Emniyette görevden almalar: 'Polis ve yargı paylaşılmış' mı?

Salı sabaha karşı başlayan yolsuzluk operasyonu bugün beş emniyet müdürünün görevden alınması ve iki ek savcının atanmasıyla yeni bir boyut kazandı. Eski İçişleri Bakanlarından Hasan Fehmi Güneş, Saadettin Tantan ve eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, konuyu BBC Türkçe'ye değerlendirdi.

Emniyet müdürlerinin görevden alınmasına ilişkin ayrıntıları bilmediği için net konuşmanın mümkün olmadığını söyleyen eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, "Ancak akşam ayrıntılarını öğrenebileceğim. Sürekli gelişmeler oluyor" diyor.

Diğer yandan bilgi kirliliği yaşandığını ileri süren Orakoğlu, ''Küçük rütbeliler yaptı, üstün haberi yoktu ondan görevden alındılar'' şeklindeki bilgileri örnek olarak veriyor ve doğru kabul etmiyor.

Orakoğlu, "Bizde böyle bir şey olması mümkün değil. Şube müdürleri varken il emniyet müdürü operasyon yapar mı? Kasıtlı bir takım bilgiler yayılıyor. Ben de işin aslını öğrenmeye çalışıyorum." diyor.

'Ülke ileride çok ciddi çatışmalara sahne olabilir'

Eski İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş ise yaşananları hükümet açısından "tam bir başarısızlık" olarak değerlendiriyor.

CHP'li Güneş, "Görünen şu ki iktidarın görünmez koalisyon ortakları tarafından polis ve yargı paylaşılmış. Hem yargının hem de polisin içinde birbirlerine karşı kamplar oluşturulmuş. Bu yanlış uygulama bugün operasyonlar sırasında ortaya çıkmıştır." diyor.

Tarafların birbirlerinden gizli operasyonlar yürüttüğünü söyleyen Güneş bunu, "Devlet yapılanması içinde bir bölünme, parçalanma, karşı karşıya gelme, bir dağılma" olarak niteliyor ve ekliyor: "Bu önlenemezse ve bölünmüşlük kökünden kazınmazsa ülke ileride çok ciddi çatışmalara sahne olabilir. Bugün yaşananlar, bir iktidarın kendi içindeki çatışma nedeniyle dağılma görüntüsüdür."

'İddialar roman yazılacak hale gelmişti'

Bir dönem "Efsane polis müdürü" olarak anılan Yurt Partisi Genel Başkanı ve eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ise emniyet müdürlerinin neden görevden alındığının gerekçesinin kamuoyuna açıklanmasını istiyor.

Tantan şöyle diyor: "Bu ortamda görevden alınmalar halk nezdinde şüpheleri de beraberinde getirir. Halkın, iktidara karşı güven duygusunu zayıflatır. Hukuk kuralları çerçevesinde değerlendirildiğinde hukukun dışına çıkıldığını gösterir."

Operasyondan dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nı ve polis teşkilatını kutlamak gerektiğini özellikle vurgulayan Tantan, "Operasyondaki iddialar, halk nezdinde de konuşuluyor ve roman yazılacak hale gelmişti. Öyle anlıyorum ki savcılık da kendisine gelen bu bilgilerin ağırlığı içerisinde bu çalışmayı başlatmış ve neticelendirmiş vaziyette." diye konuşuyor.

İktidarın ise bu çalışmanın önünü açması gerektiğini savunan Tantan, ''Açabilir mi?'' sorusunu, "Öyle bir şansı yok" diye yanıtlıyor.

Operasyonun cemaat çatışması gibi gösterilmek istendiğini anımsatan Saadettin Tantan, "Cemaatin bu şekilde güçlenmesinin sebebi de bu iktidar. Ortada ise bir kirlilik, yolsuzluk var. Bu da göstermiştir ki Türkiye yönetilememektedir. Kurumlardaki güven duygusu çökmüştür.'' diyor.

Sadettin Tantan, ''Üst amirlerin bile haberinin olmadığı bir dönem yaşanmaktadır. Bu da Türkiye'nin geleceği açısından çok tehlikeli bir görüntüdür." diye ekliyor.

İlgili haberler