Yazar Bayraktar: Cemaat, başına buyruk illegal yapı peşinde

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden İlahiyatçı-yazar Cemile Bayraktar yolsuzluk operasyonu ve operasyon paralelinde yaşanan siyasi gelişmeleri BBC Türkçe’ye yorumladı.

Bayraktar öncelikle operasyonun bir yolsuzluk operasyonu olmadığını görüşünde.

Ona göre ortadaki AKP’ye karşı bir siyasi operasyon:

Yolsuzluk iddialarını es geçemem, zaten hükümet bu konuda gerekeni yaptı. Ama açık ifade edeyim bu bir yolsuzluk operasyonu değil tam anlamıyla Gülen Cemaati ve birlikte iş gördükleri kesimlerin Ak Parti hükümetine karşı yaptıkları bir operasyondur. Gülen Cemaati çevresinin operasyonlar öncesi yaptığı tehditler ve şantajlar bunun en bariz kanıtıdır.”

'Cemaat başına buyruk illegal yapı peşinde'

“Gülen Cemaati ile Ak Parti arasındaki ipler koptu, bunun müsebbibi devlet içinde kendi başına buyruk bir illegal yapı oluşturmaya çalışan Gülen Cemaatidir” yorumunu yapan Bayraktar, son süreçte Türkiye’de Gülen Cemaati’ne inancının kalmadığını belirtiyor.

Bayraktar şu yorumları yapıyor:

“Bu yalnızca Ak Partililerin değil hepimizin sorunu zira bu operasyon son tahlilde Türkiye’ye içerden ve dışarıdan ellerin yaptığı bir operasyondur. Bu bariz operasyonun sonucu olarak Türkiye’deki dindar kesim basta olmak üzere birçok kesimin Gülen Cemaati’ne olan inancı, saygısı, sempatisi kalmadı, ben de bu insanlara dâhilim ve bunu sağlayan ise bizzat Cemaat’in kendisidir.”

Türkiye’de özellikle dindar-muhafazakâr kesim içerisinde ortada hükümete karşı uluslararası ayağı da olan bir siyasi operasyon yapıldığı görüşü hakim.

'Dışarıdaki ayak neocon zihniyeti ve İsrail'

Bayraktar da yaşananların arkasında yurtdışından bazı güçlerin olduğunu söylüyor:

“Bu operasyonun içerdeki ayağı Cemaat, dışarıdaki ayağı ise neocon zihniyeti ve İsrail’dir. Türkiye’de yapılmaya çalışılan ama inşallah başarılı olamayacak olan bu girişimlerin bir kısmı maalesef Mısır’da yapıldı ve başarıya ulaşıldı. Yakın vadede zor gibi görünse dahi bu tip gelişmelerin uzun vadede hayırlı sonuç çıkaracağını düşünüyorum.”

'Ergenekon şeklinde yapılanmış yapı'

Bayraktar’a göre hükümet, devlet içinde bulunan Ergenekon şeklindeki yapıdan Türkiye’yi kurtarmalı:

“Ak Parti’ye düşen en kısa zamanda devlet sorumluluğu olarak devlet içinde örgütlenmiş bir nevi eski vesayet, Ergenekon şeklinde yapılanmış bu yapıdan bu ülkeyi kurtarmaktır.”

“Yargı ve polisin el ele vererek hukuku ihlal ediyor olmasının anlaşılır yahut kabul edilir bir yanı yoktur. Bu hepimize kendini tedirgin hissettiren bir süreç açık ifade edeyim polis ve yargı eliyle yürüyen bu karanlık yapı bizzat yasadığım 28 Şubat günlerindeki gibi tedirgin ve güvensiz hissettiriyor, iftira atılan gazetecileri de gördükten sonra kendimi tehdit altında hissediyorum zira bu yapının aleyhine yazılar yazıyorum. Bu konuda benim gibi düşünen birçok gazetecinin susması altında da bu korku yatıyor.”

'Uluslararası güçler Türkiye’nin önünü kesiyor'

“28 Şubat sanıklarının tahliye edilip Yakup Köse’ye hapis cezası verilmesi, Salih Mirzabeyoğlu’nun halen hapiste olması gibi garabet durumlar Türkiye halkının yargıya zaten pek de olduğu söylenemeyecek güvenini sarsmıştır.”

Cemile Bayraktar’a göre Türkiye kendi sorunlarını çözmek için adım attı ancak uluslararası güçler Türkiye’nin önünü kesmek istiyor:

“Gerek yerli gerekse yabancı basında ülkede kaos ortamı var havası ayyuka çıkartılmaya çalışılıyor, Türkiye bundan daha kötüsünü de gördü, geçmiş vesayet ile yüzleşirken daha kötüsünü yasamıştık ancak bu kez Türkiye kendi sorunlarını istikrarlı bir şekilde çözme yolunda “bağımsız” adımlar atınca, bu uluslararası güç dengelerinin köklü sistemlerini sarstı haliyle o uluslararası güç dengeleri Türkiye’nin önünü kesmek için kolları sıvadı, Türkiye’nin eski askeri darbelerinde de hep böyle olmuştur. Şu süreçte Türkiye halkına düşen kast edilmiş iradelerine sahip çıkmak olmalıdır.”

İlgili haberler