Köprüde trafik sıkıştı, ABD siyaseti karıştı

Telif hakkı Getty

Amerika, bugünlerde pek çok kişiye “bu kadarı ancak Holywood filmlerinde olur” dedirten bir skandalla çalkalanıyor.

Gerçi “sanat, hayatı taklit eder” deyişini doğrularcasına pek çok film senaryosu, gerçek hayat öykülerinden esinlenir. Son günlerde sosyal medya, gazete ve televizyonlara ardı ardına düşen belge ve e-postalarla boyutları giderek büyüyen bu skandal da, şimdiden yeni bir filmin senaryosuna ilham kaynağı olmaya aday.

Her şey, New Jersey eyaletinin adı fazla duyulmamış bir kasabasındaki araç trafiğinin, dört gün boyunca aniden sıkışması ve hayatı felç etmesiyle başladı. Peki nasıl oldu da bu, ülkenin en önde gelen politikacılarından birini yerinden sarsan bir skandala dönüştü?

Bunu anlamak için önce olaylar zincirinde kilit rol oynayan, o nedenle de İngilizce’siyle “Bridgegate” olarak anılan skandala adını veren ünlü köprüye bir göz atalım.

New York ve New Jersey eyaletlerini birbirine bağlayan George Washington Köprüsü bu... Hudson nehri üzerinde tam 82 yıldır büyük bir ihtişamla yükseliyor. Gri çelikten direkleri ve asma halatlarıyla, pek çok şiire ve romana konu olan iki katlı bir mühendislik harikası. Geçen yılın resmi rakamlarına göre, yılda yaklaşık 102 milyon taşıtı üzerinden geçiriyor.

İşte sadece Amerika’nın değil, dünyanın da en işlek köprüsü sayılan bu köprünün New Jersey ayağındaki gişelere giden otoyoldaki üç şeritten ikisi, geçen Eylül ayı başlarında, hem de hiçbir ön uyarı ya da açıklama olmaksızın dört günlüğüne trafiğe kapatıldı.

‘Siyasi intikam mı?’

Sıkışıklığı tetikleyen ve Fort Lee kasabasında günlerce hayatın durmasına yol açan bu karar, köprüyü idare eden New York-New Jersey Liman Müdürlüğü’nce alınmış, ama o kasabanın hiçbir idari yetkilisi ya da polis teşkilatına önceden haber verilmemişti.

Telif hakkı AP

Fort Lee belediyesi, hatta Liman Müdürlüğü’nde bile bazı görevliler, ‘peki ama neden’ sorusuna yanıt ararken, yapılan resmi açıklama “Şeritler, yeni trafik modellerinin incelenmesi için kapatıldı” şeklindeydi. Ama bu, pek çok kişiyi tatmin etmek bir yana daha da şaşırtmıştı.

Tam da okulların yeni açıldığı bir sırada servis otobüslerindeki çocukları saatlerce yolda bırakan, binlerce New Jersey’linin New York’taki işleri ya da randevularına yetişmesini engelleyen, polis, ambulans ve itfaiye gibi acil yardım araçlarının hareketini kısıtlayan bu kararın, “siyasi intikam” amacı taşıdığı yolunda spekülasyonlar bile yapılıyordu.

Zira şerit kapamanın yol açtığı trafik sıkışıklığından en çok etkilenen yer, Fort Lee ve kasabası ve onun sakinleriydi. Bu kasabanın Demokrat belediye başkanı Mark Sokolich, eyaletin Cumhuriyetçi Valisi Chris Christie’nin Kasım ayında yapılacak seçimlerde aynı göreve yeniden seçilmesine onay vermemişti. Oysa vali, seçim kampanyasına tüm eyalet çapında aralarında 17 belediye başkanının da bulunduğu 48 üst düzey Demokrat’tan destek almıştı. İşte bu nedenle Sokolich, Christie’nin kendisini ve ona oy verenleri cezalandırmak istediğini düşünüyordu.

Doğrusu Wall Street Journal’ın bu olasılığa ilk kez dikkat çeken haberini okuduğumda, diğer pek çok kişi gibi ben de komplo teorisine fazla ihtimal vermemiştim.

O vali ki, Kasım’da görevine yeniden seçileceğine, hatta Demokrat rakibini ezici bir çoğunlukla yeneceğine Eylül ayı itibarıyla hiç de şüphe yoktu. Ülke çapındaki politikada da yıldızı giderek parladığı için, 2016 yılındaki başkanlık seçimlerinde şimdiden partisinin en kuvvetli aday adaylarından biri haline gelmişti.

‘Trafikte sorun yaratma zamanı’

Köprüde şerit azaltma emri, bundan hayrete düşen Liman Müdürlüğü’nün İcra Direktörü Patrick Foye tarafından 13 Eylül’de kaldırıldı. Christie ise, kendisinin ya da yönetimindeki elemanların “siyasi intikam” amacıyla bu emri verdiği iddialarını aylarca reddetti.

