AKP’li Kurt: Yerel yönetimleri neredeyse özerkleştirdik

Telif hakkı KUMRU BASER

BDP’nin birinci parti olduğu Güneydoğu'da, AKP ortalama her üç kişiden birinin oyunu alıyor. Geçen yıl Akil İnsanlar heyetinde yer alan, eski AKP Diyarbakır milletvekili Abdurrahman Kurt, bu seçimlerde Diyarbakır Sur ilçesinin yönetimi için AKP’den aday.

BBC Türkçe'den Kumru Başer'in görüştüğü Kurt, kentte birkaç ilçe belediyesini AKP’nin almasının herkes için faydalı olacağını düşünüyor.

BDP’den farklı ne öneriyorsunuz ?

BDP’yi eleştirecek çok şey var, istesek yerle yeksan olurlar. Halk da onların belediyecilik yapmadığını bildiği için bir şey beklemiyor. Maalesef bu, 15 yıldır açılmış krediyi hor kullanmalarından kaynaklı bir şey.

Ama kaç dönemdir üstüste onlar kazanıyor?

İlk zamanlar halk, anlaşılır bir şekilde, oyu hizmet için vermedi. Sebebi de bir temsil sorunuydu. Ama bugün mecliste 35 tane BDP milletvekili olması, 70’e yakın AK Parti milletvekilinin Kürtlerden oluşması, az bir temsil değil. Bu sefer yerel yönetimlerin görevlerini yapmasıyla ilgili eksiklikler için eleştiriliyorlar. Ama buna rağmen adayları buna göre seçmemişler. Karayılanın açıklamasında bile bunun itirafı var. “Biz adaylarımızı yanlış seçmiş olabiliriz, ama siz sakın buna kızıp da yanlış yapmayın” şeklinde telkinler var.

Siz nasıl Sur halkı için projeleriniz neler?

Benim çok projem var. Örneğin sinema tadında bir panoramik Fetih Müzesi kurulması ve orada buranın tarihinin anlatılması. İmar planına uygun bir şekilde şehrin yeniden rehabilite edilmesi, açık hava müzesi haline getirilmesi. Seyir terasları. Kırklar Dağı’nı böyle bir seyir terası olarak düşünüyorduk, ama maalesef orada çok çirkin bir yapılanma oluşturuldu. Burayı bir kültür merkezi haline getirmek ve Mehmet Uzun, Şivan Perwer, Bediüzzaman Said-i Nursi üzerinden vereceğimiz edebiyat, sanat, ilim irfan araştırmaları ödülleri vermek.

Ayrıca kalkınma projeleri. Etiyopya’da örneğini görmüştüm. Bir kampüs içerisinde desteklenen kadınlar var. Bunların ürettiği, mesela tandır ekmeği, içli köfteyi turistik mekanların almasını sağlamak. Kürt sorununun sosyo-kültürel ayağını, ekonomik ve siyasal ayağını eşdeğer boyutta yürütmekten bahsediyorum.

Telif hakkı KUMRU BASER

Ama yerel seçim değil bir genel seçim havası var yine değil mi?

Benimki bir teklif. Seçilmezsem kızmaya hakkım olmadığını da biliyorum. Ama şahsen BDP’nin bir kaç belediyeyi AK Parti ile paylaşmasının herkese faydalı olduğunu düşünürüm. Böylelikle bir rekabet olacak ve herkes millete daha fazla hizmet etmek için öne çıkmaya çalışacaktır.

Partinizin Cemaat ile yaşadığı çatışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

17 aralık operasyonunun Halk Bankası üzerindeki yansımasına, MİT’e operasyonla Suriye ile ilgili ilişkilerin ifşasına baktığınız zaman, Türkiye’nin büyüme projesinden bir rahatsızlığın olduğunu düşündüren şeyler var. Paris cinayetlerinden, çözüm sürecinde Avrupa’nın gösterdiği ikircikli tavra kadar. Tayyip Erdoğan’ın Arap baharındaki tavrından, İsrail’e dik duruşuna kadar Avrupa ve Amerika’yı rahatsız ettiğini düşünüyoruz. Bize yolsuzluk operasyonu olarak gösterilen şeyin gerçekte böyle olmadığını düşündürten çok şey var. Uluslararası tepkilerin bir boyutunun da Irak Kürdistanı ile kurduğumuz ilişkilerden kaynaklı olduğunu düşünmek mümkündür.

'En az hata yapan biziz'

Hiç mi kuşku duymadınız operasyon ile ilgili bazı iddialar gerçek olabilir diye?

İçimizde hatalar eksikler elbette vardır. Ama biz en az hatası olanlarız. Daha iyi bir alternatif yok şu an. Türkiye henüz hesaplaşmalarını bitirmemiş bir ülke. Evet yargıda bir güven sorunu var. Seçime dönük kısım bertaraf ettikten sonra elbette herkes kendi hesabını, bağımsız bir yargıya vermelidir.

Pek çok Diyarbakırlı seçimden sonra hükümetten bazı adımlar beklediğini söylüyor, var mı böyle bir hazırlık?

Var, zaten sürecin içerisinde kendi kendine geliyor bu adımlar. Ayrımcılıkla, nefret suçlarıyla mücadele geldi. Anadilde özel okullarda eğitimin önü açıldı. Anayasa'yı değiştirecek güçle beraber belli ki anadilde eğitimin de önü açılacak. Yerel yönetimleri neredeyse özerkleştirdik. Onlar şimdi “Özerkliği ilan edeceğiz” falan diyorlar ama biz zaten o işi yapıyoruz, içini dolduruyoruz.

İlerde valileri de 'atanmış'tan 'seçilmiş'e dönüştürebiliriz. Bunlar bizim için konuşulmayacak tavırlar değil artık. oŞu anda bizim kavgasını yaptığımız şey bu sorunun ürettiği silahlı şiddet sorununu, PKK sorununu çözmekle ilgilidir. Müzakereler bunun çözülmesine dönük.

Onlar da bir çatışmasızlığı sürdürüyor?

Evet ama, çatışmasızlıkla beraber geri çekilme olması lazım. Geri çekilmeyi hala yapmıyorlar. Büyük oranda hala burdalar. Silahsızlığa karşı bir güvensizlik var. Öcalan’ın mesajında altı çizilmesi gereken “Savaşırken korkmadığımız gibi barışırken de korkmayacağız” cümlesidir. Nasıl ki devlete hükümete bu adımların Türkiye’yi bölmeyeceğini uzun ısrarlı süreçlerle anlatıyorsak, onlara da silah bırakmanın zamanı geldiğini uzun bir süreçle anlatacağız.

İlgili haberler