaların ve askeri operasyonların hem şiddeti, hem de sayısı arttı.

Cenevre toplantısına katılacak tarafların cephedeki kazanımları siyasi açıdan ellerini güçlendirecek ya da zayıflatacak faktörlerden en önemlisi.

Bu nedenle, ülkedeki krize taraf olan ülkelerin faaliyetleri ve sahada savaşan taraflara verdikleri destek sürüyor.

Cenevre toplantısı öncesi sözkonusu ülkeler destekledikleri tarafın, ya da grupların sahadaki kazanımlarını arttırması ve toplantıya muhatap olarak eli güçlü bir şekilde katılması çabasında.

Bu duruma ek olarak, dış muhalefetin birçok girişime rağmen toparlanıp tek ses halinde hareket edememesi de cephedeki şiddeti doğrudan etkiliyor.

ÖSO'nun kan kaybı

Cephede birbirleriyle çatışan silahlı muhalif grupların her birinin elbette üstün güç olma amacı var, ancak "devrimi gerçekleştirmesi beklenen" ÖSO'nun yani Suriyeli olan ve cihatçı gündemi bulunmayanların sürekli kan kaybetmesi mevcut durumu iyice karmaşıklaştırıyor.

Suriye Ordusu ile El Kaide uzantılı örgütlerin arasında kalan ÖSO Suriye silahlı muhalefetinin tek temsilcisi olarak kabul ediliyor, ancak ÖSO mensupları Kalamun bölgesinde cihatçılarla ortak operasyon yaparken, Halep kırsalı gibi ülkenin kuzeyindeki bazı yerlerde çatışmaya devam ediyor.

Bu durum ÖSO'ya verilen desteği konusunda uluslararası toplumda tartışmalara neden oluyor.

ÖSO'nun hem askeri açıdan iyice zayıflaması hem de uluslararası desteğin devamını tehlikeye sokan manevraları nedeniyle cephedeki en güçlü grup cihatçılar. Irak ve Şam'da İslam Devleti (IŞİD), El Nusra Cephesi ve yeni kurulan İslam Cephesi cihatçı grupların ilk sırasında yer alıyor.

Zaman zaman kendi aralarında çatışsalar de gerek krize taraf olan Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerin çabaları ve gerekse geçtiğimiz haftalarda Suriye Ordusu'nun başlattığı Kalamun operasyonu nedeniyle "zorunlu uzlaşı" yapmış gibi görünüyor.

Bu uzlaşıda Kalamun bölgesindeki operasyonlarda ÖSO'nun da yer aldığı belirtiliyor.

Kalamun Operasyonu

Silahlı muhalifler arası ortak operasyonlara yol açan Kalamun operasyunun kapsadığı alan son birkaç haftadır çatışmaların yoğunlaştığı yerler.

Şam kırsalındaki Doğu Guta binlerce silahlı muhalifin ve Suriye ordusu ile Hizbullah'ın sık sık şiddetli çatışmaları ile gündeme geliyor.

Yine Şam banliyölerinden Berze, Kabun, Cobar, Duma, Zemelka gibi mahallelerde sık sık çatışmalar yaşanırken bu bölgelerden şehir merkezine rastgele roket ve havan topu atışları da var.

Şam kırsalından itibaren Humus'a kadar olan bölge ise en şiddetli çatışmaların yaşandığı alanlar.

Sık sık hava ve topçu bombardımanının yaşandığı bölgede Şam-Humus otobanı kenarında sıralanan kasabalar stratejik açıdan taraflar için büyük önem taşıyor.

Bu nedenle otoyol üzerindeki Deyr Atiye, Garra, Nbik ve Yabrud otoyolu kontrol etme fırsatı veriyor.

Geçtiğimiz günlerde Deyr Atiye ve Garra Suriye ordusunun kontrolüne geçerken Nbik ve Yabrud'da çatışmalar devam ediyor.

Şam kırsalındaki Malula kasabasını basan muhaliflerin kaçırdığı rahibelerin götürüldüğü iddiaları ile gündeme gelen Yabrud'daki çatışmalar nedeniyle sık sık otoban trafiğe kapanıyor.

Son olarak Şam kırsalında bulunan ve Şam-Humus arasındaki otobanın başında yer alan Adra kasabasına muhalifler tarafından büyük bir saldırı gerçekleştirildi.

Çatışmaların hala devam ettiği kasabada bir de hapishane bulunuyor.

Cephe El Nusra'nın yeni kurulan İslam Cephesi ile işbirliği yaparak kasabaya saldırdığı belirtiliyor.

Kasabada bulunan binalarda çok sayıda kişinin mahsur kaldığı, ekmek fırını ve sağlık merkezi gibi yerlerin basılarak çalışanlarının öldürüldüğü gelen bilgiler arasında.

200 kişiye "infaz"

Şimdiye kadar 200 kadar insanın "infaz edildiği" öne sürülüyor.

Şam ve Humus kırsallarının yanısıra Halep, Lazkiye ve kırsalı, Dera ve kırsalı ile Rakka çevresi de çatışmaların şiddetlendiği yerler arasında.

Yine IŞID'nın Türkiye-Suriye sınırında bazı noktaları ÖSO'dan almasının ardından silahlı Kürtler (YPG) ile IŞID ve ÖSO arasındaki çatışmalar da Tel Abiyad başta olmak üzere ülkenin kuzeyinde sürüyor.

Kalamun operasyonu devam ettikçe ve Cenevre toplantısı yaklaştıkça ülkede hem muhaliflerin kendi aralarındaki hem de Suriye ordusu ile muhalifler arasındaki çatışmalar artacak gibi görünüyor.