Ama kim derdi ki, o günlerde Christie’nin omuz silktiği, pek çok kişinin akıl almaz bulduğu için fazla ciddiye almadığı bu ‘teori’, çok değil, dört ay sonra doğrulanma aşamasına gelecek? Valinin değil, ama yakın kurmaylarının o dönemde yaptıkları posta yazışmalarının su yüzüne çıkmasıyla, büyük bir politik skandal patlak verecek?

Telif hakkı Getty

Christie, Kasım ayındaki seçimleri beklendiği gibi yüzde 60,5 gibi ezici bir çoğunlukla kazandı, ama New Jersey eyalet meclisindeki Demokratlar, köprü krizinin peşini bırakmadılar.

Başlatılan soruşturma, David Wildstein ve Bill Baroni adlı iki yetkilinin geçen ay görevlerinden istifa etmesiyle sonuçlandı. Her ikisi de Vali Christie’nin New Jersey adına Liman Müdürlüğü’ne atadığı üst düzey yetkililerdi, ama daha da önemlisi bu isimler, çok az sırdaşı olmasıyla tanınan valinin en çok güvendiği bir kaç elemanından ikisiydi.

Skandalla ilgili sürdürülen soruşturmanın parçası olarak 8 Ocak’ta basına dağıtılan yazışmalar ise, sadece Christie ve ekibinde değil, kamuoyunda da tam bir “bomba” etkisi yarattı ve trafik sıkışıklığına yol açan şerit kapatma emrinin siyasi nedenlerle verildiğini adeta doğruladı.

Buna göre, vali Christie’nin personel müdür yardımcısı Bridget Anne Kelly, 13 Ağustos’ta, yani şerit kapatma olayından yaklaşık bir ay önce David Wildstein’a kişisel adresinden bir elektronik posta göndermiş ve “Fort Lee’de biraz trafik sorunu yaratma zamanı” diye yazmıştı. Wildstein’ın yanıtı ise kısa ve öz oldu: “Anladım!”

Basına açıklanan 23 sayfalık mesajlar ayrıca Liman Müdürlüğü’nün, trafik sıkışıklığı sırasında Fort Lee belediye başkanı Sokolich’in yardım taleplerini bilerek göz ardı ettiğini, hatta bu taleplerin Christie’nin yakın çevresindekiler için alay konusu olduğunu gösteriyordu.

Belediye başkanına ‘Sırp’ suçlaması

Örneğin valinin ismi verilmeyen bir yetkilisi, mesajında okul otobüslerinin trafikte mahsur kaldığını belirten Sokolich’in yardım isteğine atfen “bu duruma gülümsemem yanlış mı” diye soruyor, diğer yetkiliden şu yanıtı alıyordu: “Hayır, onlar Buono seçmenlerinin çocukları...” Buono ile kastedilen kişi, Christie’nin Kasım ayındaki seçimlerde rakibi olan Demokrat politikacı Barbara Buono’ydu.

Telif hakkı AP
Image caption Fort Lee kasabası Demokrat belediye başkanı Mark Sokolich

Christie’nin seçim kampanyasını yöneten Bill Sepien de, trafik sorunu konusunda medya mensupları ile konuştuktan sonra Sokolich’i “geri zekalı” sözleriyle tanımlamış, Wildstein’la birlikte Sokolich’e “Sırp” etiketini yapıştırmıştı. Sokolich ise Hırvat kökenli.

“Şok” yazışmaların ardından iki saat süren bir basın toplantısı düzenleyen Christie, pek çok kişiye göre böyle bir durumda mümkün olan en iyi performansı gösterdi. Konuyla hiçbir ilgisi ve bilgisi olmadığını vurgulayan vali, “burada yapılan rezil aptallıktan dolayı şaşkına döndüm, aşağılandım ve mahcup oldum” diyerek, elemanları tarafından yanıltıldığını belirtti.

Christie, Fort Lee’de “trafik problemi yaratılmasını” isteyen mesajın yazarı Bridget Anne Kelly’yi, kendisine yalan söylediği için işten attığını da kaydetti ve ekledi: “Her gün bana çalışan 65 bin kişi var ve bu insanların her birinin dakika başı ne yaptığını bilemem. Ama bu önemli değil, sonuçta onların ne yaptığından ben sorumluyum.”

New Jersey ve Fort Lee halkından ve eyalet meclisinden özür dileyen Christie, “özür” kelimesini tam 24, “üzgün” kelimesini ise 16 kez kullandı. Christie, bir gazetecinin, kalp sorunu olan 91 yaşındaki bir kadını taşıyan ambulansın trafik sıkışıklığına takıldığını ve kadının hastanede öldüğünü hatırlatan bir gazeteciye de, “bakın, yanımda çalışan kişilerin hareketleri konusunda yapabileceğim tek şey özür dilemek. Başka bir şey yapamam. Zamanı tersine çeviremem. İnanın mümkün olsa yapardım, ama şu anda özür dileyeceğim” yanıtını verdi.

