İngiltere hapishanelerinden 'cihada'

Image caption Manchester hapishanesinden çıkan Mikaeel İbrahim'i, Mizanur Rahman ve Abdül Muhid karşıladı.

İngiltere'de cezaevi ve gözaltı biriminden sorumlu yetkili, Müslüman tutukluların 'az da olsa dikkate alınması gereken oranda radikalleşme riskleri' olduğunu söylüyor.

BBC'nin Panorama adlı araştırmacı gazetecilik programı, hapishaneden çıkınca aşırı İslamcı gruplar tarafından karşılanan bir hükümlüyle konuştu.

Hapishaneye gangster olarak giren Michael Coe, demir parmaklıklar ardında Müslüman olup hapishaneden Mikaeel İbrahim ismiyle çıktı.

İbrahim, bıçak zoruyla araba kaçırma suçundan şartlı tahliye edildiği dönemde, polis memurlarını silahla tehdit etme suçundan 2006 yılında sekiz yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

İbrahim mahkûmiyetinden bir yıl sonra cezaevinde, gaz bombası kapsülü yüklü limuzinlerle bombalı saldırı düzenlemeye teşebbüs suçundan ömür boyu hapse mahkûm edilen El Kaide militanı

Dhiren Barot'la tanışıp İslam dinini benimsedi.

Barot, İbrahim'e 'İslam'ın öğretilmesi' anlamına gelen Dâvah eğitimi vermiş.

İbrahim o bir hafta içinde daha önce hiç olmadığı kadar İslam'dan etkilendiğini söylüyor.

Peki ama 33 yaşındaki doğu Londralı İngiliz'i İslam'a çeken neydi?

İbrahim bunu şöyle açıklıyor:

"Müslüman olmama rağmen hep Müslümanlarla takıldım ve bir süre sonra sizi çekiyor … sonunda ileriye dönük yolun bu olduğuna karar verdim ve hayatım o günden sonra çok daha iyi oldu."

'Kardeşlik aşkı'

BBC Panorama İbrahim'le, Manchester Hapishanesi'nden çıktığı 2013 yılı Aralık ayında görüştü. İbrahim hapishaneden çıkar çıkmaz, iki aşırı dinci hükümlü Abdül Muhid ve Mizanur Rahman'ın kollarına atıldı.

"Kardeşlik aşkı belli ki çok güçlü. Beni 300 mil öteye götürmeye geldiler, ben de onları Allah rızası için seviyorum."

Muhid ve Rahman 2006 yılında, Muhammed Peygamberi resmeden Danimarkalı karikatüriste karşı Londra'daki Danimarka Büyükelçiliği önünde düzenlenen protesto gösterileri ardından tutuklanmıştı.

Image caption İbrahim daha sonra bir protesto gösterisinde Anjem Choudary'nin koruması olarak göründü.

Rahman, İbrahim'i karşılamak için hapishane çıkışına gelmeleriyle ilgili yetkililerin ne düşündüğünün kendisini endişelendirmediğini söyledi.

"Polis cadı avında. Dolayısıyla 'Neyin peşindeler?' gibi bir tavır takınabilirler. İbrahim'in Manchester'dan bir şekilde Londra'ya dönmesi gerektiği gerçeğini unutuyorlar."

'Potansiyel tehdit' olarak görülen mahkûmlar serbest bırakıldıklarında, aşırı radikal görüşleri nedeniyle genellikle ya polis ya da gözaltı denetiminden sorumlu yetkililer tarafından karşılanır.

Fakat İbrahim tüm cezasını tamamladığı için bu uygulamaya tabi tutulmadı.

İbrahim, serbest bırakıldıktan dört gün sonra doğu Londra bölgesi Brick Lane'de kendisini hapishane çıkışında karşılayanlar tarafından düzenlenen alkol satışına karşı protesto gösterilerine katıldı.

Protestocular, radikal El Muhacirun adlı grupta bir zamanlar önemli bir konumda bulunan din adamı Anjem Choudary'nin izinden gidiyor. Grup İngiltere'nin terörle mücadele yasası kapsamında yasaklanmıştı.

İbrahim, İngiliz hükümetinin radikal görüşlerin engellenmesine yönelik programlarına ne hapishane içinde ne de hapishane dışında katılmamış ve bu programa ihtiyacı olduğunu da düşünmüyor.

