Irak: Basra'da seçim yarışı

Irak'ta Çarşamba günü yapılacak parlamento seçimleri öncesi ülkenin petrol zengini Basra kentindeyiz.

Kentte seçim kampanyası posteri yapıştırılmamış tek bir duvar görmek mümkün değil.

Renkli posterlerin altından ise kirli yollar, kanalizasyon suyunun karıştığı kanallar akıyor.

Basra'da konuştuğumuz herkes, kamu hizmetlerinin kötülüğünden, kirlilik ve işsizlikten şikayet ediyor. Ama yine de hemen herkes, seçimlerde oy kullanacağını söylüyor.

Kalabalık Tannumah çarşısında karşımıza çıkan bir kadın, sadece Basra'daki değil ülkenin tamamındaki siyasetçilerden şikayetçi; "Tüm olanlardan çok sıkıldım, ama yine de seçimi boykot etmeyeceğim. Hala umudum var ve oy vereceğim" diyor.

Petrol zengini kent

Basra'daki kamu hizmetlerinin zayıflığı, kentin petrol gelirleriyle ciddi bir tezat oluşturuyor.

Kentin batısındaki Rumeyle bölgesinde, dünyanın ikinci büyük petrol rezervi bulunuyor. Buradan günde 1.4 milyon varil petrol çıkarılıyor. Bu, Irak'ın petrol gelirlerinin de yüzde 40'ı anlamına geliyor.

İşletim hakkı İngiliz şirketi BP, Çin şirketi CNP ve Irak hükümetinden oluşan bir konsorsiyumda.

BP'nin Irak'taki başkanı Michael Townshend, Basra halkına yardım etmeye çalıştıklarını söylüyor; "Buradaki bir rolümüz de Basra'yı daha iyi bir yer haline getirebilmek" diyor.

Saddam Hüseyin rejiminin yıkılmasından sonra Iraklı siyasiler, ülkenin farklı bölgelerindeki petrol gelirlerinin nasıl dağıtılacağına dair tam bir uzlaşıya varamadı.

Petrol gelirlerinin büyük kısmı, Bağdat'taki merkezi hükümete gidiyor. Bu da merkezi hükümete daha fazla güç ve kontrol sağlıyor.

Bu güç, Irak başbakanı olmak için verilen büyük yarışın sadece bir nedeni.

Şii Nuri El Maliki, 2006'dan beri Irak'ın başbakanı. Lideri olduğu İslami Dava Partisi öncülüğünde kurulan Kanun Devleti Koalisyonu, Basra'da da ateşli bir seçim kampanyası yürütüyor.

Ulaştırma Bakanı Hadi el Amiri, kentteki mitingde halktan oy kullanmalarını istiyor. Amiri kazanacaklarından emin: "Kanun Devleti bloğunun rakiplerine büyük fark atacağına inanıyorum. Basra'da oyların yüzde 75'ini alacağımızı düşünüyorum. Bağdat'ta da rakiplerimizin önündeyiz. Ama amacımız Şii bir hükümet kurmak değil, Sunni ve Kürtlerin de temsil edileceği bir parlamento kurmak istiyoruz".

Ancak Kürtler ve Sunniler, Maliki'ye sert politikaları gerekçesiyle tepkili. Muhalefetteki Şii partiler de kendi liderlerinin ülkeyi Nuri El Maliki'den daha iyi yöneceğini savunuyor.

Basra'daki siyasi çekişme

2008'de Basra'daki Şii militanlara düzenlediği operasyonların ardından Basra'da Maliki'ye olan destek artmıştı. Ancak hükümetin performansının yarattığı memnuniyetsizlik, bu popülerliği gölgelemeye başladı.

Geçen yıl yapılan yerel seçimlerde, kentte en çok oyu Maliki'nin partisi almış olmasına rağmen, rakiplerine valiliği garantileyecek kadar fark atamamış ve muhalif Şii partiler ile daha küçük partilerin oluşturduğu koalisyonun adayı Macid el Nasravi vali seçilmişti.

Nasravi'ye genel seçimlerde de benzer bir tabloyla karşılabilir mi diye soruyoruz: "Bizim şahıslarla bir sorunumuz yok. Bizim sorunumuz hükümetin politikalarıyla. Biz gerçek bir ortaklık istiyoruz. Maliki'nin sürdürdüğü marjinalleştirme ve karşı karşıya getirme politikasına inanmıyoruz".

Ülkede 2010'da yapılan son genel seçimlerden sonra koalisyon kurabilmek yedi ay almıştı. İran, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye gibi bölgesel oyuncular da Şii ve Sunni gruplar üzerinden sürece dahil olmuştu.

Hiç bir partinin ezici çoğunluk sağlamasının beklenmediği Çarşamba günkü seçimlerin ardından, Irak halkı yeni liderinin kim olduğunu öğrenebilmek için, yine uzun süre beklemek zorunda kalabilir.

İlgili haberler