Christie, seçimlerde kendisini desteklemeyen Fort Lee belediye başkanı Sokolich’ten öç alma iddiasını da reddederek, “Neden birileri ondan intikam almak istemiş olabilir, anlamıyorum. Sokolich, onayını almak istediğim bir kişi olarak hiçbir zaman radarımda olmadı. Bu olayın politikayla bir ilgisi olamaz. Kendisini tanımıyorum bile, onunla aynı odada bulunsam kim olduğunu çıkaramam” diye konuştu.

Özür yetmedi, halk ateş püskürüyor

Christie, aynı gün Sokolich’le yüzyüze görüşüp ondan ve halkından özür dilemek için Fort Lee’nin yolunu tuttu. Özürü kabul eden Sokolich, valiyi “nazik” ve “uzlaşmacı” olarak nitelendirdi ve Christie’nin böyle bir gelişmenin bir daha asla yaşanmayacağı konusunda söz verdiğini söyledi. Ziyareti, halkın güvenini yeniden kazanma yolunda büyük bir adım olarak niteleyen Sokolich, gülerek valiye “bundan sonra radarınızda olacak mıyım” diye sorduğunu, onun da “bundan sonra Fort Lee ve halkı radarımda olacak” diye yanıt verdiğini de ekledi.

Ancak basın toplantısından sonra Amerikan medyasının Eylül’deki “trafik cehennemini” yaşayan New Jersey’lilerle yaptıkları mülakatlar, çoğunluğun valinin özründen fazla etkilenmediğini, hatta Christie yönetimine hala ateş püskürdüklerini ortaya koydu.

Telif hakkı Getty

Köprünün yakınında bir kafe sahibi olan Debbie Minuto, “Christie’nin özrü yeterli değildi. Pek çok insanın canını yaktı. Köprümüzle oynayamazsınız. Köprüyü alırsanız, geçim kaynağımızı elimizden almışsınız demektir” derken, J.J. Jata adlı kişi, şunları söyledi:

“Ben o günlerde köprüdeydim. Tam bir felaket gibiydi. Hatta felaketten de daha kötüydü. Sadece şehre gitmek için dört saat erken uyanmam gerekti. Oysa normalde bir saatlik yol. Christie bu toplumda çok kişiyi incitti. Bu, tamamıyla halkı dikkate almadan politika yapmaktı.”

Trafik krizi sırasında köprüde mahsur kalan Claude Lewin adlı kişi de, “bugün Christie’nin bize yüzde yüz doğruyu söylediğine inanmıyorum. Öteki skandallarda olduğu gibi bu politikacılar, sadece bir şeyler olduktan sonra pişmanlık gösteriyorlar. Bu olay dört gün sürdü. Vali ilk günden sonra ne olduğunu anlamak için telefonu eline alıp personelini aramalıydı” dedi.

New Jersey siyasetini yakından izleyen pek çok gözlemci de, normalde kurmaylarıyla çok sıkı ilişkide olan valinin, onlardan bazılarının kendisi adına intikam alma girişiminde bulunmasından haberdar olmamasının inandırıcı gelmediğini bildirdi.

Beyaz Saray hayalleri bitti mi?

Christie’nin rakiplerine karşı “kabadayı” taktiklerine başvurmakla ünlü olduğunu belirten bazı gözlemciler de, valinin kendisinin bu olayla ilgisi olmasa bile, ofisinde yarattığı bu “kültürün” ekibini de etkilemiş olabileceğine dikkat çektiler. Örneğin bir köşe yazarı, Christie’nin “sırdaşlarından” David Wildstein’ın Fort Lee’de trafik sorunu yaratılmasını isteyen Kelly’yi sorgulamak yerine, tek bir sözcükle “anladım” yanıtını vermesini, valinin bu iki yakın elemanı arasında daha önce de benzer konuşmaların geçtiğinin bir göstergesi olarak yorumladı.

Christie, yaptığı güçlü özürle şu an için skandalı yatıştırmış gözükmesine rağmen, esas zorluklar muhtemelen bundan sonra başlıyor. Trafik sıkışıklığı sırasında fenalık geçiren, New York’taki işleri ve randevularına yetişemeyen, çocuklarını okullarından alamayan ya da hastaneye gidemeyen binlerce kişi, valilik aleyhine toplu tazminat davası açmaya hazırlanıyor.

Üstelik federal hükümet ve eyaletin adalet bakanlığı, halkın hareket serbestisini kısıtladığı ve acil yardım araçlarını engelleyerek insan hayatını tehlikeye attığı gerekçesiyle Christie ve ekibi hakkında cezai dava açılması için her an suç duyurusunda da bulunabilir.

Belki de Christie için daha da önemlisi, skandal, valinin yeni görev dönemini zorlaştırması bir yana 2016’da Beyaz Saray için Cumhuriyetçi Parti’den aday olma hayallerini büyük ölçüde suya düşürdü. Christie, skandalla herhangi bir ilgisi olmadığını öylesine kesin bir dille ifade etti ki, bundan sonra olayı Christie’ye doğrudan bağlayan en küçük bir kanıtın ortaya çıkması dahi, valinin görevinden azledilmesiyle sonuçlanabilir.