İbrahim, İslam'ın belirli kurallarını benimsediğini söylüyor ve "Bence ben aşırı radikal değilim" diyor.

BBC'nin Panorama programı, İslam'ı seçtikten sonra adını Cemal Uddin'e çeviren Jordan Horner'la da konuştu.

'Yetkililer güçsüz hissediyor'

2013 yılı Aralık ayında 'doğu Londra sokaklarına Şeriat Kanunu getirmeye çalışmak' suçundan hapse mahkûm edilen Uddin, hapishanede diğer tutukluların da Müslüman olmasına aracılık ettiğini söylüyor:

"Hapishane yetkilileri mahkûmların Müslüman oluşuna tanık oldu. Ben de onların önünde Kelime-i Şehadet getiriyordum."

"Onlar da hapishane yetkililerinin önünde Müslüman oluyordu. Yetkililer de kendilerini bir bakıma güçsüz hissediyorlar. Benim Müslümanları, gayrimüslimlerden ayırmaya, radikal İslam'ın izinden gitmelerini sağlamaya çalıştığımı söylediler ."

Uddin, 2014 yılı Şubat ayında serbest bırakıldıktan sonra, aşırı İslam'ı yaygınlaştırmasını engelleme amacıyla beş yıllık 'topluma zararlı davranışların düzene sokulması' programına dâhil edilen ilk kişi oldu.

Image caption Cemal Uddin, olarak bilinen Jordan Horner radikal görüşlerinden ötürü özel programa dahil edildi.

İngiltere Adalet Bakanlığı verilerine göre son 10 yılda, İngiltere ve Galler'de hapse atılan Müslümanların sayısı 12 bine yaklaştı. Büyük çoğunluğu 'ılımlı' İslam'ı benimsese de hapishanelerde 'İslamcı terörist' olarak kategorize edilenlerin sayısı 100.

İngiltere Hapishane Hizmetleri, Müslüman tutuklular arasında radikalleşmenin 'nadir görüldüğünü' söylüyor fakat durumun 'ciddiyetinin' de altını çiziyor.

'Halkı korumak'

İngiltere Adalet Bakanlığı'na bağlı suçluların rehabilitasyonu merkezinden sorumlu başkanı Michael Spurr de şu yorumu yapıyor:

"Çok tehlikeli bazı insanları idare ettiğimiz gerçeğini göz önünde bulundurunca beni en çok endişelendiren ortada belirgin bir risk olduğudur. Bizim işimiz de bu riskin gerçekleşmesi ihtimalini en aza indirmek, hapishanedeki birinin radikalleşmesi ve terör suçları işlemesi riskini azaltmak."

"Bizim işimiz halkı korumak. Bizim her gün yaptığımız da bu. Beni endişelendiren, bunu yapmakta başarısız olduğumuz her an, farklı senaryolarla insanların zarar görebilir."

Peki yetkililer hapishanelerde radikalleşmeyi önlemek için ne yapıyor?

Taktiklerden biri, görüşlerini yaymalarına ve hiyerarşi düzeni kurmalarına engel olmak amacıyla tutukluları başka hapishanelere nakletmek.

Hükümetin radikal görüşlerin engellenmesine yönelik özel bir programı var ama bu da gönüllü katılımla gerçekleşen bir program.

Hapishane Hizmetleri ayrıca cezaevlerine özel eğitimli imamlar da atıyor.

Yüzde 40 oranıyla en çok Müslüman tutuklunun bulunduğu cezaevi Cambridgeshire'de yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı Whitemoor cezaevi.

Vali Damian Evans, Müslüman tutukluların 'radikal bakış açısıyla değerlendirmelerinin' yanlış olacağı görüşünde.

"Hapishanelerde İslam kurallarının çoğunun uygulanabilmesinin iyi bir şey olduğu gerçeğini tanımamız önemli. İslam, kişisel değişim ve gelişim için güzel fırsatlar sunuyor."

Whitemoor hapishanesinde 'terör suçlarından hükümlü' yaklaşık 10, en az üç katı kadar da aşırı dinci mahkûm var. Evans hapishane yetkililerinin istihbarat toplamak ve tutuklularla iyi ilişkiler kurmak için özel eğitim aldıklarını söylüyor.

"İyi ilişkiler kurulduğunda neler yaşanabileceğini görüyoruz. Genellikle risklerin belirlenmesi ve risklere karşı harekete geçilmesi konularında iyiyiz."

İlgili haberler